tımarhane duvarı sizce ne demek, tımarhane duvarı size neyi çağrıştırıyor?
  • ?t=30
  • Boş Duvar 29.05.2020 - 23:29
    Boyalar, kirlettiğiniz duvarları temizleyemeyecek; geriye döndüğünüzde ..
  • İçsel Yanılgı 29.05.2020 - 23:23
    Bir bakarsın, seninle geçen tüm an'ları aslında oyundan ibarettir.Anlarsın da, o hislerin güzelliğinden tek laf etmezsin.Sormazsın gözlerinin ardında okunan kelimeleri,yaşamak kalır sadece geriye ;lütfu da başım üstüne kahrı da diyerek.Benim susarak anladıklarımı onlar bağırarak ve hatta zarar vererek anlamaya çalışırlar. Görürsün , aslında onca zamanın ne kadar boşa geçtiğini.Anlamaları için saflıktaki sevgiyi gözlerine sokarsın,gözleri kör olmuş ki yine anlamazlar.Eyvallah demek kalır geriye,susarsın.Sorular sorarlar birçok;soruların neden ve ne amaçla sorulduğunu bilmene rağmen yine de cevaplarsın değerden ötürü.Üstelik sevmek bir de iftiraya kurban gider. Elimizden aldıkları iradeyi üstelik kendilerine yapılmış gibi şizofrenleşerek aksettirmek gibi.Mühim değil tüm söylenenler,bir biz kalmadıktan sonra.Hiçbir zaman yanında olmayanların yanımda yoksun söylemleri günahımız oluverir.Şöyle bir bakarsın ve dersin ,benim sevgimm insanların geleceğinden ve birilerinin gözyaşlarından daha önemli değil.Tam da onun istediği gibi davranırsın ama yine suçlanırsın.Keşke yapabilseydim tüm kötülükleri de ,neyse...Kelimeler ses vermeyince daha anlamlı.. Sizin master yaptığınız ' anlama becerisini ' ben doğarken yapmıştım .İnsanlar tertemiz sevilmeye alışık olmadıklarından olsa gerek , altında birşeyler arar dururlar yine de.İnsanoğlu işte .........
  • Konuşmuşluklarımdan daha fazla susmuşluklarım var benim. Ve haykırdıklarımdan daha çok içime atışlarım. Herşeyi biliyorum. Tek tek herşeyi... Suçlamıyorum; o yaklaşımı bilmiyorum ben. Bir de her ne olursa olsun insanları anlamaya çalışmak var; bu hususta yüksek lisans/master/doktora işte ne varsa hepsini yaptım. Karşımdaki insan ne kadar kötü olursa olsun, ne kadar kötü düşünürse düşünsün, ne kadar içten pazarlıklı olursa olsun, ne kadar yalan söylerse söylesin, ne kadar fesatlık yaparsa yapsın, ne kadar arkamdan iş çevirirse çevirsin gülüp geçiyorum; ama farkındayım ve her zaman da farkındaydım, özellikle de benim tercihim dışında elimden alınan irademin gitten gele döndüğü zamanlarda. Ve daha da fazla susuyorum; kırmamak için, yakıp yıkmamak için, sonra da sahte gözyaşlarına kanıp bağrıma basmamak için. Özetle şizofren işte. Aynalarla konuşurum ben. Kendimi görürüm. Bir de kendimi dinlerim. Ve kendim gibi gördüğüm herkesi o aynanın karşısında kendim ile aklarım. Zerre kadar hak etmiyorsun. Ama seni seviyorum. Sadece kendi kendime. Sen yoksun. Ve olmayacaksın da. Sen benim kalbimin lanetisin!
  • Rüveyda Pamukçu 18.05.2020 - 04:35

    Gecene Bıraktım 3

    Dünyaya yılgınlığım zamanda atıl aşklara
    Bağlanan yüzüklerin kırmızı krallığında
    Şefkatli ellerin yaraya tampon olmasına
    Evrilip eskiyen zarif kurdeleli ayrılıklara
    Dudaklarından kıskanır ruj kalıntıları da
    Öpülmüş hikayelerin sıcak kavuşmalarında
    İzi geçmeden sarının askıntı kırmızısına
    Yüklenmek acının arttırılmış dozuna
    Nokta koymak gerek acılanma bahara
    Öpmeli yastık yakınlığı dudak nasılsa
    Kaygılanmak boştur değmez kıskançlığa
    Tapusu var medeni kanun kapısında
    Toplumun nazarı yaratıcıyla aynı huzurda
    Selamlaşıp gitmek gerek ayrılan yollarda

