tımarhane duvarı sizce ne demek, tımarhane duvarı size neyi çağrıştırıyor?

  • vahide öz

    15.12.2017 - 11:00

    aslında çok yakın olduğumuz görünmez duvar.
  • Bir fıkra yazayım şu duvara:

    Temel bir gün bara gitmiş. 3 bira alıp içmiş. Sonra bir 3 bira daha almış. Onları da içmiş.

    Ertesi gün tekrar gidip 3 bira alıp içmiş. Barmen merak etmiş bu herif niye hep 3er bira alıyor diye. Gidip sormuş. Temel de cevap vermiş : " Benim iki arkadaş var, dursun ve fadime. Onlar gurbetteler, biz içerken hep beraber içerdik. Şimdi onların yerine de ben içiyorum" demiş.

    Bir sonraki gün temel tekrar bara gidip bu sefer 2 bira almış. Barmen sormuş, hayrola arkadaşlarımdan birine birşey mi oldu?

    Temel "Yok, ben içkiyi bıraktım" demiş.
  • Kara talih'in ördüğü duvardır aslında..
  • Ey güzel insan sus benden saz senden, de ki sözümüz sohbetimiz sevgiden beri gelsin...!
  • .....
    ADVENTiN IKiNCiSiNDE
    ……….
    Advent`in ikinci günüydü.Her taraf soguk ve beyaz büyüye esir günlerce yagan kar kusatmasinin yollari kapilari kendi hükmüne alan agirlastirilmis bir hayatin dönüs ve dolaniminda aheste saatler isletip bozbulanik seyir defteri yazip bozuyordu….
    Advent : Girdigi günden yirmidört gün boyunca herkesin ayak ugrattigi millet meydan yerinde yirmidört penceresiyle secilmis antik devir binalarindan birinin cam kenarlari ve tabandan tavana isiklandirilip süslenmis numarali kepenklerden herbirinin, ardinda aziz azize boyali resimleriyle yirmidördüncüsündeyse Isa`nin teker teker günsirasiyla acildigi, her hafta sonunda ilahi ayinli bir mum yakildigi, dördüncü mumun yandigi ve sonuncu kepengin acildigi günse herkesin birbirini hediyeye bogdugu inzivaya cekilip gökten inecegi inanilan Isa`nin bekleyise konuldugu seyir düzenekli töre manzumesi.
    Eski ekmekler vardi sahile gittim. Üstüme basima cirpinip dolusan kimini martilara kimini güvercinlere serptim dagittim. Sigortaya ugrayip yillik hesabi kapttim.Disciden ciktim. Kahve –bar arasi bir yerde Sybille`nin yeni ahbap oldugu kedisiyle nasilini nicesini laflasip hal hatirini sordum. Organik dükkana ugradim süt, yumurta, erik kurusu ve portakal sarisi…
    Aksamin isiklari yandi geceye. Istemesem bile yolum Noel pazarindan geciyordu bari sicak sacda kavurmali bademli sekerleme alayim dedim.Tüm bazar yeri yapilmis bir düsün renkli cümbüslü fener alayiydi ve durdugum sekerci tezgahi gibi heryer tiklim tiklim ana baba günüdü. Benden önceki kirmizi kabanli kadin siparisini aldiktan sonra giden gelenlerin ayna gibi pazlattigi buzda dengesini kaybedip üstüme cullanircasina devrildi. Hem onu dengede tutup, hem yere düsen kese kagidini alip uzattiktan sonra özür beyan pardon….ayrildiktan sonra pazarin cikis yerine yakin yeniden karsilastik. „Size kaynatilmis sarap söylemeden eve gidersem kötü hissederim kendimi ` dedi. Adim basi kurulu bazar kulübelerinde cincik boncuk esans oyuncak saat kolye canta örgü igne iplik….yok yok satan kalabalikta atli karinca kavruk kestane ve kaynatilmis sarap, ayazi isitip soguga ferman okuyanin olmazsa olmaziydi. Iki üc firtta da kafayi degirmen yapip tanimadigi en yabanci sohbetlerin cöpcülük catanligini yapiyordu.
