Cumhur Karaca

ölüm bir kırık kanat
ikincisi yok
sen daha çok kan/at

kanatsız kaldığında
kırılır gözlerin
bükülür gül tenin sanırdım
ama sadece san/ırdım

simurg!
kanatlarımız anlatamadı
kanattıklarımız kadar
kan akıttıklarımız kadar da anlaşılamadık.

simurg! şikayet değil
dağılmak hiç değil
ipinden boşalan tespih taneleri gibi
yeryüzüne döküldük yalnızca,
hepsi bu!

sakladığımız gibi saklanamadık
ama kör ebelerdik sonuçta
kendi kendimizi ebeledik
ebelemek yetmedi
inadına debeledik

ezberledik ölüm!
ezberledik içimizde ölmeyi
dışımızda ağlamayı
göz pınarlarımızı müjganlarla sıktık
sıktıkça içimizde de kanadık
kan kadar akamadık.

kan ağladı
kanat ağladı
kanatan
gitmeye can atan
ağladı
ağlayacak
ağlamalı
yüreği dağlanmalı
ama en çok dizleri de kanamalı

gözümde kan izi var
ölüm çek git başımdan
simurg anka'ya gidiyorum.
bırak kanatlarımı kırmayı
bırak kanatmayı
gözüme kan atmayı bırak.

gözümde kan izi var

gözümde göz izi olmadı
yüreğimdeki köz izinden başka

ölüm çek git başımdan
öldürtme bana kendini

Cumhur Karaca


Hikayesi:


'SİMURG
Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kuşlar, Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.
Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş. Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp; papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış) : Kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış; baykuş yıkıntılarını özlemiş, balıkçıl kuşu bataklığını. Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış. Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi 'şaşkınlık' ve sonuncusu Yedinci Vadi 'yokoluş'ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış. Simurg'un yuvasını bulunca öğrenmişler ki;
SİMURG ANKA 'Otuz Kuş' demekmiş. Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş. Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız. Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır.'
alıntıdır

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Derin mevzularda kulaç atıyor şiir...

    Boşuna gezindim yok tabiatta
    içimdeki kadar iniş ve çıkış

    Diyen şairi anımsadım doğrusu..

    Tebrikler

  • gözümde kan izi var
    ölüm çek git başımdan
    simurg anka'ya gidiyorum.
    bırak kanatlarımı kırmayı
    bırak kanatmayı
    gözüme kan atmayı bırak.

    gözümde kan izi var

    gözümde göz izi olmadı
    yüreğimdeki köz izinden başka

    ölüm çek git başımdan
    öldürtme bana kendini

    Anlatım kalem öyle sürükleyici
    etkileyici ki Cumhur kardeşin
    kaleminden bir başka okumak

  • Bu hikayeyi hep severek okumuşumdur..Tıpkı şiirinizi okuduğum gibi....Ölüm gibi duygular seslenmiş şiirden..Onun verdiği acılarla dökülmüş mısralar..Yani ölüme eş duygular hesapsızca dökülmüş mısralara...Belki sayfalar dolusu yorum yazılabilir bu şiire........Çok anlamlı ve ne söylediğini bilen bir kalemin şiiri....Kutluyorum, çok güzeldi..

  • agir ve iddiali bir siir Cumhurcum su an degil ama mutlaka dönecegim siirine can kardesim huh! dedim simdilik..

  • başarılı bir serbest şiir okudum kaleminizden tebrik ederim selam ve dualarımla