  • Rüveyda Pamukçu 17.05.2020 - 04:53
    Gecene Bıraktım 2

    Gecem zerrelerin uykuya verdiği ifadeleri
    Yıldızların göz kırpan acı tebessümlerinden
    Güneşin ateşimi yoklayan ellerinden
    Ayın gizli yüzünde sakladığın aşkından
    Dinliyor nicedir mısralarına uzanıp

    Aşkım hasta bir yavru kedinin halsizliği
    Cılız patilerinden selamı barınaklarda
    Sahibinden iadeli okşamaların kabusunda
    İtirafı aşksız titreyen bakışların boşluğunda
    Hissediyor beddua haykırışlarına dayanıp

    Sesin gaipten ruhuma dokunan sahaf tezgahı
    Gerçeği olmayan saadetten dokunan kalbe
    Hiçlik dolu sensizlikte yüzen hikayeme
    Yeni başlık ekleme hevesi nafile kedere
    Şiirleşemiyor mısra acılarından eleyip

    Ten içimde ezelden korkulu yaban dokunuşları
    İstemsiz gözlerimde kuvvete duygu duvarları
    Aşkın tülünü kaldırıp alnımda çizdiği tırnakları
    Varlığıma paye yokluğun sahipsiz bırakmaları
    Anlayamıyor da terkini baharı selamlayıp

    İsli hislerine bir hilal çizeyim parlaklığı sen
    Duygularına damlasın puslu içimin dökümleri
    Sahipsiz yıllarıma çember susku düğümleri
    Cezam aşkından sıyrılan hayat çizgileri
    Ayrılamıyor zihnimden konup göçer olup
  • Rüveyda Pamukçu 16.05.2020 - 02:18

    Gecene Bıraktım

    Gece yumuşağı ellerini tutup
    Yüzümün yorgunluğundan azade
    Yanaklarıma sürerken
    Kulağıma ıslığının melodisi doldu

    Hüzün çıkmazına zihnimi kiralayıp
    Türkülerin geçit kampanasında
    Dudaklarıma sararken
    Ses tellerimde titreyip durdu

    Şiir şiir kalbinden sunulanı bulup
    Histerik gün soluklanmasında
    Ağrılarıma boğarken
    Terki aşkın inleyip sustu

    Gülümseyen inci dişlerini yuyup
    Kanıma bulanan ağzında
    Acıma gülerken
    Sukutum avuçlarına öpücük koydu

    Boşlık'a...
  • Rüveyda Pamukçu 10.05.2020 - 19:08
    Boşluk’um,

    Zerrelere yayılmış mekân dolmuşluğunda içime yansıyan mavi güzelliktir sevgin. Sevginin yumuşaklığı merhametinin ilmeğinde işlenince ruhuma yakışan en güzel kıyafet oluyor. Yaralarla dolu ruhi tebessümlerimi farkındalık okumalarımla ekliyorum bir bir mısralarına. Fark ediyor musun…

    Gökyüzünün açık maviliğinde ebru güzelliği sunan yatay bulut dalgalanmaları huzur tılsımı fısıldıyor kulaklarıma duyuyor musun… Hep kendimi kandırmak istedim ben sorun çıkmazında dibe çökmekten kurtulmak için. Kurtulamadım. Kanmak istediğim bezeli yalanlardan söylemek istedim aynada kendime. İçimi bilip dururken, acıyan sen tarafımı dinleyip dururken kendimi inandıramadım. Hayatımın manevi diyarında sürüp gitti sultanlığın, yerleşkesinde beytepe hatıralarıyla özlem çiçeklerinin dua olup açtığı bedbaht günlerin anılarından demetler topladım. Aşkın terkedilmiş diyarlarından ruhuma sen çiçekleri verdim bugün. Gözlerim şiir demetinden sarhoş olup yaşardı. Yaşarken avuçlayamadığım hüznünden fotoğraf naifliği ektim ben de gözbebeklerime. En dik tepelerden ve derin vadilerden mavi çiçek gülüşlerini topladım.

