Neva Ney


Babam ve Oğlum’ filminden bir replik:
"Çocuklar büyüyünce, hayalleri küçülür mü baba?"

Evet çocuk, çocuklar büyüyünce hayalleri küçülür. Her gün biraz daha, biraz daha...
Küçülmekle kalmaz; gün be gün kirlenir, herkesten sakındığın kar beyaz düşlerin.

Daralır o vakit; evrenden büyük yüreğin. Her gün biraz daha, biraz daha…
Bir uçurum düşer göğsünün tam ortasına; dipsiz, yamaçsız…
Burkulur korunaksız yüreğin. Yüreğin üşür. Söner yıldızları gözlerinin. G/özlerin üşür . Yaz güneşi kifayetsiz ; üşür ellerin, ruhun üşür. Üşürsün işte, üşürsün...

Bir zamanlar ben de çocuktum, senin gibi büyüktüm. Zaman , mekan, mevsim, mantık kavramları tanımsız, anlamsızdı... En olmayana, en bilinmeze göz kırpar, en uzaklara ışınlardım kendimi. Öyle zevkliydi ki bu yolculuk. Hem, sözde büyüklerin o sıkıcı, yorucu yolculuklarına hiç benzemezdi.
Öyle kolaydı ki; gözlerimi kapamam yeterliydi. Çocuk olmak yeterliydi.

Uzaylı çocuklarla saklambaç oynardım rengarenk ufoların içinde. Yeryüzünde oynayacak çocuk yokmuş gibi... Ama yeryüzündeki çocuklar gerçekti ve düşte gerçeğe yer yoktu, haklıydım. Hem onlar oyun bozanlık etmez, oyunu yarıda bırakıp gitmezlerdi. Dileğimce oynar, beni hiç mi hiç üzmezlerdi.

Gerçeğe inat imkânsızı düşlerdim. Deniz kızıyla yüzer, turnalarla göçerdim bir iklimden bir iklime... Bilmezdim ben dört mevsimi. Bende mevsim hep bahardı.

Her yağmur sonrası gökkuşağından eteğim dolusu renkler toplardım. Gece oldu mu lacivert tuvalin, beyaz boşluklarına avuç avuç üflerdim; yıldızlar; yakut, safir, akik, zümrüt... parlardı.

Bulutlarda seke seke oynarken kim dokunabilirdi ki hafifliğime. Ay Dedem vardı başımda. O korur, kollardı beni; sözde büyüklerden, dipsiz uçurumlardan…

Biliyor musun, benim hiç uçurtmam olmadı....Olsun diye bir derdim de.
Düşlerim vardı. Ben bir peri kızıydım. Kendim uçardım; hiç bir uçurtmanın ulaşamayacağı yükseklerde, kuş tüyü hafifliğinde...

Kimsenin bana Polyanna’yı anlatacak zamanı olmadı. Büyükler (!) (çocukluğu aşmış küçükler) zamanı köşe bucak ararken, zaman gözbebeklerimde saklıydı. Gözlerime bakmayı kimse akıl etmedi.
Polyanna da bendim, kimse bilmedi.

...

Sonra mı?
Sözüm ona büyüdüm!
Büyüdükçe küçüldüm
Küçüldükçe üşüdüm

Iyisi mi
Küçülmek için böyle delidolu koşma çocuk
Tökezler düşersin...
Kanar çocuk dizlerin, dağ gibi yüreğin.
K/an kaybından, can kaybından ölür çocukluğun...

Sen hep çocuk kal büyüğüm!


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Keşke kar yağsaydı. Çocukluğumdaki gibi bir kar. Hiç değilse, göz için, bu pislikleri öterdi.
    Ama yağmıyor kar.
    Bundan böyle sanki hiç yağmayacak

    Neva Ney

    HER YER ve HER ŞEY beyaza bürünene kadar yağsaydı keşke...
    Derin derin solusaydık o tertemiz, her şeysiz herkessiz tertemiz havayı.

    Hoşgeldin güzellik


  • Kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insan,içindeki çocuğun sesini de susturandır.....o yüzden özlüyoruz masumiyetin,samimiyetin,içtenliğin sesini...

    Selam olsun içindeki çocuğu yaşatanlara sevgiyle...
    Okumak güzeldi,severek okumak daha da güzeldi...
    Tebriklerimi bırakıyorum sevgiyle...

    Neva Ney

    Savına ayna tutan bir söz geldi hatırıma;
    "Ben şiir yazmazsam
    Yitirir dilini içimdeki çocuk" Şükrü Erbaş.
    Sizlere katılmamak mümkün mü

    İçindeki çocuğu büyütmeden besleyebilenler sanatsal estetik bir bakış açısına sahip olabilirler diye düşünüyorum ben de.

    Iyi ki geldin Nilsu
    Yaziya anlam, değer kattın
    Sevgimlesin her daim

  • Yazıyı okumaya başlayınca filmin o muhteşem müziği çalmaya başlıyor bir yerlerde ve o muhteşem sahne...
    Yazı, o ayrı bir film. Okuyan herkesin kendi hayatından sahneler bulduğu harika bir film üstelik.
    Ne mutlu içindeki çocuğun ölmediği insanlığa, ne mutlu hâlâ büyük büyük ve masum hayaller kurabilen büyük çocuklara.
    Bizi çok uzaklara, taaa çocukluğumuza götüren bu kaliteli yazınız için tebrik ve teşekkürler Sayın Şair.

    Neva Ney

    Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.

    Saygılar

  • Çocukluğum 6 yaşına kadar Erzurum 6 yaşından sonra Akhisar'ın bir kasabasın da geçti. Köyler,kasabalar çocuklar için bulunmaz nimet. Kargılar at olur . Bir sağa bir sola koşturup dururduk. Poşete ip bağlarsanız çok güzel uçurtma olur. :) çamurla oynamak ayrı bir keyif. Hiçkimse de olmayan oyuncaklar yaparsınız. . Biz şanslı çocuklardık hep hayal kurmasını bildik. Şimdiki çocuklar hayal kuramıyorlar sanırım .
    Çocuklarımıza herşeyden önce hayal kurmayı öğretmek gerek. Bunun için de hayal kurabilecekleri bir yaşam sunmak gerek.

    Sanırım 40 yaşında bir çocuğum şairem. Hayaller çocukluk büyüklük fark etmiyor sanırım.
    Sevgilerimle

    Neva Ney

    Ne demiş Sokrates;
    "Dürüst bir insan daima çocuk kalır."

    Ne mutlu çocuk kalabilene...
    Ne mutlu o güzel yüreğe dokunabilene..

    Evet Cane, biz şanslı çocuklardık; çocukluğumuzu doyasıya yaşadık..
    Şimdiki çocukların büyük bir çoğunluğu
    ev hapsinde bir ekranin karşısında çocukluklarını yaşayamadan büyüyorlar maalesef. Maalesef

    Çocuk yüreğine en çocuksu sevgimle.

    Saygı ve selâmlarımla güzel insan.