Şule'nin Günlüğü sizce ne demek, Şule'nin Günlüğü size neyi çağrıştırıyor?

  • Misafirhanesinde misafirliğinin sonu gelmişliğini hisseden misafirin ruhuna bürünmüş sanki _ruhum_
    Bütün dünyaya küsercesine . Alıpta başını gidesi var. Ne bir bavul ne bir eşya. Küsesi varken dünyaya ,ona ait hiçbir şey almamacasına gitmek.
    yorgunluğu ,üzgünlüğü, kırgınlığı ,insanların iki yüzlülüklerine tahammülsüzlüğü de belki de bu yüzden .
    Ey Ruhum! Hiç büyümeyen bir çocukken , büyüdün sanırım
  • Çöl Şulesi

    17.10.2018 - 22:33

    Bütün dünyaya küsesim var. Hiç konuşmamak ,hiç yazmamak ve hiç düşünmemek. Öylece alıp başını gitmek. Öyle bavula ,eşyalara da gerek yok hani . Zaten küsesim varken dünyaya . Neyleyim ona ait olanı.
    Belki de yorulan ruhtur. Küsesi de gelen. Sıkılan,bocalıyan ,insanların sahteliklerine tahammül edemeyen. Misafirhanesinde ,misafirliğinin sonunu geldiğini hisseden misafirin ruhuna bürünmüştür belki de.
    Ey Ruhum! Çocukluktan çıkıp ,büyüdün sanırım.

  • KOLAY MI AŞIK OLMAK? HEM DE..........

    Taş duvarlara resmetmiş resmini, mahallenin en güzel kızı. Rüzgarda savrulan saçlarının dalgalarında kıvrım olup, savrulmaktır rüzgarda. Kolay mı aşık olmak mahallenin en güzel kızına..



    Uğrunda kavga etmek, paylaşmasını bilememek, deli dolu yürekle peşinden sürünmek, derince bakan gözlerinde erimek..erimek.. kolay mı mahallenin en güzel kızını sevmek..



    Gözbebeklerinde Hilal`in raksı, gönlünde o ulvi seda. Göğüslemek Kur`an-ı Kerimi, Hilal`in omuzlarında..



    Kolay mı aşık olmak? kolay mı, mahallenin en güzel kızına aşık olmak..



    Deli divane sananlar, hakaretler yağdıranlar, yolundan ayırmaya çalışanlar….



    Varsın olsun.



    ..HER YER…HERKES…DENİZ YILDIZI…



    değil mi?



    Varsın bilmesinler, anlamasınlar, duymasınlar…



    SEVEN…SEVDASINDAN….VAZGEÇECEK..



    Değil ki….



    Kalabalıklar arasında, ağlamaklı bir çift göz,sevgilisini uğurlamakta. Üzerinde allı pullu bir gelinlik. Süzülmekte boylu boyunca, sevgilisinin koynuna..



    Yeri göğü inletircesine Tekbir sesleri. Okunan Ezan-ı şerife eşlik edercesine, tabutta iki dudak..



    Dava büyük, omuzlarda taşınmışsa bu yük. İnmez mi hiç gökten melekler..



    Kondurmaz mı alnına buselerini..



    Heeyy kolay mı sevmek. Hem de mahallenin en güzel kızını sevmek..


    B.Cano_..çöl şulesi
  • Heyyy Özgürlük! Hangi bulutun arkasındasın . Bir göz kırpışına dahi ömürlerini sunanlar var.
  • Muhammed Durra , sen şehit olduğunda 12 yaşında idin. Tam 18 yıl geçmiş. 2000 yılından bu yana değişen birşey olmadı mı dersen ?
    İsrail ile ilişkilerimiz yolunda. Önce aleyhinde bir il laf konuşur ,ürünlerine ambargo koyarız. Sonra mı? Ramazan ayında sofralar kolasız, çamaşırlar domestossuz temizlenmiyor be Durra.
    Ama inan hep lanetliyoruz paylasimlarımizla. Facebook şahittir lanet okumalarımıza.
    Lanet etmeyen peygamberin ümmeti ,lanet okuyor , dua etmeyi lanet okumak sanıyor.

