Sezai Karakoç

Annemin bana öğrettiği ilk kelime
Allah, şahdamarımdan yakın bana benim içimde

Annem bana gülü şöyle öğretti
Gül, Onun, o sonsuz iyilik güneşinin teriydi

Annem gizli gizli ağlardı dilinde Yunus
Ağaçlar ağlardı, gök koyulaşırdı, güneş ve ay mahpus

Babamın uzun kış geceleri hazırladığı cenklerde
Binmiş gelirdi Ali bir kırata

Ali ve at, gelip kurtarırdı bizi darağacından
Asyada, Afrikada, geçmişte gelecekte

Biz o atın tozuna kapanır ağlardık
Güneş kaçardı, ay düşerdi, yıldızlar büyürdü

Çocuklarla oynarken paylaşamazdık Ali rolünü
Ali güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar kahraman

Ali olmak bir hedef her çocukta

Babam lambanın ışığında okurdu
Kaleler kuşatırdık, bir mümin ölse ağlardık
Fetihlerde bayram yapardık
İslam bir sevinçti kaplardı içimizi

Peygamberin günümüzde küçük sahabileri biz çocuklardık
Bediri, Hayberi, Mekkeyi özlerdik, sabaha kadar uyumazdık

Mekkenin derin kuyulardan iniltisi gelirdi

Kediler mangalın altında uyurdu
Biz küllenmiş ekmekler yerdik razı
İnanmış adamların övüncüyle
Sabırla beklerdik geceleri

Şimdi hiçbirinden eser yok
Gitti o geceler o cenk kitapları
Dağıldı kalelerin önündeki askerler
Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi


Kayıt Tarihi : 22.5.2002 09:44:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Yaren Köse
    Yaren Köse

    Şiir muhteşem ben veda gecemde okudum ve o günden beri unutmuyorum ????????

  • Maviligecee
    Maviligecee

    Şiir efsane olmuş odevimde kullanıcam¦¦¦

  • Berat çelik
    Berat çelik

    Kusura bakmayın

  • Berat çelik
    Berat çelik

    Affederseniz yanlış yazdım

  • "Baharı yaz uğruna tükettik,
    Aşkı naz uğruna.
    Ve papatyaları seviyor, sevmiyor uğruna; derken...
    Ömrü tükettik bir hiç uğruna."

    Sezai KARAKOÇ