Cumhur Karaca

ülkemin ve neresi olursa olsun
gözbebeği
ak saçlısı yorgun bakışlısı
ve sen
en taze çağında baharımın
devrimci güzeli Fuzuli gazeli
hangi dağın savaşındaysan
çık gel
yapraklar hazan topluyor

çocukluğumun pankart yanlarında
ve ülkemin sokaklarında vurulan
aydınım gencim kadınım babam
anam ve kardeşim gibi
hangi cennetin bahçesindeysen
çık gel
hazanlar yaprak vuruyor
seni gibi

gözlerimin ateşli yandaşı
sonbahar yoldaşım kısrağım
yollar büyümez haritalar aşınmadıkça
güller derlenmez bahçeler okşanmadıkça
bir kuruşa kurşun alınıyor
ki
militan ruh mudur aşk
en çok kendimizi vurduğumuz
yoksa nasıl bakar yürek dansları
nasıl bakar oyuklarından koca dünyaya
çık gel
dışarıda yani benim içimde
öksene yakalanmış bir kuş var

saçlarında afilli karanfil kokusu
burnu soğuk elleri yumuk sevda yokuşu
izmaritimde yakaladığım duman
çayımda dem
gözümde nem
gel
en sarı gövdesinde kırağı
güneş tepeye çıkarken ağlayacak toprağa
uslansın
çık gel hazan vuruluyor

sonharın faşizan kaçağıdır umut
kendini beslemekten bitap
komün esirliktir aşka ben
ülkemin tüm suçlarını üstüne almış
evriminde devrimleşmiş ben
tek sana kucak tek sana vuruşan
kuşanmış alnını yırtmış benliğini ben
bir sokak ortasında gururuna vurulan
gecenin kondusunda ırgat, emekçi
sevdanın doğusunda arkasında güneş yanığı
nasır nasıl da girmiş gövdemden
gel çıkar mücriyle titreyen aşık
gel..

senin şiirindir bu
sevda sevda vuruştuğum geçmiş zamanların
ahali ile ahvalinde ve ki
ah bu haliyle
senin şiirindir..

Cumhur Karaca


Hikayesi:


./.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.