Yasin Sarıahmet

Ne vakit bir kapı sesi duysam,
O küçük ihtimale kanıyorum.
Rüzgâr havalandırsa perdeyi,
Tuhaf; hala sen sanıyorum.

Avuturken zamanı,
Yazarı yalnızlıktan ölmüş,
Sayfalarında bir kitabın.
Unutmamak için kaldığım yeri,
Kenarını kıvırıyorum anıların.

Şişeler bırakıyorum,
Köhne bir iskeleden denize,
İçinde sana yazılmış şiirler.
Okur diye üzerinde,
Güzel kadın adları yazan tekneler.

Ayaklarının altında kırılan,
Sonbahar kadar ben de;
Kırıldım rüzgarında savrulan,
Her yaprakla birlikte,
Bilmesen de...!

Bir kara orman bu hasret,
Ortasında bıraktın beni,
Alıp yanına yarını.
Dönmüyorsan; ya rüzgâr süpürdü,
Ya yedi kargalar,
Ardına serpiştirdiğin ekmek kırıklarını.


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Kutluyorum Yasin bey.
    Çok güzel ifadeler ve anlamlar içeren güzel bir şiir olmuş.
    Sevgi ve saygılarımı sunuyorum

  • yaşanmışlıklara derinlemesine nüfuz eden satırlar... yüreğinize sağlık

    Yasin Sarıahmet

    teşekkür ederim efendim.

  • Tasavvur ve tasvir aynı kökten olsa bile benim algımda nüansları var.
    Tasavvur, nesneleri tasvir etmekten ibaret onların resmini kelimelerle çekmekten ibaret değil. O nesnelerin aynı zamanda tedailerini zihnimizde meydana getirdikleri duyguları da resimlemek tasavvur

    Şiir bu yönüyle tasvirden daha geniş bir şeyi tasavvuru da yapabilmiş . Ve bu hoşuma gidiyor benim

    Yasin Sarıahmet

    Sizinle aynı görüşteyim tasavvur salt tarifin üzerinde bir tahayyülde içeriyor. Şiirin somut ögelere duygusal anlamlar verme biçimi bu şekilde gerçekleşiyor.

  • bugünü güzel yapan şiir için teşekkürler

    Yasin Sarıahmet

    Nice güzel günlere efendim.

  • haziran şiiri seçilmeli..
    tebrikler

    ha bu arada..anto neden ay'ın şiirini seçmiyor ki

    Yasin Sarıahmet

    Taltif buyurdunuz.