rüya sizce ne demek, rüya size neyi çağrıştırıyor?
  • Görsel olarak hiç bir şekilde aktarımı yapılamayan, herkesin bilip anlattığı
    Yalnız somut olarak ispatının mümkün olmadığı
    Tanrının varlığına delil yegane örnektir
  • korkudan uykum kaçtı.
  • Rüya hayallerin bilinç altı yansımasıdır ...
  • Sabahında tüm gün tesirinde bıraktırır kendini..
  • Gerçek olamayacak kadar güzeldi derler ya, işte öyle bir rüyaydı...
  • Rüyatabirleri.gen.tr
  • Hz.Yakup..Yakub'un Yusuf'u..
  • Sonra Babil'in asma bahçelerine asıyorum kendimi uyanmak için..
  • bazen gerçekleşmesi mümkün olmayan bazende gerçekleşmesini istemediğimizdir..
  • Uyuyanlar, uyumayanlara rüyalarını anlatsın.
  • Yaşamın sanki'si.
  • Jung'a göre 'Tanrısal seslerdir'
  • Gerçek olamayacak kadar güzel, gerçek olamayacak kadar hayal.
  • Rüyalarımın fotoğrafını çekebilseydim, bir sürü anımız olacaktı...
  • rüya; içinden çıkılması en zor boyut.. yine deen güzel onu sertap erener anlatıyor klibi ve şarkısında;

    hadi yüreğim hadi gayret bu bir rüya farzet diyerek..
  • 'kara kitap' orhan pamuk
  • Ne zamandır gelmez oldun rüyalarıma.. Neden?
  • rüyalar,uyurken sıkılmayalım diye zihnin izlettiği filmlerdir..bilinçaltı,bilinç yüzeyine çıkar ve orada benzersiz bir macera karalar...
    rüyaların bir çeşit günsonu raporu olduğunu da düşünüyorum...
    gündelik telaş içersinde,kimi zaman,yeryüzünün sokakları boşaldığında,ışıkları söndüğünde
    farkında olmadığımız ayrıntıların meydana çıkıp cirit atması,kaçırdıklarımızın
    gözümüze sokulması bu yüzdendir...
    nice rüya vardır,gündemde olmayan gündeme bomba gibi düşer,nicesi
    de en kralını listedışı bırakır...üstelik çoğu sansürsüzdür,kişiyi çıldırtmakla tehdit eder...rüyanın kendine özgü bu kurgusudur onu bu denli şaşırtıcı kılan...

    şu sıralar,gözümü kapamama bile fırsat tanımıyorlar sahneye çıkmak için...
    nitekim bu denli yorgun uyanmanın başka nasıl bir açıklaması olabilir ki?
    rüyalarımda nesnelerin ve insanların gerçek boyutlarından eser yok...
    herşey çok küçük...
    ve sadece türkçe konuşuluyor...
    zaman zaman yabancı bir dilde rüya görmenin mümkün olup olmadığını düşünüyorum...
    türkçe dublaj ya da alt yazıyla,olanı biteni kavramaya çalışırken aynı anda
    yabancısı olduğum rüyaya dahil olabilir miyim acaba?

    rüyaların bbirçok çeşidi var diye düşünüyorum...
    şekil ve içerik bakımından ayrılabilirler yani...
    kiminde kaçtıklarınız,kiminde koştuklarınız,kiminde farkında olmadıklarınız
    rüyanın can damarıdır...
    bir diğeri ise,'dejavu'lu olanıdır...
    bu tür rüyaların temelini tekrarlar oluşturur...'rüyacı' öylesine bezmiştir ki,yanlışlıkla
    eskilerden bir film takmıştır...ve bütün sızlanmalarınıza rağmen değiştirmemiştir...
    size heyecandan uzak,saman tadında seyirler dileyip geri çekilmiştir...

    güzel rüyalar da vardır...çikolata parçacıklı muffin gibileri...
    bu güzel rüyalar,dondurulmuş gıdalar gibidir...anne yemeği yokken
    onlara ihtiyaç duyulur...
    gerçek hayatın cimriliğinin telafisidir bu rüyalar...zaten gerçek hayatta mutluyken
    siz de sallamazsınız bu rüyaları...

