Turgut Uyar

Kısacık yoğun bir akşam
herkesin yüzünün bir anıya karıştığı
yoğun bir akşam
bana bir memur gibi davrandılar hastanelerde
ve bir intihar üstüne söylenti
bütün kıyıları dolaştı durdu
kısacık bir akşam

Kısacık serin bir akşam
kelebeklerin atlarla yarıştığı
yoğun bir akşam
bazı mektuplar damgalandı postanelerde
oturuldu bir takım şarkılar söylendi
bir adam bir kadının kapısını vurdu
kısacık bir akşam

Neyi söylesem bir kahramanlıktı
içinde azıcık buluştuğumuz
bir bulutla bir kağıt peçete arasında
kısacık yoğun bir akşam
şaşırdım hüznümü nerelere bıraksam
bir yanda kasıklarımın sarsılmaz gücü ve
kısacık yoğun bir akşam

Her şey bir unutkanlıktı
arada bir deliler gibi kavuştuğumuz
tüfekle vurulmuş bir parsın yarasında
kıcacık yoğun bir akşam
biliyordum bir soğuktu nereye varsam
bir yanımda bir el bir yanda vazgeçilmez bir sancı ve
kısacık yoğun bir akşam.

Kim karıştırdı gerçekliğine
yaşadığım sonsuzluğun
ve oturuldu bir takım şeyler söylendi
imla kurallarıyla mutsuzluk üstüne
kısacık bir akşam
duraladım ne yapsam

Kim karıştırdı gerçekliğine
su terazilerindeki ensizliğin
ve fotoğraflar çekildi ben çıkmadım herkes eğlendi
araba vapurlarıyla denizsizlik üstüne
kısacık bir akşam o kadar kısa ki bir akşam

yüzümü suyun ardında buldum
kıyılar bu yüzdendir öyle dediler
kısacık yoğun bir akşam
serin bir akşam öyle söylediler...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • ''Çok daha güzel şiirleri var şairin...(Saadet Ün 1)


    Saadet Hanım;

    Lütfen şu çok daha güzel bulduğunuz şiirlerinden bir tnesini
    asabilir misiniz?(Şimdiden teşekkür ediyorum)'






    Sayın Demirkır

    Polemiğe gerek yok...
    Eğer siz gerçekten okumak istiyorsanız Turgut Uyar'ın şiirini, kendiniz arayıp bulun ve okuyun derim...

    Başka da söz istemem...
    (yani cevap vermenizi beklemiyorum)

  • bizim bir abimiz vardı.. o sözünü ettiklerin için teolojik süt kuzucukları derdi..Bari filibeli ahmetin osmanlının son zamanlarında yazdığı birisi mukayeseli teoloji dersleri niteliğinde ''Allahıinkar mümkün mü ''kitabını diğeri sefa kaplanın matrix in ilk nüshası addettiğitelojiler arsı bir astral seyahatı anlatan amak ı hayal romanını okusalardı..

    o zaman belki aynı dili konuşurduk onlarla..haklısınız naci bey

  • Bu arada günün şiiri değişmiş arkadaşlar...saat 12 yi geçmiş..sabah yeni şiirde görüşmek üzere..iyi geceler

  • Turgut UYAR: ‘ Bunaltı felsefenin vardığı sonuç. Belki o kaçınılmaz sonuç, Marx’ın felsefeyi aksiyondan ayırmayan devriminden sonra soyut felsefe bir iç çöküntüsü geçirecekti elbet. Varoluşçuluğun yüzeyde bile olsa yayılması yeni bir aşama sayılmalı dünyamızda. Bunaltı. Çağımıza çok uygun bir duygu. Felsefe dışında doğrudan doğruya yaşamadan gelen çeşitli nedenleri olabilir. Ama sonunda yine de bir düşünce macerasıdır.’