Adnan Azar

Biliyor musun giderek azalıyoruz böyle
sen bir susuşa doğru kırılarak
ben senin susuşunun ardında
nereye gitsek orada olmuyoruz
biliyor musun giderek azalıyor muyuz böyle

akmaktadır günler belki bunlar son rüzgarlardır
çünkü neye değsek ellerimiz yanıyor
yaz kimliksiz bir gülle orada kalakalmış
yaz kalsın orda çocukluğum ağlasın
burda bakışlarımızı sular boğmaktadır.


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tebesümcük....

    Delinin biri, çiviyi tersine çevirerek sivri tarafına vura vura duvara çakmaya başlamış. Onun bu halini gören başka bir deli işe karışmış: - 'Baksana, yahu! Sen yanlış bir iş görüyorsun. Bu çivi karşıki duvarın çivisi olacak galiba', demiş.

    iyi geceler....

  • yoksa.. al gazete kağıdını eline... sar peştemal gibi beline.. salına salına çık caddeye.. kırıta kırıta..ben bir şiir diktim diye böbürlen.. kime ne allasen.. netice de kendini rezil edende.. vezir edende.. yine kendisidir..
    önemli olan sanat tarihi müzesinin.. mermer sütunlarına.. adınımurç çekiç kazıyıp.. altın harf ile yazdırması ki.. yoksa halkın bağrına çıkmaz görünmez bir mürekkeblemi yazılırdı?.. okumayı okumayı unuttuk..
    bu demek değil ki.. sen bir şapşalsın... sen beceriksiz hımbılın tekisin bir şiir yazamıyorsun diyerek.. onun var olan şevkini kırmakmı lazım?
    bırakın en azından iğne tutmayı öğrensin.. bugün deli gömleği diker.. yarın dar gelen yer rahatsız edip söker orayı yamalık kor.. öbürsü gün bakmışın.. çekmiş smokinleri.. kadıköy iskelesi her kes düz yolda gider.. bu bu martıya simit atar.. budamı önemli değil.. denizler güzel yerlerdir.. midye istiridye inci olur diblerde.. dalgalar yukarı yakamoz verir.. yakamoz şiirin olmazsa olmazı.. şair buluttan yağmur koparır.. güneşten cigarasını tüttürme için ateş aparmaya çalışır bi bi prometeusdur.. sen yakmasan ben yakmasam biri yakmasak söner bu ateş..giyilmez olur bu serkisof saati koyacağın cebi ilişikte ekli yeleği dikmesek.. bence.. yoksa nedir yani.. uzakdoğudan gelen köpek derilerini kazıyıp tüylerini sentetik naylonla harmanlayıp çorap diye satan manifatura mensucat esnafı.. 5 çiftini bi gaymaya satıyor arada işportada çorbayı çıkarıyor.. sen geçmişteki gibi nakış nakış genç kız el emeği tiftik çorabı bulamazsın .. tüketim toplumu kullan at kullan at.. şarkısını cıstak cıstaka cıstak kartel şarkı eşliği tüketip atıyo çünki.. nitelik can çekişiyo hacı.. nitelik ver ordan.. al vur ötekin berikiye.. olan bu gül taze şaire oluyo.. çokmu şey bekliyo.. ilgi şefkat.. avutucu az bi tatlı söz..okşayıcı gönül alıcı name.. bu lazım yoksa.. en güzel şiir sessizliğin ortasında su akışında.. ve kurbağa sesinde.. ama herkes göremiyor çünki gözleri pörtlek değil.. mısırlar patlarkende çok güzel ses çıkarır.. bir değnek demir korkuluklara sürtülürken de ta ta ta tart tart verir.. en güzeli sağlama alıp bağlama çalmak.. bence.. bu çok güzel olur..

  • ama bizim ki sadece dostca bir tavsiye.. siz erkek adamsanız.. bacağınıza mor pantalon üzerinize pembe blüz giymemelisiniz.. belki bir zaman ispanyol paça moda idi ama bugün aynı şeyi giydiğinizde yadırganıyorsunuz.. renk uyumu önemli.. eğer güzellik.. ağarmış saçınızı civciv sarısına boyamak.. dudağınızı ruj ile belli etmek yanakları fondöten ile zenginleştirme ise.. şairde şiirinde aynı kısır döngü içre dönmemeli.. kırışık yeri varsa şiirin üstünden ütü geçmeli.. hoş görünmesi için paçayı duble yapmalı.. yoksa kimse çıplak gezmiyor herkes iyi kötü üstüne bi şey geçiriyor ama şlk durması önemli.. en üst dizede niçin bir papyon kravat olmasın.. yas tutacak ise simsiyah örtüler içre bürünsün.. ama az bir tasvir sanatı yararlanıp yüzünün peçeyi bari indirsin açık tutsun.. neden yaslı olduğunu bir kaç dizede betimlesin.. gelişme segmesinde.. düğmeleri yer yer ilikli olsa bile.. en azından bağır kısmından bir kaç düğme açık tutsun ki şiirde bahar rüzgarı estiğini anlıyalım.. gömlek yakası kolalı kollar temiz olmalı.. sonuçta ne gibi ana fikir verme amacı taşıyor.. giydiği çorabın baklava dilimlimi olması düzmü olması onun tercihi.. ancak kıyafet ile uyumlu papuç boyalı parlak olmalı.. toplum içi çıkıyorsun.. köselesi ne alemde papucun.. tabanı yürürken.. tangır tungur sesmi veriyor.. yoksa.. dımbıdı dımbıdı dım.. dımbıdı dımbıdı dım dım dım.. diye iki ileri bir geri mehtermi çalıyor bu önemli.. vücudu çok kasmasın.. kıyafet.. çok dekolte olsun açık saçık olsun demiyorum.. nefes almasın.. boğacak kadar kapalı olsun demiyorum demem bu onun tercihi.. ama efil efil esse şiir fenamı olur.. çok iyi biliyorsan sen dik demekle olmaz.. ben yokluk görmüş adamım.. şeker çuvalından pantolon dikildiği .. bedene dedenin iç donu giyildiği devri yaşadım.. rabbim yokluğunu göstermesin .. sırrımızı örtsün de.. ama az da estetik gerekir.. giyinme bir güzel giyin iki güzel ol hesabı.. bu tezgah aşkı dokumalı bence.. herkese tektip giydirip.. uzun boyluların ayağı makas ile kırpıp.. kısa boyluyu.. gerdirip sündürüp uzatıp.. kopya kağıdından geçirip aynı tip insan yapamazsınız ne kadar renk o kadar köfte bence.. yaşasın.. maydanozu soğanı ve baharatı ayarlı kıvamında pişirilmiş köfteler.. bu çok güzel çok.. yoksa tükür tükür avcuna bende yaparım köfte.. çok kuru yavan olur o yenmez.. iyi ahçı kıymayı seçecek.. iyi yoğuracak katacağı diğer malzeme oranını bilecek ateşin harını ayarlayacak.. porselen tabak ısıtılıp servis etmeli.. masada beyaz örtü.. üstünde garsona yaraşır kıyafet ve aşırıya kaçmamış makyaj lazım bak işte bu çok güzel çok..

  • poetikalara ters bir şiir :D

  • pardon hatlar karıştı.. ben yanlışlıkla.. arkadaşın yere bakarken.. ha evet şiir diyorduk.. ne olacağına biz karar vermemeliyiz.. şair kendisi karar vermeli.. boyuna posuna göre dikmeli kumaşı beğendiği renke zevke göre.. nihayetinde karşıdan bakıp yakışmış yakışmamış desekte giyecek rahat edecek o.