Nurullah Genç

Gittin; dünya bir kafes, devâ mahpus, söz ketum
Gittin; çekildi suyu can nehrinin; kaldı kum
Doruklarda bahardın, derinde servi boylu
Muhabbet savaşçısı, yiğit, cihangir soylu
Göklere yönelirdin gece gündüz, susardın
Zamana defineler verip mekânı sardın
Bu gün hüznün hayale kuyu kazdığı gündür
Bu gün kederden sabrın bile bezdiği gündür

Yetim kalmış çiçekler sana meftun bakardı
Yuvanda gülkurusu bakışların kokardı
Tenhada çoğaltırdın gözlerini kimsesiz
Gözlerin başkaları için ağlardı sessiz
Bereket dağıtırdın çocukların kalbine
Sonbaharına erip döndürüldün Rabbine
Bu gün ötenin bir dost eli sezdiği gündür
Bu gün samanyolunda aşkın gezdiği gündür

Kör bakmayı bilmezdin; özde ruhun yanardı
Rüzgâr, yağmur ve güneş seni meczup sanardı
Şimdi yansın kapılar, pencereler kırılsın
Vadiyi sel götürsün, dağ ikiye yarılsın
Öncü bir kıyametten geçtiğin ândı ölüm
Sen rüyadan uyandın; senden uyandı ölüm
Bu gün kardelenlere kanın sızdığı gündür
Zamanın ezberini yine bozduğu gündür

Ân gelir, seni nâçâr kılan dert nîran olur
Alıcı kuşlar gibi vurulup vîran olur
Yedi iklimden sorar düşlerini yârenler
Buhurdanlıkta taşır hâtıranı erenler
Kırlangıç yuva yapsın şimdi lâlezarına
Erguvan tohumları ekildi mezarına
Bu gün kovulmuşların katran süzdüğü gündür
Bu gün toprağın alevleri üzdüğü gündür

Bu mezar taşı kime ne söylüyor; bu yıldız
Bu gök, yaralı bulut, çâresizlik; bu ıssız
Ülkenin hangi dağı, ovası şimdi benim
Seninle sessizliğin koynuna girdi tenim
Âh kırılan ellerim, ah çürüyen kanlı göz
Bir cefâ girdabında dalgalanıp yandı öz
Bu gün fırçanın kalbe diken çizdiği gündür
Matemin bir şairi lif lif çözdüğü gündür

Her yüzde bir tebessüm oluyor filizlerin
Haramilerde bile ışıldıyor izlerin
Nâm yurdunda gölgeydin, merhamet burcunda dev
Sokak garip; münzevi bir rüyada şimdi ev
Hicrana varan yolun her köşesinde serap
Şehir şehir ürperiş, ülke ülke ıstırap
Bu gün bir kelebeği dağın ezdiği gündür
Bu gün kalemin “eyvah” diye yazdığı gündür


Kayıt Tarihi : 24.12.2006 01:01:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • başarılarınız daim olsun üstad

  • Sevgili adaşım, sevgili üstadım, saygıdeğer ustam.Bu güne nasipmiş sizin ilk şiirinizi okumak.Babasını ebediyete uğurlayan ben,şiirinizle birdaha daldım okyanuslara...
    EY ULU ÇINAR
    BENDE HİCRAN İÇİNDEYİM, BABAMIN YOKLUĞUNDAN,
    İLHAM ALDI YÜREĞİM, ONUN ŞAİR RUHUNDAN.
    VARLIĞINDA KOCA, BİR DAĞA YASLANIRDIM,
    ONU GÖRMESEM BİLE, GÖLGESİNDEN TANIRDIM.
    O BENİMDİ, YILDIZIMDI, MEHTABIMI AYDINLATAN,
    O BENİMDİ, GÜNEŞİMDİ, HAYATIMA RENK KATAN.
    BEN ONUNLA VAR OLDUM, SEBEBİMDE VARIMDI,
    HER HALİMİ PAYLAŞAN, BENİM MİHMANDARIMDI.
    ANDIKÇA KOCA ÇINARI, NEFESİM DARALIYOR,
    RUHUM, BENİDE AL YANINA, DİYE YALVARIYOR.
    RABBİM SABRINI VERSİN YÜREĞİMDE HİCRAN VAR...
    ALLAHIM BABALARIMIZIN RUHUNU, LÜTFEN CENNETİNLE SAR...AMİİİN.Nurullah Muslu... çok duygulandım göz yaşları içinde yukarıdaki şiiri kaleme aldım...
    Mekanları cennet olsun.
    Yüreğinize sağlık Üstadım.Saygılarımla.Nurullah Muslu

