Dostlara köle
Şerefe efendi olduk diye,
Beni hergele meydanında tereci sandılar

Unutma,
Yarım nabız atsa da damarlarım
Gittiğim tozlu yollar
Ar damarı çatlamış üç b ...


Dostlara köle
Şerefe efendi olduk diye,
Beni hergele meydanında tereci sandılar

Unutma,
Yarım nabız atsa da damarlarım
Gittiğim tozlu yollar
Ar damarı çatlamış üç beş çakaldan
daha şerefli atar.
Anlayacağın menzil belli,
Yanık bir barak havası çalsa bile
Edep ile çepik çalmayı da, bildik
Bir elimiz şah damarımızın üstünde
Bir elle de, yaşamak için
Umuda kanat açmış
Bir uğur böceğinin kanatlarına tutunmaya da, çalıştık.

Bir ömür
Şerefi, alın teri ekmek kadar şerefli bildik
Kötü bir söz duyunca da
Urfa biberi yemiş gibi.
Bedenimiz de acı hissedip,
Kendimize derrt saydık.


,. ... ...... ........ ......,...

Şu gökyüzünü hangi geceye verdiniz de
Siyah örtüsünü hiç çekmez üstünden
Ay dolunay, yıldızlar küser geceye
Selam getiren, sabah olmaz da olmaz

Öyle yüzümün güldüğüne bakmayın
Ağır ağir yüklerim var sırtımda
Bir kısmına, kara bulutlar çökmüş
Yarıdan fazlası, doğuştan kamburum.

Haram olsun yüzüme bir parça gülmek
İt çalına döndü, yediğim aş ile ekmek
İster, gönlümde kopsun kızıl kıyamet
İster, üzerime yıkılsın, şu aziz memleket.



Tamamını Oku

  • muhsin yazıcıoğlu

    Peygamber Gülüne

    Geçersem bir gün sevda sokağından
    Kapatma perdeni gülümse bana.
    Gidiyorsam mahşer-i huzura.
    Kar fırtına bahane peygamber gülüne.

    Koşarsam arkamdan hüzünle bakarsın.
    Yüce divan hep aklında kalsın.
    Dost dediğin gününde kıymet anlasın.
    Ağlamak bahane peygamber gülüne.

    Uzaklardasın şimdi makber elinde.
    Sonsuzluk adın dolanmış diline.
    Vatan ağlıyorsa böyle, koç yiğide.
    Ölmek bahane peygamber gülüne.

    Ellerin koynunda üşüdün şimdi.
    Keş dağı figan sermiş se, kefeni.
    Musalla taşı istiyorsa bedeni.
    Üşümek bahane peygamber gülüne..

    Sen Sonsuzluğun Adısın.Büyük Reis.

    Nihat Kuruyer