Cumhur Karaca

güne dair bir şiir yazsam şimdi
şimdi bu vakitte
gün aydınlanır
yüzüme dolanır
dolanan ay olur
dolunay olur

şimdi geceye şiir yazsam
dışarıda kurt ulur
bilirim
yaşlı elmada kurt olur
elmada kurt zor ulur

şimdi sabaha şiir yazsam
saba makamından ezan vaktinde

aslında terse çevirmeli tüm zamanları
vakit ezan okumalı
ezan namaza durmalı mesela
hatta elma kurda ulumalı
ay doluna dolanmalı
şiir bize yazmalı

olmadı be şair
bir aşk şiiri olmalı şimdi bu vakitte
tam da bu vakitte
vakit hakikatte
ya vakit saate küsmüşse neylemeli
o zaman saba makamından türküler söylemeli
tamam da bu vakitte bize kurt döktürmezki türkü
türkü bize söylemeli
bir de yanına şimdi bu vakitte
gözlerinden yar demlemeli
yar şimdi bu vakitte
seni seviyorum demeli

/emri vaki olmasın be şair
içinden geleni söylesin/

gün güneş kırpığı
ömrüm yar kirpiği
gözlerim yar ibriği
gününe gün olmalı
gün ezana dolmalı
her ezanda dil duaya durmalı

yar!
gönlümün rahmet sağanağı
tebessüm sığınağı

/yar!
yanak kenarında ikişer çizgi
hayatımın en ucunda
dudak üzerinden izin
yatağımın başucunda/

şehr-i İstanbul'a benzettin ya beni
fethi zor fatihi tek eylenen
işte bu saatte bu vakitte
saba makamından türküsün dilimde
ezanlarda söylenen
dualarımda gizlenen

gününe gün olsun bu vakitte bu saatte
bırak dışarıda kurt ulusun
bırak şiir sana yazsın
bırak türkü sana söylesin
bu vakitte bu saatte
ezan okunsun kulağına
bir ıslık düşsün dudağına
bir de kuş kanadına
mutlu ol inadına

'kırk boğumdur boğaz
otuz dokuzunda sustum birinde konuşmadım yazdım'

-şair tamam da şimdi bu aşk şiiri mi oldu
- anladım şair, kirpiğinden gün kırptık yine sevgilinin
onu sevebilmenin coşkusu türkü söyletir hocaya
bu vakitte şimdi bu saatte
ezan anında
dünyaya gün göz açtığında

Cumhur Karaca


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • şiir yazan yüreğin susmasın,,alkışşşş

  • Bal gibi aşk şiiri olmuş be şair susup duyarak sevmek gibisi var mı?Kulakların karıncaların ayak sesini duyacak kadar hassas aşkı duyumsamak için harcadığın çaba takdire şayan.Beş mevsim olsa beşinde de eğleşilecek şiirler var sayfanızda şimdilik gidiyorum am ilk fırsatta tekrar uğrayacağım.Saygılar

  • Arife günü rüzgarlarının uğultusu hüznünde. Hemen ve kolay çaktırılmayan bu boyun büküklüğü nedendir, o nedeni anlamlıdır.

    Geceler bazen tek kişinin tutsağı olurlar.
    Karanlığın eli kolu bağlanmıştır. Şair söyler geceye yaslanır söyledikleri.

    Biliriz bu şair saba'yı çok sever. Sabah vakitlerinde elleri otomatikmen duaya açılır. Gün ile gecenin statejik bağ zamanında parmaklarından ve dilinden gündüz için misyon dökülür.

    Dualar bazen de dileyen dilden gururlanırlar.
    DULAR BAZEN DİLEYEN DİLDEN ANLAM KAZANIRLAR.

    HER VAKİTTE.

  • kelimelerin ciddi ciddi köşe kapmaca oynadığı, bazen şairin kendisiyle hasbihal ettiği ve ama en çok isyanına yenildiği dizelerden vakıf olduğumuz bir gerçek....şiirde kelime tekrarlarının farklı normlarda sunulması elbette ki zeka ürünü...benim asıl takıldığım nokta şurası; Karaca eski şiirlerinde tamamen halka seslenip, şiirlerini cd formatında kurgulamuş bir şairken şimdi neden kendi iç sesinden kaçıp daha ağır şiirlere yöneliyor! oysa onun tarzı kapalı şiirden çok, olabildiğince açık, net ve halka direk seslenen şiirler diye düşünüyorum...bugün ses düzeyinde dinlenen İbrahim sadri, Bedirhan Gökçe gibişairlerin şiirlerine baktığımız zaman tamamen ticari kaygı ile yapılmış acitasyonu bol ama halkın büyük bölümünün dinlediği, sevdiği, sahiplendiği arabesk şiirler...eğer Karaca ses olarak yürüyecekse kapalı şiirden uzak durup sadece sese yönelmeli ve bu manada kendine yeni ufuklar açmalıdır....belki biraz da iç sesinden uzaklaşıp topluma yönlenmelidir.

    kitap için başarılı bir eser, hedef halksa o zaman eski tarzı yeniden canlandırmalı.

    ( ben o halktan değilim belki ama naparsınız ki halkın tercihi kolay anlaşılır şairler )

    esenlikler.

  • Dinleyesim geldi söylemek istediklerimin arasında....Desem ki içimdeki hüzünler gülümser, sevdayla akan ırmakların arasında..Hepsi birbirine benzer..Kutluyorum...