Esra Tabur

Özgürlüğü
Bir kuşun kanadından çaldım.
Uçsuz bucaksız gökyüzünü içtim
Çatlarcasına.
Elimde olsa
Mavinin binbir tonunu bulaştırırdım,
Tüm tutsaklara...

Zamanı,
Bir kelebeğin kederinde tanıdım.
Tülden kanatlarını son vuruşunda,
Ne yazın ne kışın,
Ne hiç gelmeyen baharın
Sadece son bakışın hüznünde saklı
Yapamadıklarında...
Elimde olsa
Şimdinin bestesini duyururdum tekrar
Kaçıranlara...

Korkuyu
Bir çocuğun gözyasından öğrendim.
Uykusundan sıçrayarak uyanışından.
Gündüz damlayan çiğ tanelerinin
Gece içinde çoğalışından.
Elimde olsa
Tüm korkuları zincire vurup
Tebessüm üflerdim yanaklarına.

Sevdayı
Bir yaz akşamının serinliğinde izledim.
Titreyen yüreklerin çırpınışında
Serçe kuşlarının kanatlarını seyrettim.
Elimde olsa
Sonsuza değin
Tüm sapanlarını kırıp atardım
İmkansız söylemlerin...


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Kıymetli Şaire;

    Kaleminize sağlık.

    Harika bir şiirdi

    Tebrik ederim.

    Esra Tabur

    Teşekkür ederim değerli Şair. Usta kaleminize saygılarımla.

  • "Korkuyu
    Bir çocuğun gözyasından öğrendim
    Uykusundan sıçrayarak uyanışından"

    başımdan geçenle şiirden geçenin karıştığı bu korku, daha farklı cümlelerle de kırabilirim zamanı, diyelim özgürlük,
    diyelim tanrısal bir sapanla vurulmuş sevdam.

    Şiirin kalbinde imkansız söylemler ,
    yine de beş vakit kalkıp bir pencere aralığında bir kuğu suretinde bir kumruya tebessümü üflemek sevdadır tüm yitik harflerin kanatlarına dokunmak isteyişi.

    O halde zincire vurulsun şiiri terleten Zaman, korku, hüzünde saklı kalan ne varsa ,
    bıkkınlık zemheriyle yıkansın çatlarcasına!

    Elinizde olması dileğimle.
    Saygılarımı sunuyorum

    Esra Tabur

    "yine de beş vakit kalkıp bir pencere aralığında bir kuğu suretinde bir kumruya tebessümü üflemek sevdadır tüm yitik harflerin kanatlarına dokunmak isteyişi."

    yitik harfleri tebessüm ettiren bu güzel ifadeleriniz için çok teşekkür ederim değerli şair. Elimizde olması umuduyla.