günlük sizce ne demek, günlük size neyi çağrıştırıyor?

  • Demet Çiçek

    23.11.2018 - 02:26

    Sayın, Çok Değerli Günlük,
    Aynalara bakıp kana bulanmış gözlerimi görmek istemiyorum. Seni daha fazla tanımak istemiyorum. Ben kaybediyorum. Devam edemiyorum. Hasta olmak istemiyorum. Tekrar istemiyorum hatırlamak. Zavallı biriyim ben, değmem hiçbir şeye. Sıradanım, senin verdiğin değerler ben olamam. Benim enkazım kimsenin işine yaramaz. Hadi dönelim geri evlerimize...
  • Vahide Öz

    04.11.2018 - 08:56

    Öfkeli Günlüğüm,
    Seninle iki laf edemiyorum. Hemen sağa sola tükürmeye başlıyorsun. Tahammülün eleştirilere ne kadar da zayıf. Oysaki parmaklarımda daha zehirli ne kelimeler var. Bana borçlu olan cüzdanın hala boş görünüyor. Senin cüzdanın yoktu galiba, öyle hatırlıyorum. Bir tomar parayı cebinden çıkarıp bana vermiştin birkaç kuruşunu.
    Birazdan markete gideceğim ve kahvaltı için yeni fırından çıkmış pide alacağım, hafta sonuna özel. Ben yemiyorum malum ekmek metabolizmamı yavaşlatıyor, evdekilere. Parmaklarımın üşümesi geçmiyor, temmuzda ancak. Hep ben yazıyorum. Bak sen de yazmazsan bu son. Kahvaltıda ne yiyorsun, namazını kılıyor musun, dinden imandan çıktın mı, merak ediyorum. Bi de gururundan tükürdüğünü yalamaya üşenen sen, kelimelerine sahip olmazsan ben yokum. Bunca yıl kelimelerinle beynimde olduğunu unutmuyorum.
    Ellerinden, hala saygı duymaya devam ederek, öperim, büyüğümsün.
  • Defterlerimde adını yazacağım yer kalmadı, zaten yer olsa da kalemimde tükenmiş durumda. Özledim seni nerelerdesin...
  • seda sayan

    30.10.2018 - 08:12

    Tatlı masum günlüğüm, hayatının ince kıvrımlarında kara bir bulut gibi dolaştığım için özür dilerim. Güçlü ve kaslı kollarınla sarılıp kemiklerimi çıtırdattığını hissedebiliyorum. Sırtım her zaman sorun çıkarmıştır zaten ağrılarıyla kalbime vurduğu az olmamıştır. Bak hayat ne kadar cömert güneşi ve hala temiz oksijeniyle. Senin günlüğüm, dur bakalım şöyle saçlarını düzeltelim, kravatını da, tamam. Bugün sigarayı bırakıyoruz, gece asla uyanık kalmıyoruz. On birde yatıyorsun ve saat altıda kalkıyorsun. Senden önce ölmek isterim, senede bir defa görsem de varlığın benim için hala çok değerli. Arada bir üstünü karalayıp çiziyorum, hepsi zamanı geri getiremediğimin sıkıntısından. Şimdi ne yapıyoruz, yaşama sakin ve huzurlu bakıyoruz. Ben biraz kazıkladım yere galiba, hantalım da saçlarımın çoğu da beyazladı. Annem benim yaşımdayken anneanneydi. Lise yıllarında Dar Kapı isimli bir kitap okumuştum Gide'nin. Sen de oku tatlım. Bu imtihanı geçmek zorundayız. Öpüyorum ellerinden büyüğümsün.:)
  • ela ela

    28.10.2018 - 07:46

    Tatlım, çok tehlikelisin. Korkuyorum.:))
  • seda sayan

    26.10.2018 - 11:00

    Yine kahır mektubum gelmiş. Akşamdan sırasını bekleyen damlalar zorluyorlar. Evet, her şeye evet. Aşkı tanımamış, en azından karşılıklı olarak, yüreğim acemiydi. Öğütlere sımsıkı bağlı, hile bilmez yüreğim. Kırıp döktüklerim için özür dilerim. Ahlaksız, kötü, kadir kıymet bilmezim. İnsafsız ve anlayışsızım. Bu yüzden hak etmedim bana nehirde taş sektirmeni izlemeyi. Bu yüzden hissettiklerin aşk değildi. Her şey benim hatamdı. O ilk mesajı attırmasına izin vermemeliydim. Hiç doğmamalıydım.
  • vahide öz

    25.10.2018 - 10:47

    Alaycı taneler kirpiklerimden kaçmaya beynimdeki kelimelerden kaçmaya çalışıyor. Ani bir fırtınayla göz gözü görmeyen şehirde yağmur damlalarıyla yarışıyorlar. Oturduğum sandalyede parke taşlarını saymaya beynimdeki kelimelerden kaçmaya çalışıyorum. Dahaları çok olan acizliğim kaçamıyor. Pırıltılı tozlar gibi üstüme yağıyor elmas parçaları yüzüm tanınmaz. Dünyaya geliş amacımı unutmaktan alıkoymasın beni rüzgarlar. Kılıç keskini kelimeler mantığımı parçalamasın. Eceliyle ölsün beyin hücrelerim, yaşlansınlar biraz.
  • Vahide Öz

    04.07.2018 - 11:12

    Sevdiğim Günlük,
    Rus yazarları okumak benim gibi duyduğu her acıklı habere ağlayan biri için hiç de iyi bir seçim değil.
  • Bir günün yaşanmışlığı sığar mı satırlara yada bir ömrün .Belki de bir kaçış içkinliğinin içinde kimsenin bilmesini istemediğin özel duygulardır günlüğün...
  • Vahide Öz

    11.05.2018 - 14:44

    Okuduğum edebi mektupların yazarları öyle gizemli hikayeler yazıyorlar ki kahramanlarını hayal etmek zor. Yalnız noktalama işaretlerinden soru işretleri beynimde yer yer üç noktalara dönüşüyor. Noktaların ikisini silmek istiyorum. Nokta koymak istiyorum. Ama kahramanların hayalleri karşıma dikiliyor, gerçekle bağlantımı kesiyor. Beynim buna dayanamaz. Okumayı bırakmalıyım.