    Babaların şefkati olmadan anne olunmuyormuş. Dem ve sıcak su kıvamında çocuk ruhu manada en hızlı atlara binip özgürlüğüne koşabiliyormuş. Çocuk ruhu kimlik kartını baba anlayışıyla korkmadan doldurabiliyormuş. Anneden aldığı gülücük tohumlarını baba karakterinin duruluğunda bulanmadan yetiştirebiliyormuş. Katı şehirlerin kimliksiz ruhlarından azade cennet bahçesi yuvalarda yavruların yumuşak uykusuna çocuk gülüşleri babaların kas gücünden sarılmalarla eklenebiliyormuş. Anne gücünü babadan alan çocukmuş. Biliyor musun…
  • ?t=49
  • Üstüne alınmışlar varsa alttaki yazı bir altındakinden derlemedir!
    Lütfen buraya tımarhaneye ma'ruz kalanlar yazsın! Sanki tımarhaneden çıktıkta, toplumun tımarından çıkacaktık...
  • İki deliden biri tımarhane duvarına yazı yazmaya karar vermiş.
    - Biri, kalem buldum, duvara yazacağım duvara yazarak doktoru deli edeceğim demiş...
    - Diğeri, itiraz etmiş.
    - Öbürü, niye diye sormuş?
    - İtiraz eden ne dese beğenirsiniz?!
    - "Yâ benim tımarhaneden tamda çıkmam var iken, doktoru delirtirsen tımarhaneden nasıl çıkayım'dâ, ondan!"
  • İki deli tımarhaneden kaçmaya karar vermişler. Biri el feneri buldum, duvara tutacağım, ışığa tırmanarak duvardan dışarı atlayacaksın,i demiş, diğeri itiraz etmiş. Öbürü niye diye sormuş. İtiraz eden ne dese beğenirsiniz?!
    "Ya ben tam ortadayken ışığı söndürüverirsen yere düşerim de ondan!"
  • Şimdi aşk zamanıdır, Aşk ömrün baharıdır..
  • simirna, bak bak bak bak!!!
    sempatik sinir sistemine pudra ;)



    Karavanın Salgın Günlükleri 6
  • Hakkında konuşmak istemediklerimiz hakkında düşünmesek keşke.
  • Çok şeymi istedim imkansız bir dua mıydı benimki şimdi boş boş bakıyorum tımarhane duvarlarına
  • Elvada , Tımarhane duvarı,

    Denizlerin dalgası dalgalanmıyorsa tabiatına uygun, dalgalar en çok bayraklara yakışır...

    18 MART
  • Rüveyda Pamukçu 18.03.2020 - 17:35
    Elveda Tımarhane Duvarı,

    Ancak bir bayrakta dalga olmak onur vericidir.

    18 MART
  • Bazı hayaller öyle özeldirki kendisiyle bile konuşmamalıdır insan. O saflığı yaşatan hissedişte ise sadece hayallerinin hissine salmalıdır. En güzel salışlar denize yakışıyorsa, deniz kalmalı,yosun kokmalıdır. Zamanla oluşan yosun kokusunu almak için yine zamana bırakılmalı, sonsuzlukta hissediliyorsa zaman dilimleri aralamamalıdır. İnancı acının üstüne koyamıyorsak hayata yeniden 1-0 yenik başlamışızdır. Yeniden doğmak hissedilebiliyorsa her çağda , yaşımızın yolun yarısı olduğundan da korkmamak gerekir. Hayatın altının üstünden daha iyi olduğunu bilemiyorsak , ömrün sonunda gelen hediyenin bilinmezliğe el ele götüreceği varsayımını içselleştirmek gerekir. Varlığa aciziyet kalkınca ruhtan, hayatın akışında getirilen varlık hediyeleşir. Ruhları beslemeyen tüm varlıklar zamanla eriyorsa, eritmeyen bir sabır tesbih tanelerinde gizlidir. Her çekilen tanenin sonu elbet bir gün, herşey tamamlandığında ruhu tamamlayacaktır. Vazgeçişler inancı teğet geçiyorsa ne mutlu aşıklara !