    Kirmizi sarap sirasi sen kimsin ben neyim desip didikledikten tiyatro meydanindaki parkettigi arabasina kadar elindeki esyalari bir kolumda, bir diger kolumda kendisi, giydigi entarinin siyah tüylü ucunda corapsiz denilecek kadar ciplak bacaklari ince topuk üstünde oynayan adimlarla, evini calistigi mesai günlügünü ve hangi gün yeniden hangi saatteyi, öpüp geceyarisi ettigimizde kimin daha cok sarap vurgunu oldugunu kor dudagindaki alev alev yanan nefesi sanki bunda benden daha iyisi yok gibiydi. Ismi Andrea idi Aralik aksamüstü Advent kizinin.
    Adetten olup yirmidördü yirmibese baglayan Noel gecesi sanki kapis kapis herkesin yalniz kalmadigina dair kendini ispata mecmurmus gibi sandigi ve herkesin karsilikli hediye alip vermenin ayn zorunlulugun bir parcasi halini aldigi bazar,dükkan market tüketiminden sonra, halen ve herseye kimsesiz kalan olmussa intihar olaylarinin hic de kücümsenmeyecek derecede yogun yasandigi bulusmaya yakin ailesinin yanina gitmeyip, `gitsem nolacak herkes herkese soguk pozda sicak tavir patronu, ikinci gün olmadan ordan kacmak icin firsat kollayacak ben seninle hayal dünyasinda gibiyim` deyip gün yüzü görmedik sevincini benimle sabah etmisti ve bana hediyesi motor dekor, benimkisi cok sevdigini bildigim gümüs bezemeli yüksük olmustu.
    Ordan baharlar gördük, yazlar dolastik, ardarda güzler ve yeniden ve bir cok kere kislar karnevaller…Erich From ve Simone De Bequar konustuk en sona yakinlarda bir yerde…O`gelecegin hic bir kural ve kaide tanimayan herseyiyle kendini hicbirseye sinirlamayan, neden ve kiminle mutlu oluyorsa ordan baslka ilgisi ve inanci olmyayan diye bilip inaniyordu Erich From ve Simone De Bequar gelecek nesil tolumunu…
    Bense Hegel-Freud karisimli kisiligi ve kimyasi bozuk, Marks`i arkadan dolanmanin gelecege degil coktaaaandir bugünlere piyasa patronu olmus market mozayigi ve `insansiz arac haline camekan fonlamasi diyordum Erich From ve Simine de Bequar gelecekten haber salgilayan müneccimlige. Tutsakligini ölürcesine tapinan, esir bir hayatin yasama kavgasini elden aldirmis bencil bagmaz ve kendinden baska hic kimseye ilgi, paylasim ve yakinlik kuramayan, alistirildigi zorunluluklari özgürlük esitlik hak hukuk kaidesi sanan, kendine yalniz, herseye yabanci, kullanildigi kölelige harfiyyen teslim ve uyumlu, bugünün azgin sapkin ve hastalikli dünyasinin icat-mucidi Erih From ve Simone de Bequar gillerdir ` demistim…
    Kafasi karisiyordu. Karistikca bana bagliligi artip derinlesiyordu. Huyum tabiatimi biliyorum ya, ne zaman ki bir kadinla hic asorumlulugunu alamayacagim ve aklimin estigine buyruk yasamaya dolludizgin oldugum, halden öteye gezdigimi dünyalari öptügümüz kucaklastigimiz odalari vardirdiysa, soguyor, soguluyor, son yapragini kopariyordu sevgilim gülümlük hovarda takvim…
    Bugün ikinci Advent…cilveli isik kayniyor alt sokagindan gectigim kar buz bazarda. Esti düstü aklima iste aksam aksam aralikta, gülümser bir kalbin büyüklügünde, koynu kucagi simsicacik Andrea..

    Aralik / 17
  • Selam ediyorum böylece..
  • Egriyi dogruyu hastalikli ve felegi sasmis haciz ürünü saydirir..bence kisi varsa, olmus ermis, olgunlasmis kendine yeter iradeliligin sahibiyse...kendini yasar ve yasadigi kendisiyle bahsini ettigi dünyayi yasatir...
  • Diye duuuuuuurmadan her sekili almaya veya almamay dar, kurban ederse....
  • Veya kendini EGRI MiYIM veya kime karsi neciyim...
  • Kisi HERKES diye bir bosluga bakarak...