Yazan Adam

Su eskisi kadar bakire degil
Nefretini kazanmiscasina sarhoş
Yeni yaratılan insanciklarla kabarmış
Ve itilmiş dal kırıntılarına öfke kusan
Sözlerim kadar köpük köpük

Tövbenin son kırmızısı güneşin utangaçlığı
Olur derdi babam
Elini öpen gençliğime dem vururdu
Dünyanın katranligina sakal sıvazlarken dedem
İri aileler, gür düşler
Uçurum kenarlı fikirler
Niyeti öteler olan bakışlar
Belledi yaşım

Gençliğim de ise
Kaydı kıyılarda saklanan aşklar gibi
yalnızlığımı seçerdim

Sonra dem vurdum
Göğü elimle yoğurdum
Uçuşum çamura bulanmış
Ve tenimde olgun kara şahin inlemeleri

Doyurun beni
Açlığı put eden kibar bir estetikle
Hırçın asra zarif paklanmalar saçmayı deneyin

Doğruyu beyaz eyleyen batakhaneliler
Şimdilerde dili çiçeklenen
Gürültü kopartan birer asma kilit

Ruhu aksayan
Kalbi sınıflar yıkan
Ve salgınlar saçan insan akranlarına
Nice bulaşan insansızlıkla beraber
Öğün eden öğütlerini
Asla yaşlanmaz anahtarlar
Ümit edebilir misin?

Beni asla sevmedin
Bilirim
Çatal çatal soframda
Geceler uçururken sana
Dilenci tiryakiliğine gebe bıraktın kanatsızlığımı...


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Bir cümbüşün içinde bulanıklaştık
    Gecenin koynunda saklı mı kaldık
    Çığlıklarla süslü ihtiraslarımız
    Dönemeyiz artık yayılmış sızımız
    Kalmadı ki zaten sığınacak sıfatlarımız
    Şiirin Leyl-ü nehardaki yansıması.
    Çok beğendim.
    Saygılarımla

    Yazan Adam

    Teşekkürler
    Çok sağolun...