Bayram Kaya

Kolektif sistemin değer yargıları yani özgecilik köleci yapı içindeki kişilerde tamamlayıcı bir etki ile geri düzlemli bir algı ve referans değeriydi. Bu algı ile kişiler kolektif sistemin koruyucu mantığı ile El denen köleci sistemin eksiğini tamamlıyordu. Bu tamamlayıcı bağ ve bağıntıyla El ‘e olan yönelim sarsılmaz oluyordu.

Kişilerdeki kolektif garantili koruyuculuk (kolektif güvenceli koruyuculuk) şimdi sahibinin mülkü içinde nasip (şansını) aramaydı. Kişiler kolektif koruyuculuğu mülk sahibi El de arar olmuşlardı. Yapılan iman akdi buydu.

El hüneri kurucu inşa değildi. Siz kurucu olmayanı ve de yamultulmuş olanı, tuzak olanı, bu inşadır diye, en başa korsanız; sonucu daha başta belli olacak bir köleci durumu ortaya korsunuz. Emeğini veya çalışmasını para sahibine (mülk sahibine) satan bir ahit içinde olursunuz.

Bunları görmezden gelirsek toplum olgusu gözden kaçar. Gözden kaçan olguyla mecbur çalışıyorsun denen bir algı çarpıtması içinde veya bir yabancılaşma içinde olursunuz.

Tekil durum içinde kritik değerli girdileri karşılamak için doğada sağlamaya yapmağa yönelen kişinin durumu; zaten mecbur çalışıyorsun deme illüzyonuna dönüşür.

Oysa siz tekil olarak doğaya yönelim yaptığınız zorunlu girdiler nedenle kimseye bir yarar bir fayda bir zenginlik bir egemenlik sağlatmıyordunuz. İşte bu farkı görmezden gelirseniz doğaya olan zorunlu yönelmenizi, emek sömürüsü olma ile bir başkasına zenginlik veren çalışmayı aynılaştırırsınız.

Bu bir illüzyondur. İllüzyon, yalan, çarpıtma El ‘in ve El ahdilerle olan imanın işidir. Bu illüzyonlu yanılsamayla siz para sahibi veya üretim gücü sahibi kişiye gidip ben şu kadar saat emeğimi para karşılığı size satıyorum dersiniz! Bu tam bir mizansendir.

Bu tamı tamına tarihsel olandan; tarihsel bilinçten sapmadır. Kendi bilincinize ve toplumsa bilince yabancılaşma olmakla El diktatörlüğünü, Ali kıran baş kesen olarak ilan etmedir. Toplumsal bilinçli kolektif yüküm içinde bağıl davranışlar vardı. Bu davranışlar El iman ahdi içinde kılıflanır. Bu bağı görmezsek hayale konuşuruz.

Kolektif bağ enerjisi giren bir gayret bir çaba üretimdir. Siz kritik değerleri veren her bir süredurumları karşılıklı yüküm ve değişmeyle birbirinize kolektif bağ ilişkisi yapıyordunuz. Avcı toplayıcı süredurum; savunma, yavru, yaşlı bakımına karşılık bir bağ bağıntıyı veren bağ enerji durumdu. Bu tutum soyut sosyal ilişki ve soyut sosyal emekti. Kolektif emektir. Kolektif emek nedenle üretim alanı bize toplum ilişkisini verir. Üreten ilişkiyi verir.

Üreten ilişki içinde soyut sosyal emekler nicelledir. Sizler üretim alanı içinde yaptığınız her bir üretim çalışmasıyla, üretilen her bir ürün nesneleriyle farklı kullanım değerleri ve farklı bir tüketim değerleri ortaya korsunuz.

Karşılıklı yükümle değişmeye giren farklı kullanım değeri ve farklı tüketim değeri nedenle üretilen farklı kullanımlı ve farklı tüketim seviyeleri olan enerji bantları sistemin içini kararsız hale getirir. Neye göre sistem kararsızdı?

Soyut sosyal ilişki değişimi kişilerin kritik değerli karşılanmaları olmakla nötrdü. Bu nedenle soyut sosyal ilişki içinde kritik değeri baz alan bir nötrlük vardır. Sosyal ilişki kişi düzleminde kritik değeri esas alıyordu. Dışta da totem kardeşliği esas alan bir nötrlük ile üreten ilişkiydi.

16

Oysa üretim hareketi totem meslekli gruplar arası bir değiş tokuş eylemiydi. Buğday üreten bir totem mesleği, grup dışında kundura üreten bir totem mesleği ile değiş tokuşa girer. Bu girişme bire bir denklik ilişkisi olmakla kararlı ve nötreydi. Ama denkliği veren ürünle her bir grubun her bir totem mesleğime ayırdığı süredurum ve dolaysıyla kolektif emekler çok farklı oluyordu.

