Dil ne bilir şekeri şerbeti
Aldığın lezzeti baldan mı sandın?
Ne arı,ne ağaç verir nimeti,
Elmayı,narı daldan mı sandın?
...
Baharı gönderir al gelin gibi,
Bir hazinedir ki,gö ...

Dil ne bilir şekeri şerbeti
Aldığın lezzeti baldan mı sandın?
Ne arı,ne ağaç verir nimeti,
Elmayı,narı daldan mı sandın?
...
Baharı gönderir al gelin gibi,
Bir hazinedir ki,görünmez dibi,
O Cemil'dir,Cemal Onun tecellisi,
Güzeli yeşilden,aldan mı sandın?
Çok istesen de inadın olmaz,
Taktirden öte muradın olmaz,
O uçurursa senin kanadın olmaz,
Uçmayı kuştan,kartaldan mı sandın?
Gördüğün göremediğin göz Onun,
Bildiğin,bilemediğin öz Onun,
Dediğin,diyemediğin söz Onun,
Kelamı dudaktan,dilden mi sandın?
O dilerse azlar çok olur,
O dilerse varlar yok olur,
O dilerse açlar tok olur,
Tokluğu paradan,puldan mı sandın?
İbrahim duada,Nemrutun ateşinde,
Ateşler gülzar olur,türlü esrar içinde,
Oğul razı kurbandır babasının peşinde,
Kesmeyen bıçağı İsmail'den mi sandın?
Zulmün kucağında Musa'lar doğar,
Açılır bahr-ı ahmer küffarı boğar,
Sükut edince esbap,bıldırcın yağar,
Yoksa nusreti edabiden mi sandın?
Kâh gülersin,kâh dilhunsun gözyaşına,
Gün olur tuz bulamazsın aşına,
Dün,bugün ne geldiyse başına,
Eden O'dur,eyleyen O,kuldan mı sandın?
Ateşini söndürdün,suyunda kaldın,
Sütünü içtin de koyunda kaldın,
Bir ömür yaşadın,oyunda kaldın,
Dünyayı evlattan,maldan mı sandın?
Mecnun'unki Leyla'ya bir nazar değil,
Gureba derd-i fenadan bizar değil,
Bağban-ı Mürşid'in hayali gülzar değil,
Bülbülün zarını gülden mi sandın?
O'nun sanatı,varlığın nakışında,
O'nun şevkati ananın bakışında,
O'nun rahmeti,suyun akışında,
Suyu pınardan,gölden mi sandın?
Ellerin titrer fer kesilir gözlerden,
Kapılırsın pek amansız bir derde,
Maraz,musibet ancak bir perde,
Kul eceli,Azrail'den mi sandın?
A'male bakarsın ateşi tartar,
Rahmete bakarsın ümidin artar,
Kurtar bizi Allah'ım kurtar,
Gönül necatı,amelden mi sandın?...İbrahim Sayar şiiri...

Ayrılmaz deme sevdiğim…
Ayrılır..
Et tırnaktan…koyun kuzudan…yavru anadan..ayrılır…
Ayrılmaz deme…
Ayrıldıysa şems mevlana’dan,
Ayrıldıy’sa ay bile dünya’dan
Vakti gelince mecnun bile leyla’dan usul usul ayrılır…

Ayrılır görmezmisin.
Bahçeler ayrılır, bağlar ayrılır,
Sıra sıra dizilen dağlar ayrılır,
Ansızın gelir ecel,
Gülenler ayrılır,aglayanlar ayrılır
Ölenler ayrılır,Kalan sağlar ayrılır…birbirinden

Bir muzice olur,
Şavk ile hilal tam ortadan ayrılır,
İman edenler, inkar edenler ayrılır!
Firavundan elbette ki Hz.Musa ayrılır..bir asa ile deniz bile ayrılır
Ayrılmaz deme..
Cennetten iki sevgili kul iner aleme
Hz.Adem Hz.Havva’dan ayrılır..
Kardeş kardeşten huyda ayrılır
Yusuf yakuptan kuyuda ayrılır ayrılır..

Yağmurlar gökten,yapraklar daldan
Sırat ile cehennem cennet’ten ayrılır.
Kelimeler hece hece,sayrılar rakam rakam
Cehennem derin derin,cennet bahçe bahçe
Peygamberler bile makam makam ayrılır..

Demir adlımı bir kere
Gemiler limandan ayrılır
Kalanlar gidenden,
Elveda sözü dilden,gözyaşı gözden ayrılır
Kalp bile aynı çarpmaz her daim
Her duyguda ritim ritim ayrılır
Mevsimi geldimi sılasından
Kanat çırparak Göçmen kuşlarıda ayrılır

Bir insanoğlu düşmeye görsün
Düşman dost’dan dost düşmandan ayrılır
Yaşayan bilir ancak
İyi gün kötü günden ayrılır
Tarih tekerrür etmez
Bir ince detay ile,tekerrür bile birbirinden ayrılır

Ayrılmaz deme sevdiğim,,,
En sevgili ayrıldıysa bu dünyadan
O’nu sevenler birer birer ardından
Bu vefasız dünyadan ayrılır
Hem gülerek ayrılır…

Tamamını Oku