Ahmet Kutsi Tecer

Ya Üç şerefeli, ya Eski Cami,
Ya Sultan Selim, ya Sultan Süleyman,
Geziyorum burda sabahtan beri,
Sürüklüyor beni tarih ve zaman.

Boş sokaklar, hüzün, vehim, heyecan...
Sanki her şey birden unuttu beni;
Asesler geliyor işte arkamdan,
Kovalıyor beni bir yeniçeri.

Kaçıyorum, şurda ulu bir çınar,
Ötede yolumu kesen bir konak;
Ne tarafa gitsem beni kovalar,
Ucu topuğuma değen bir mızrak.

Nereye yönelsem, kime sığınsam
Kafesler örülü, kapılar kilitli.
Bir mescit, önünde yaşlı bir imam,
Kapıyı çekince o da seğirtti.Şurası bir terzi, şurası berber,
Şurası bir fırın, şurası kapan.
Bu kadar ahali nereye gider?
Nerede saklanır bu kadar insan?

Şurası havuzlu kahvehaneydi,
Burada sohbetler, sazlar olurdu.
Buraya gelince dizim kesildi,
Ben durdum, arkamda bir ayak durdu.

O zaman öğrendim: Meğerse Hünkar
Gelirken, görmeye çıkmış Edirne;
Şehri gözetleyen karakulluklar,
Arkamdan soruyor: “Burda işin ne? ”

Yavaşça arkama döndüm o zaman,
Omuzumda gördüm bir bildik eli.
Ansızın silkindim derin hulyadan,
Ben, tarihte eski bir Edirneli.


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • ALİ koç ELEGEÇMEZ
    ALİ koç ELEGEÇMEZ

    Sevgili Ahmet Kutsi Tecer, ne Kudüs!'te doğdum, ne İstanbul'da öldüm.
    Ben de sizin gibi şiir yazmaya çalışan ve tıpkı sizin gibi 'Edirne'de
    gezerken ,eski Edirnelilerin nefesini ensemde hissedenlerden biriyim!...
    Edirne'yi gezerken ya bir sultan çıkar karşıma, ya bir derviş, ya da bir
    sufi...
    Genellikle de padişahlarla ve mimarlarla asbihal ederim....Açık söyli-
    yeyim Eski Cami ve Üç Şerefeli'yi görüp te Sinan'dan ve Selimiye'den
    söz etmemene şaşırdım..Sevgili şair koskoca Selimiye'yi acaba görmedi-
    mi ? dedim!'
    Her neyse bizlere armağan ettiğiniz kalıcı şiirlerinin için kendi adıma
    teşekkür ederim...İçimden böyle geldi,böyle yazdım..Hata ettiysem özür
    dilerim......Ruhunuz şâd olsun pirim!