Şule Akar

Bu akşam şu köşedeki loş masada oturacağım garson…
Gözlerden uzak olayım kimse beni görmesin..
Masamdaki mumu yakma sakın, içimdeki Şule yeter bana..
Meze de istemem, hayallerimle doyacağım …
Bana bir şişe şarap getir yeter…
Servis istemem, kadehimi doldururum bittikçe..
Unut bu masayı git başkaları ile ilgilen..
Önce kendimle hesabım var. Bırak onu ödeyeyim önce..
Sonra sanada sıra gelir, hesap veririm giderken..
Kalabalığın içindeki yalnız olayım bugün.
Seslerin içinde sessizliğimi dinleyeyim..
Birde müzisyenlerin çaldığı nihavent eseri…

“Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben hâlime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime
Perde-i zulmet çekilmiş, korkarım ikbâlime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime “

Kaldır yanımdaki sandalyeyi garson.. Kimse gelmeyecek..
Bir ben, sadece ben ve yalnızca ben bana yeterim..
Klasik cevaptır bilirsin, bende söyleyeyim:
İçkim ve sigaram arkadaşım benim
Yarenlerimle meşk eder, kadehleri tüketirim
Belki biraz gülerim, sevinçlerim coşar
Sulu gözlülüğüm tutar belki, hüzünlerim çağlar
Kendimle dopdoluyum zaten, duygularım hep derin
Derinlerin arasında yokolur küçülürüm
Firarım kendimle belkide devleşirim
Korkma sakın ben sarhoş değilim..
Hoş olsamda ne fark eder?
Kendi sarhoşluğumla baş etmeyide bilirim.

Bu gece bitmez garson, hesap tükenmez
Yılların yükü bu atmadan eksilmez
Birazdan şafak söker unuturum kendimi
Çek kepengi üstüme sen, hadi git,
Kaldığımız yerden yarın devam ederiz
Güneş yine umtla doğsun üstüme
Ben yenilenirim yine Güler yüzümle…

12.06.2009
Saat:23:30


Kayıt Tarihi : 17.11.2013 20:43:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.