Şule'nin Günlüğü sizce ne demek, Şule'nin Günlüğü size neyi çağrıştırıyor?
  • .
    İnsanın insanı sevmeye vakti olmadığı zamanlardayız.


  • Taraf olmak .. Düşüncelerden daha çok önem arzeden bir konudur aslında. Eyleme dönüşmeyen fikir , boş bir kuruntu gibidir oysa. En kolay eylemdir belki taraf olmak ,taraf olduğunu belli etmek.
    Aslında her çağdan nefret edilir, kötülükler ,kötü insanlar düşünüldüğünde.
    Ebu Leheb'i ve onun gibilerini düşünürseniz peygamber döneminden bile nefret edersiniz.
    Ama peygamberi düşünürseniz o çağı seversiniz.
    İyiliğin tarafında olanlar ,taraf olduğunu belli ettiği müddetçe , Taif 'te taşlanan peygamberin hüznünü taşısa bile bu çağdan nefret etmekten ziyade ,taraf olduğu davanın huzrunu çeker içine.
  • Biliyor musunuz ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim..
    (A. Cahid Zarifoğlu)
  • Kimse kendinde kusur görmek ihtiyacı duymuyor.
    .
    .
  • Ne tuhaf şu küçümsenen aklıyla bize özgürlüğü
    öğretiyordu kuşlar.
    Hem sonra kim binmek istemezdi ki kanadına.


  • Sorularımın cevabı bu ayeti kerimelerdi.
    ___

    118__ Ey iman edenler! Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin, onlar size kötülük yapmaktan geri durmazlar, sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların ağızlarından nefret taşmaktadır; kalplerinin gizlediği ise daha büyüktür. Gerçekten size delilleri açıklamışızdır, eğer düşünüyorsanız!
    119__ Size gelince, bakın siz onları seviyorsunuz, ama onlar sizi sevmiyorlar. Siz kitabın tamamına inanıyorsunuz; onlar sizinle karşılaştıkları zaman "inandık" diyorlar; yalnız kaldıklarında ise size karşı öfkelerinden parmaklarını ısırıyorlar. De ki: "Öfkenizden çatlayın!" Şüphesiz Allah kalplerde olanı bilmektedir.
    120__ Size bir iyilik gelirse bu onları üzer, ama başınıza bir kötülük gelse buna sevinirler. Eğer sabreder ve sakınırsanız, onların tuzağı size hiçbir zarar vermez. Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

    (Al-i İmran süresi)
  • Çöl Şulesi 26.11.2020 - 22:54
    Söze nasıl nereden başlamalı bilemedim. Yazdım ,sildim . Bu akşam üstü öğrendiğim bir haberin etkisi aldı götürdü beni derinlere. 2007 yılında bir konuyu araştırırken rastladım antolojiye. Derken bıraktığım şiir yazmaya ,yeniden başladım. Kayıt altında tutulan, karalama yaptığım bir yer oldu benim için. 2007 den bu zamana kadar tanıdığım ,değer verdiğim hocam ,abim ,amcam dediğim kişinin vefat ettiğini öğrendim. Kitabının çıktığının ertesi gün vefat etmiş . Ağrıma dokundu günlük. Ailesinin helallik istemesi çok daha ağrıma dokundu günlük.
    Sonra bana karşı duruşlar aklıma geldi . Bulaşmalar ,sözler ,tavırlar. Bana karşı bu denli düşman olmaları için ne yaptım dedim.
    Bilemedim ...
  • Ve aleyküm selam Ridamin ;)



  • Selam Rîdamîn :)
  • Sevda üstüne__

    O buğday tarlasında bile , rüzgarın daha bir estiği başak vardır. ve rüzgarını dört gözle bekleyen , esmesine bile razı olan bir başak tanesi.
    size sevdayı yalan demişler. uçsuz bucaksız derya misali olmak değil, inci kabuğundaki inciye dönmektir
  • Susmak ve hep aynı yerde kalmak. Zaman bir hızsa ,aynı yerimde dönüyorum. Akan yildizlara bakarak hep susuyorum.

  • İnsanlığın yerini korkunun aldığı zamanda yaşıyoruz.
    Var olan konumunuzun değer kabul görmesi , suskunluğunuzu bozmadığınız süredir.

    Bazıları korkar susar
    Bazıları mevkileri gitmesin diye susar.
    Bazıları her devrin adamı olduğu için susar.
    Bazıları güçlü kimse onun tarafını tutmak için susar.

