Nilgün Marmara

Belki ona gideriz yarın,
Belleksiz sevgiliye,
Poplin elli korkak çocuğa,
Duyarlığı, unutkanlığının kanı
anaya-
Ona belki gideriz yarın,
Gören gözlü kör güzele,
Çılgın gülüşlü bebeğe,
Yüreği, sızlanan ruhunun göğü
yavrucağa-
Yarın gideriz belki ona,
Unutuşun türküsü, bekleyiş
tortusunda,
Esnek kokulu çiçeğe,
Kaynak bakışlı Venüs'e-


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ömer Şahinli! Biz burada senin gibi vehimlerimizi ve şeytanın kalbimize fısıldadığı şeytani mülahazalarımı kaleme almıyoruz. Biz Allah-cc-ın Kur'anındaki ayetlerin meallerinde münderiç olan hakikatleri kaleme alıp Onun her mü'mine emri olan tebliğ görevini ifa ediyoruz. Senin bunları anlayabilmen için O kitabullah ile barışman ve ölçülerini oradan alman lazımdır.

  • Bazı şairlerin ismi şiirinden büyüktür, bazı şairlerde ismini şiiri ile büyütürler ve ikisinin büyüklüğü atbaşı gider.

    Nilgün Marmara'da öyle işte, şiiri ve ismi atbaşı öyle ki şiiri ona inat hala onu hayatta tutuyor.

    Ya biraz daha uzun yaşasaydı şiirinin geleceği noktayı hayal daha edemeyiz

    Nurlar içinde yatsın.

  • Lisans bitirme tezini , kendisi gibi canına kıyan Sylvia Plath üzerine hazırlayan Nilgün Marmara,şu tespiti yapar tezinde;

    "Kadınlara ikinci sınıflığı dayatan ve sarınmaları için, ıstırapla dokunmuş bir kumaştan başka bir şey sunmayan bir toplumun kurbanı olan Plath, uzlaşmayı reddeder ve uyumlu sosyal varlıkların çirkinliğine kaçınılmaz bir tepki olarak intiharı seçer."

    Nilgün Marmara edebiyatımızın küskün kuşudur, ''Umutsuzlar Merdiveni''ne tünemiş ve oradan ;

    ''Yaslı yüreğimin utangaç itirafı: ben sizi sevmekten öldüm bayım." diyerek göklere karışmış...

    Kalp sızısıdır ilânihaye, şairlerde ve en çok da kadın şairlerde...

    Ruhuna rahmet...

  • Ceyda Çarpan Kutlucan
    Ceyda Çarpan Kutlucan

    Lisans bitirme tezini , kendisi gibi canına kıyan Sylvia Plath üzerine hazırlayan Nilgün Marmara,şu tespiti yapar tezinde;

    "Kadınlara ikinci sınıflığı dayatan ve sarınmaları için, ıstırapla dokunmuş bir kumaştan başka bir şey sunmayan bir toplumun kurbanı olan Plath, uzlaşmayı reddeder ve uyumlu sosyal varlıkların çirkinliğine kaçınılmaz bir tepki olarak intiharı seçer."

    Nilgün Marmara edebiyatımızın küskün kuşudur, ''Umutsuzlar Merdiveni''ne tünemiş ve oradan ;

    ''Yaslı yüreğimin utangaç itirafı: ben sizi sevmekten öldüm bayım." diyerek göklere karışmış...

    Kalp sızısıdır ilânihaye, şairlerde ve en çok da kadın şairlerde...

    Ruhuna rahmet...

  • Ölüm de tıpkı doğum gibi normal bir hadisedir lakin pek çok insan onun gerçek mahiyetini bilmediği için ondan haddinden fazla korkar. Aslında insan ölümden ziyade ölemeyip sürünmekten ve ölümden sonraki akıbetinden korkması lazımdır. Çünkü ahir ömründe rezil rüsva olmak hiç hoş bir durum değildir. Ölümden sonraki hayatımızdan korkmamızın nedeni ise, gideceğimiz ülkenin ve orada yaşayacağımız hayatın mahiyetinin meçhul olmasından dolayıdır. Ya umduğumuz rahmete layık görülmez de yapıp ettiklerimizin cezasını çekmek üzere ebediyyen cehennem hapsine mahkum edilirsek? İşte asıl korkulması gereken şey bu korkunç akıbet olmalıdır vesselam.

    Herkese hayırlı ömürler ve hayırlı ölümler dilerim.