Yazan Adam

Vaktin seslendiği, dilimizin pelesenk olduğu gümüşlükler gördüm
Gençti ırmak serinlikleri, akışkan ve gebeyken ahrazlığa
O kıdemli yılların sarmaladığı
zehrinin sürüklediği
iniltileriyle bir akşamın yan yatırılmış kaldırım taşlılığı
vardı üzerimde

sabah içli uyanırdık mazeretim ve ben
akşamın ter döken hali avuçlara zerk edilirdi
tabuları raksın sevişken yapışkanlığındayken
biz yola dargındık
aşka kenarda el açınca ruhu tutuşanlardık
eğilmiş
konuşabildiklerimizle
bir kez elinin değdiği yerlerde olabilseydik

Tanrı cömert seçer aşıkları
Kalbi kırıkların bedestenleri yakut rengindedir
Leylak kokularınca çevrili
Şehrin o yatık bedenleri


Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.