  • Babalar Güzeline Mersiye

    Gittin; dünya bir kafes, devâ mahpus, söz ketum
    Gittin; çekildi suyu can nehrinin; kaldı kum
    Doruklarda bahardın, derinde servi boylu
    Muhabbet savaşçısı, yiğit, cihangir soylu
    Göklere yönelirdin gece gündüz, susardın
    Zamana defineler verip mekânı sardın
    Bu gün hüznün hayale kuyu kazdığı gündür
    Bu gün kederden sabrın bile bezdiği gündür

    Yetim kalmış çiçekler sana meftun bakardı
    Yuvanda gülkurusu bakışların kokardı
    Tenhada çoğaltırdın gözlerini kimsesiz
    Gözlerin başkaları için ağlardı sessiz
    Bereket dağıtırdın çocukların kalbine
    Sonbaharına erip döndürüldün Rabbine
    Bu gün ötenin bir dost eli sezdiği gündür
    Bu gün samanyolunda aşkın gezdiği gündür

    Kör bakmayı bilmezdin; özde ruhun yanardı
    Rüzgâr, yağmur ve güneş seni meczup sanardı
    Şimdi yansın kapılar, pencereler kırılsın
    Vadiyi sel götürsün, dağ ikiye yarılsın
    Öncü bir kıyametten geçtiğin ândı ölüm
    Sen rüyadan uyandın; senden uyandı ölüm
    Bu gün kardelenlere kanın sızdığı gündür
    Zamanın ezberini yine bozduğu gündür

    Ân gelir, seni nâçâr kılan dert nîran olur
    Alıcı kuşlar gibi vurulup vîran olur
    Yedi iklimden sorar düşlerini yârenler
    Buhurdanlıkta taşır hâtıranı erenler
    Kırlangıç yuva yapsın şimdi lâlezarına
    Erguvan tohumları ekildi mezarına
    Bu gün kovulmuşların katran süzdüğü gündür
    Bu gün toprağın alevleri üzdüğü gündür

    Bu mezar taşı kime ne söylüyor; bu yıldız
    Bu gök, yaralı bulut, çâresizlik; bu ıssız
    Ülkenin hangi dağı, ovası şimdi benim
    Seninle sessizliğin koynuna girdi tenim
    Âh kırılan ellerim, ah çürüyen kanlı göz
    Bir cefâ girdabında dalgalanıp yandı öz
    Bu gün fırçanın kalbe diken çizdiği gündür
    Matemin bir şairi lif lif çözdüğü gündür

    Her yüzde bir tebessüm oluyor filizlerin
    Haramilerde bile ışıldıyor izlerin
    Nâm yurdunda gölgeydin, merhamet burcunda dev
    Sokak garip; münzevi bir rüyada şimdi ev
    Hicrana varan yolun her köşesinde serap
    Şehir şehir ürperiş, ülke ülke ıstırap
    Bu gün bir kelebeği dağın ezdiği gündür
    Bu gün kalemin “eyvah” diye yazdığı gündür


    Şiirinizde canım babamı ebediyete uğurladığımız günü hatırlattınız. Bütün babalara Rabbimden rahmet diliyorum.Saygılar...

  • Kalplerde yer bulan,mısralara yol olan,duygulara tercüman olan 'bir gün' nasıl anlatılabilirse en güzel halini hasretle gidenin ardından bulmuş şiirinizde.Tek cümle Allah razı olsun,yürekten gelenleriniz kaleminizde nihayet bulsun efendim.

  • Okudukça insanı duyguların zirvesine çıkarıp ve farklı hülyalara götüren bir şiir. Güneri Yıldız