    Ve yazdıklarınızın değer kabul görmesi ise , sizin sahip olduğunuz gücünüzle doğru orantılıdır.
  • Diyarı gurbette , nasıl sıkılmasın ki ruh . Koymuşlar etten bir kalıba.
  • Üstesinden gelmek , neyin üstesinden gelmiyoruz ki . Taş gibi sözcükler , ölümler ,ayrılıklar ,hüzünler ......... Kaç kez kimbilir taş kesildi ruhumuz . Duyarsız ,umursamaz ,unutkan..
    Ama hep acıdı ruhumuz . Taş kesilirken de acıdı . Taş kesildiğinde de acıdı. Yaşamayı öğrenmek bu denli zordu.
  • Bayramınız kutlu olsun.
  • Ben hayattaki sihirli kelimenin ne olduğunu biliyorum."İstemek" ne zaman ki bu olur ölü mevsimler de yeşermeye durur Şulecik:)
  • Insan bazen yüreğinin sesini özlüyor.Onunla başbaşa kalmak acı da olsa dinginlik veriyor canım
  • Çöl Şulesi 30.07.2020 - 02:52
    Tut ki, dünya yuvarlanana durmuş arkandan başın çevirir de bakar mısın?_
    /
    Oysa ne hayaller büyüttük, kefenden kundağımızda.
  • Insan kartezyen perspektifle baklayı öğrenemiyor ki bir türlü.Gören göz degil zihindir akıldır.
    Sevgiler Şulecim

  • Şulevi geceleri öne çıkaran bir şiirim vardı fi zamanından, unutmuştum onu hatırlattı bana bu terim
  • Karanlıkta kaybolacak bir gülümsemenin
    hesabını tutmayalım. Hepimize yetecek kadar
    keder var. gülümseyelim sadece....
  • şule sende artık şair olmalısın.
  • Kederlerle içli dışlı yaşamamış olanlar, en küçük hadisede büyük sarsıntı duyarlar.

    Oysa ki her acı, bir sonraki için insanı dayanıklı kılar.
  • “Geçmişe bakarken her şeye rağmen, içimde derin bir hüzün duymaktayım. Değişen dünya ile beraber kaybolan yıllarda yalnız gençliğimiz değil, sevdiğimiz hemen her şey yok olup gitti. Bu dünya bizim dünyamız bile değil artık.” der Kerime NADİR kendi günlüğünde...
  • Çöl Şulesi 17.10.2018 - 22:33
    Bütün dünyaya küsesim var. Hiç konuşmamak ,hiç yazmamak ve hiç düşünmemek. Öylece alıp başını gitmek. Öyle bavula ,eşyalara da gerek yok hani . Zaten küsesim varken dünyaya . Neyleyim ona ait olanı.
    Belki de yorulan ruhtur. Küsesi de gelen. Sıkılan,bocalıyan ,insanların sahteliklerine tahammül edemeyen. Misafirhanesinde ,misafirliğinin sonunu geldiğini hisseden misafirin ruhuna bürünmüştür belki de.
    Ey Ruhum! Çocukluktan çıkıp ,büyüdün sanırım.

  • İlgisizlikten, günlük aylığa dönmüş. :)
  • Çöl Şulesi 02.08.2018 - 00:25
    Ne demiş bazı filozoflar ,dünyaya atılmışız öylesine. Saçma görmüşler atılmayı da.
    Bir eylem,atılmak. Hadi eyleme sorular soralım. Öyle bilindik sorular olsun.
    Ey atılmak eylemi ! Kim? Niçin? Neden? Kimi? Niçin? Ne zamana kadar? Ne zaman? Nerede? Niye?
    Sorulara cevap veremeyen bir eylem, eylem değildir. Öyleyse dünya yok,dünyaya atılmış bir insan yok. Saçmalık mış ya . Öylesine atılmış birşey olabiliyorsa, bir hayali ihracattan bahsetmek mümkün müdür?
    Hayır o bile olamaz. Hayali ihracat derken, o hayalini kuran birinin olduğunu, niçin kurduğunu , belli bir süre dahilinde kurabildiğini dahi bilmek mümkün. Bu bile saçmalık olamıyor kendi, gökyüzü,yeryüzü ve bunların arasındakiler birer saçmalıktan ibaret olması ve öylesine atılmış olmaları mümkün müdür?
    Üstelik kim? Sorusunu cevapsız bırakması.
    Atılmış ,sonra varlıkla tanışmış. Varım, benim ,ben.. .. öylesine atılmış biri düşünebiliyor ve var olduğunu diyor. Bu varlık sürecinde ,diğer varlıklarla kaynaşıyor. Gel gelelim diğer varlıkların ölümleri, yok olmaları, gözükmemektedir.. kendinin de birgün bu varlık suretinden sıyrılacak olması , atan ne ise,kim ise o varlık üstünde varlığın bilinmesi gerektiğinin şuuruna varması gerekmez mi?
    Asıl var olanın. Bir hiç, oldu ki atıldı evrene, o hiç nasıl var olabildi? Hadi kendi kendine var olduysa , niçin bunu muhafaza etmesini bilemedi?
    Oysa o hiçi var eden ve sonra onu öldürüp yok eden..
    Sadece bir yokluk için niye var etsin ki var eden?
    Ölmek, eylemine soralım. Bu bildik soruları.
    Ey ölmek eylemi? Kim? Niçin? Neden?niye?
    Çıkan sonuç yine aynı var olan. Başlangıca doğru sadece bir adım.