Barut Can

Hüzünlü türküler dinliyorum artık
Tellerden dökülen acı nağmeler
Kadehimin baş döndüren kokusu
Sigaramın dumanıyla dost bu aralar…

Saatin yelkovanı akrebine dargın
Zaman ayrılığı gösteriyor artık
Bu hayatta herkes nasibini alır ya
Bizim nasibe yanlızlık düşüyor bu aralar…

Güneşin batıdan doğması gibi
Ayın gökyüzünde kararması gibi
Leyla ile mecnunun çölde buluşması gibi
Önümde hep imkansızlıklar bu aralar…

Aşkınla asırlık bir çınardım,
Döküldü yaprağım ,kurudu dallarım
Göç etti baharda dalıma konan kuşlarım
Ömrümde mevsim kış bu aralar …

Deli gönül vuslata hasret
Tüm sözlerin yalanmış , dost , düşman etti hayret
Umut yok , vücutta kalmadı gayret
Hiç takatim yok bu aralar …

En güzel melodiydi kulağımda sesin
Dünyamı aydınlatan ışıktı gözlerin
Beklemezdim ama çok derinde vurduğun hançerin
Kan revan içinde sırtım bu aralar…

Olmadık zamanda bana seni sorarlar
Farkında olmadan yarama tuz basarlar
Meskenim oldu karanlık köşe bucaklar
İnsan içine çıkasım yok bu aralar …

Terkedecek deseler gülüp geçerdim
Sevmiyor diyeni düşmanım bilirdim
Dağımdın; sana koşulsuz güvendim
Dağlarıma kar yağıyor bu aralar…

Bende kalan tek emanet can bu bedende
Sahibi alacak onu da zamanı gelince
Her sabah yeni bir umutla uyanırken bende
Artık hiç uyanasım yok bu aralar…

Bu hayatta çok kavgalar ettim , çok yara aldım
Düşmedim yere ,dimdik ayakta kaldım
Dostu ,can bildiğimi ben hiç satmadım
Dost , düşman kim belli değil bu aralar…

Şikayet etmedim bir gün olsun kimseyi rabbime
Beddua almadım, ah etmedim düşmanıma bile
İsyan değil haşa , küçük bir sitem benimki sadece
Bu can tene ağır geliyor bu aralar…

14.12.2017- BaRuT


Kayıt Tarihi : 15.12.2017 09:19:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.