Yazan Adam

Her gün vakte varacak sayıklamalarla geçecek
Bir kısık sesle
Bir çığlık çığlığa
Sofradan kalkarcasına ağzı dolu kelimelerle bağıracak
Avuçları terlemiş
Sırtında yaşamak kamburuyla çocukluğumuz

Ansızın büyümekte çitlerle gövdem
Gözü kapalı ve parmakları gezinen gecenin
Sabah cezası geceden karanlık uyarılışlarımızla
Birleşerek
Ölüm sancısı kadar bir baş yapıt kıyamete ereriz

Geriden gelir sarı ışıklı güneş yontmaları
Uzun ve ince bakışlı bir yarin etekleri gözlerim
Üstümüze önce doğunun sürtünen ruhu yüklenir
Sonra şapkası önünde bir kül çınlaması ateşin sesi
Adımlarımız saygılı ve sargılı
Yarası kanat çırpanlar kadar sağlıklı olamadık ellerinde

Ellerin
Benim sesime mühürlenmiş kadar aydınlık
Çünkü yeşil kadar yatıştırır tinsel bir güç gibi
Tanrı nağmeleri yapraklar kadar düşerken heyecanlı
Özlem. Konvoylar geçirir zihnimde

Adın
Bir mevsimin dört parçasından biri
Bense bir çizgi arifesinde
İleri gitmek kadar gizemli tütsülenen baş ağrıları
Eski resimlerinde yağmur sızıntısı kalmış hüznüm
Kelimeler muğlak
Yaşam sessiz bağıran bir müphem
Zaman emir veren ellerde
Senden anlayan
Benden anlayan
Bir biz var sonsuzlukta....


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.