    estetiği,bütünlüğü,bilince yaptığı baskı ne olursa olsun rüya bir giz'e kaçış biletidir...
  • uyurken sürdürdüğümüz yaşam...
  • rüyaları hep kadınlar görür...veya rüyalar hep kadınları görür...
    erkekler sadece seyrederler rüyalarını..
    seyreder ve unuturlar..erkelerin rüyalarla teması dokunmalıktır sadece..ellerini sürer,dokunur ve geri çekilirler...
    rüyaları hep kadınlar arşivler..taa genç kızlığında gördüğü rüyayı bir kenara not etmek,kızkardeşinin hamileyken gördüğü bir rüyayı bugün hala hatırlıyor olmak
    ve rüyalar aracılığıyla birbirleriyle temasa geçmek kadınlara özgü bir maharettir..
    oysa ne tuhaftır ki,rüya iletişim ağları böylesine dişil olduğu halde,
    rüya tabiri kitaplarının yazarları da yayıncıları da hep erkektir...
  • adı üstünde rüya.. mutlaka uyanacaksın ve bitecek illaki...
  • Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyipte dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta birdefa görülebilen harika bir rüyasın! O kadar güzelsinki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim ellerini tutamıyorum. Dolanıp sarmak geliyor içimde saramıyorum. Öylesine bağlanmışımki, sensiz duramıyorum. SENİ ÇOK SEVİYORUM! ...
  • ne kadar kaçarsan kaç,elbet rüyalarında çarparsın kendine...
  • adı üstünde rüya (:
  • 4 resim düşünün yarı şeffaf,üstüste koyduğunuzu hayal edin
    işte tamda öyle karmaşık bir rüya gördüm sanki..dördünü aynı anda
    yorucuydu..
  • İnsanların çoğu bilinmeze meraklıdır.
    Rüyalarda bu bilinmezlerden biridir.
    Ve insan tarihi boyunca gördüğü rüyaların ne anlama geldiğini merak etmiştir.
    Bu rüyaların bir mesaj olup olmadığı hp tartışılmıştır.
  • RÜYA için;
    Bir an için uykuda aklın delirmesi, bağımsızlaşması, alıp başını istediğini düşünmesi ve düşünceyi görsel olarak bize izlettirmesi diyebiliriz.
    Onun içindir ki çoğu zaman gerçek hayatta gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylara ve yerlere rüyada çok kısa süre içinde
    üulaşır insan.
  • İnsanda nebati, hayvani ve insani ruh bir arada bulunur.Bir araştırmaya göre
    Rüya gördüğümüz zaman aslında görmüyor.Bizzat İnsani ruhun bedenimizden çıkıp dolaşması sonucudur.Ruhumuz bedenden çıktığı içinde uyku ölümün kardeşidir.Denir...
  • O ses durmaksızın çınlamaya devam ediyor kulaklarımda. Giderek belirginleşen harfler kelimelere, kelimeler cümlelere dönüşüyor.

    Uyanıyorum. Bedenim yıllanmış bir ağaç gövdesi gibi; genç rüzgarlara boyun eğmeyecek denli sağlam -hayır- sabit... Devrilmiş sağlam bir ağaç gövdesiyim,aynı bükülmezlikle ayaklanıyorum. Ayaklarım toprağa kenetleniyor.

    O bağırmaya devam ediyor: Kurgulanmamış fikirler...

    En az kendi varlığım kadar tuhaf görünüyor algıladığım çaba. Mavi kan taşıdığıma o kadar eminim ki... Yine de kuşku duyuyorum -neden bilmem o kadar zavallı hissediyorum ki-...

    Şu çapulcu görünümlü adama aşağılayıcı bir bakış fırlattım ve o an yanımda bitiverdi. Eğreti bir asma köprünün ucundaydık. Kaçak tütün satan beş paralık adamlardan biri için fazla vakur, anlaşılmaz bir bakışla beni süzüyordu.

    -Bilge olmaya niyetlenen biri için fazla kibirlisin. Sattığım fikirlerden kurgulandığını çoktan unutmuşsun.

    -Yalnız olduğumuz bir yerde bu kadar bağırmana gerek yok, dedim. Söylediklerini sorgulamak aklıma bile gelmemişti. Çamaşırcı kadın kavgası kelimeleri çınladı kulaklarımda bir de kendini asil olmak için fazla zorlama cümlesi...

    Köklerimin zayıfladığını, tüm bedenimin sarsıldığını hissediyorum. Değişime hazırım diye bağırıyorum. Birden hiçbirşey söylemediğimi tüm gürültünün beynimde olduğunu farkettim. Onunla konuşmaya ihtiyacım yok dedim kendime -kendimi teselli etmek istercesine-...

    -Hadii, bu kadar büyütme. Her zaman böyle olmaz. Bazen hiç hatırlamazsın ve beni görmek için dualar edersin. Yine de bu, bana en çok yaklaştığın an oldu.

    Yüzü belirginleşiyor, bense onun giderek mükemmel bir objeye dönüşüşünü nefesimi tutarak seyrediyorum. Gayrıihtiyari arkama dönüp baktığımda otuz hayatın iplerini elimde tuttuğumu farkediyorum. Bir belirip bir kaybolan yine de bana bağımlu otuz ölü yüz...

    -Onlar da senin fikrin miydi?

    Beni duymamazlıktan geldi.İlk gördüğüm çapulcu kılığındaydı yine. Sıkılmış gibiydi ve artık benimle konuşmak istemediğini düşünmek sıkıntı veriyordu kalbime.

    Başarısından hoşnut olduğunu hissediyorum ama yüzünde bunu görmek olanaksız.

    -Kurguladığın fikirler seninle varlığını sürdürürler; senin çevrende varlık kazanırlar. Düpedüz varolurlar anladın mı?

    -Peki ya ben?

    -Sen ve ben daha büyük bir kurguyla varlık kazandık. Basit değil mi?

    Hiçbirşey anlamıyorum. Sadece biraz daha uyumaya ihtiyacım var.