    Başka ne mi değişti Durra. Epeyce yol ilerlediler. Şimdi komşumuz Suriye ye özgürlük getirme çabaları. Biz ne mi yaptık?
    Nasıl bir siyasi tutum sergiledik ,hala anlamış değilim. Kimdik, kimi destekledik, askerimiz niçin gitti, ve hala niçin orda??? Öyle çok cevapsız sorular var ki, cevabını yönetenler bile bilmiyor. Herhalde bilmiyorlardır. Bile bile yanlışlar yapmak ve hala yapıyor olmak ... Tamam sustum Durra. Hiçbir şey yapamadıktan sonra kelimelerde ne işe yarar. Haklısın !
    Başka ne mi oldu? Aslında bilindik görüntüler hep. Müslüman ülkelerin başında satılık Amerikan .. yok dilimin ucunda ama söylemem sevmem bilirsin.
    Çocuklar ,bebekler hep öldü Durra. Filistin de, Suriye de ve herkesin unuttuğu sessiz bir yer var ki, ithalatta ilk sırada yer alan ülkenin yaptığı zulüm. Doğu Türkistan. Çin' e hiç ambargo koymadık. Ey Çin ! Deyip meydanlara çıkmadık. Dostumuz Çin. Aslında Amerika ve İsrail de dostumuz. Biraz yürek yeyip , bir iki nara atışımıza dostça gülüyorlardır sadece.

    Tam 18 yıl ,dile kolay .. ne mi yaptık Durra? Ne mi yaptık?
    Uyuduk Durra uyuduk. Lütfen uyandırma bizi !!
    :'(
  • Yağan yağmur diyorum
    Hani gök gürültüleriyle karışık
    Burnunda toprak kokusu
    Hiç ıslandı mı saçların?
    Yağarken yağmur
    Rüzgarın parmaklarında
    Gezinirken uçuştu mu?
    Sevmelerin öpücüğü,




  • Taze erik kokusu,kokar mıydı zaman?
    Gidince sen ,durunca ben__
  • Ve nurundan bir nebze,düşse yüreğimize.
    Dil sussa,kalem dillense__

    Ve Birgün gelir ,kelimelerde gider, göçer hanesinden. Hane bir öksüzün burukluğunda, yetimce arzuhalin dualarla buluşması. Bir yetim gibi çaresizce ,hasretle, istekle. Kelimeler kalkar aradan, harfsizde konuşur insan. Kalbin lisanına dokununca, duyunca, tüm lisanlar uçuşur. İki hece kalır . Dilde, kalpte (hanelerde).
    ...
    Mecnuna sorsanız Leyla'ya kavuşturacak yoldur çöl.
    Aşktır, özlemdir,ağıttır.
    Onun geçtiği yollar,çöller, kokusunu içine çekmiş gibidir. Çöl, sevdaların en güzeliyle yanmakta. Kokusu, kokusunda. Neylesin akarsuyu ,neylesin yeşilliği.
    Gül bahçesine girmiş, güllerin en güzelinin ayağı değmiş. Varsın yaksın şulesi.
    Aşk, şule olupta yüreğe mi düşer?
    Ya da çöl olupta, şulesinde mi yanmak ister.
    Yanmak,Şule olupta yanmaktır çöl___
  • Huzur-u Aşk —NUN __
  • " Eve ekmek götürecek param yok."

    Bu defa şehir de susar. O yoğun trafiğini kusar ha babam kusar. İşçinin kırış kırış yüzü, yarınlara hayaller kuramamanın çaresizliği. Çocuk bilmez,anlamaz . Yakıştıramaz yokluğu öyle. Gördükçe başka çocuklarda candır ister. Çocuktur bekler. Her biri baba yolu gözler. Baba, aş, ekmek ,can demek. İstenilecek kapı demek. Evi sağlamlaştıran ,o olmayınca olmayan direği demek. Yürür bir baba . Bakışları yorgun . Gece uykusuz, gündüz uykusuz. Komik rakamlarla anlatılır aldığı maaş. Her zam yapıldığında ,yükseldi kazanç diye alınan kat kat vergiler. Çalış hammal ,çalış!. İşçi eşşeğidir devletin.
    Baba gider. Baba gitti mi çocuk gider. Umut gider,hayal gider. Dün gider,yarın gider. Ekmek büyür. Belki de düşman beller. Ekmek ,babaları alıp götürürmüş der.
    Kokusunda babaların kokusu ekmek.