İşte değiştirme değeri dışta hem bire bir, bir denklik ilişkisi içerirler. Hem de denkleşen ürünlerin içine sokulan üretim zamanlı emeklerin uzun veya kısa süreli olması nedenle bir kararsızlık içerir.

Değiştirme değeri grup bazlı veya sektör el bazlı üretim yapan farklı zamanı içeren farklı kullanım değerini ve farklı tüketim değerini esas alır. Bir şeyin üretimi için farklı bir süredurum ve farklı bir soyut sosyal emek vardı. Üretim hareketi içinde sistemi kararsız hale getiren buydu.

Toplum nötr al düzenli olması yanında, değişilen kullanım süreci içinde farklı kullanım ve tüketim değerini veren farklı üreten süredurumlar nedenle de kararsızlığı olmakla kararsızlığı da ortaklaşan moleküler enerji yapı düzeniydi.

Mülk sahipliği ilişkisi durulanana kadar köleci sistemin gözü ahitten başka bir şeyi görmez. Gözü her şeyi gördüğü zaman da köleci ahit her şeyin temeli olmakla görülen her şey bu temele göre hizalanıyordu. Yani köleci sistem zaten yamuk ve yamultmaydı. Hizalanan şeylerde yamuk ve yamultma olmaktan kurtulmayacaktı.

Köleci sistem iman ahdi gibi eğri cetvelde doğru çizgi çıkmazdı. Köleci ahit çizgiyi doğrulmak için adalet fikri ortaya atmıştı. Böylece köleci sistem kendi ahit sözü olan sözleşmesini tüm ger zamana ve tüm gelecek zamanların adaleti diye yaymakla köleci ahitle kaderi değişmez bir mantık yapar.

Bencil yapı adaletini geri düzleme doğru aştınız mı ahit sen olan bencil yapıdan dolayı adalet içinde kritik değerler girişmeni olan sosyo toplumun bilgisini verecek bir ana öğe, adalet içinde hiç yoktur.

Çünkü adalet El tarafında ortaya konmakla firen denge mekanizmaları olmayan soyut bir rızk takdiridir. Oysa toplum sosyo toplumsa bileşenli özgecil, çevrim sonunda nötr yapıydı. Kolektif yapılarda kritik değerler herkesle ortak bir firen denge mekanizmasıydı.

El iman ahdi toplumun nötrlüğünü bozmuş, nötrlüğün kolektif algısını herkese vaat ve kontrol mekanizması kılıyordu. Toplumun üreten ilişkilerle, üretim nesnesiyle ve kişileriyle kendi boşluklu tanecikli moleküler yapısına karşın bir de bu bileşenlerin kendileri olan atom özellikli davranışla daha küçük bir boşluklu tanecikli yapıları vardır. Bu bileşimin eylemcisi, kotarıcısı kolektif özneydi.

İşte bir besleyici gruba ait savunmacı kritik değeri karşı grubun üzerine yüküm olarak giderken; kendileri olan atom yapılarının küçük olan boşluklu tanecikli yapısıyla karşı tarafa giderler.

Karşı taraf kendisine gelene göre sanal simetrili büyük boşluklu tanecikli yapıdır. Yani toplumun kolektif atom yapısı, kolektif moleküler yapı içinde hapis olur. Totem meslekleri veya sektörler ya da iş kolları sistemin moleküler yapılarıydı.

Toplumun moleküler yapısı kişi tanımlı atomlardan oluşuyordu. Toplumsal molekül ve toplumsal atom, benzemelerin benzemez ligiyle kendi öncesinin başlangıcını veren seçme ayıklamalarla evrensel diyagramı andıran benzerlikle olmaktaydı. Evren dışı olan bir şey yoktu.

Kişi tanımlı atomlar kritik değerler veren üstel durumlar içinde davranışlarla tarif edilen eylem itkilerdi.

Kuantlar, saniye gibi bir birim zamanı sağında 43 tane sıfır bulunan 1 kattu desilyon seviyesinde ki değer kadar parçalı eylemli ve aynı anda belirsizleydi.

Kuantlar bileşerek atom çekirdeğini oluşuyordu. Kuant bileşikleri de atom çekirdeğiydi. Bileşen kuantlar sınırlı sonlu fren ilişkili olmakla çoğu üssü olan kuantum özelliğini yitiriyor sınırlı sonlu oluyordular.

Kuant bileşikleri olan çekirdekler kuantum durum içinde olmayan özellikle yeni bir sınırlı sonlu üstel durumlar belirsizi olmakla makro dünya içinde objektif belirmelerdi.

Bu nedenle çekirdek altı belirsizle olan üssü durumlar eylemseli; mana, anlam, bilgi dediğimiz süredurum boyuttular. Makro dünyaya im olarak iz, imaj olarak geçiyorlardı. Bunun zamanla çok ilişkisi vardı.


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.