Nurullah Genç

Bu şehir böyle değildi eskiden
Bir buzullar denizi, gölgeler ülkesiydi
Hangi el dokundu dudaklarına
Hangi gözyaşları intizar ile
Yıkadı bu şehrin karanlığını
Ne kadar güzelmiş akşam, ikindi
Gecesi bir rüya, sabahı bayram
Bu şehirde her şey bembeyaz şimdi

O müstear şarkı
Su yüzlü dilâ
Kim bilir hangi evde, hangi sokağındadır
Belki de hanların otağındadır
Ayın pırlantası
Yıldızın hası
Gezginlerin hâlâ bulamadığı
O mahmur yürüyüş
O gök cilâsı
Kim bilir, belki de Kafdağı’ndadır

Sorsaydım bu şehrin aynalarına
Sizin de başınız döndü mü bir gün
Karardı mı gözleriniz ansızın
Uğradıysa kalbe bir bahar, bir yaz
Belki de yüzünden yayıldı onun
Ankara’ya vardığımda bembeyaz

Eskiden böyle miydi bu şehrin kuşları
Dalgaları bulur kan denizinden
Taşırlardı ıssız bahçelerine
Şimdi her birinde Leyla tutkusu
Rüzgârı alarak kanatlarına
Bakıp bakıp uçuyorlar bir yere

Rüyaları böyle miydi eskiden
Ölüm esrarengiz prangalarla gelir
Takılırdı şehrin ayaklarına
Şimdi kapılarda Züleyha çiçekleri
Pencerelerde leylâk
Ateş bile mutlu, serin mi serin
Ey ruhumun kalbi
Kalbimin ruhu
Hasret yalnızlığın duvağını açıyor
Yokuşlarda gülümsüyor gözlerin

Beyaz bir uçurtma, beyaz bir bulut
Işıldayan bir yay
Ve bir dolunay
Az kaldı dağların küçülmesine
Ey kalem onu yaz, onda beni yaz
Biliyorum; sesler susacak: Hep o
Görüntüler kaybolacak: Yalnız o
Ankara’ya vardığımda bembeyaz


Kayıt Tarihi : 24.1.2009 23:28:00
Hikayesi:


Bu şiir, Altındağ şiir akşamlarından dönerken kaleme aldığım 'Ankara'dan Ayrılırken Kırmızı' şiirinin ilhamıyla yazıldı. Acaba ayrılırken kırmızı olan gittiğimde ne idi diye düşününce doğdu.
Ankara'ya şiir yazmak zordur sanırdım...Lakin o gün hem o program, hem de dönerken ufuk öylesine güzeldi ki, Ankara şiirlerine dönüştü...
Selam ve sevgilerimle.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • başarılarınız daim olsun üstad

  • Selamların en çoğu size olsun üstadım. Yüreğiniz yüreğimiz olsun, hislerimize tercüman olmuşsunuz yine. Ufkumuzu alışılmadığın ötesine taşıyorsunuz. Minnettarım. Saygılarımla, Güneri Yıldız

  • Harika bir serbest şiir okudum hocam usta kaleminizden. Serbesti bu kadar güzel yazmak hececi için zor olsada, usta olunca zor diye bir şey yok demek ki. Kutluyor, en derin saygılarımı sunuyorum değerli kalem. Herşey gönlünüzce olsun.

  • Bir Ankara aşığını daha çok mutlu ettiniz. Benim de Ankara denince ilk aklıma gelen renk beyazdır. Selam ile...

  • Her eserin bir müessire ihtiyacı vardır.

    Kimi zaman batındadır bu müessir… Duygular ve hayaller gibi…

    Kimi zaman zahirde… Şair gibi! …

    Şairin ruhu tutuşmadığı müddetçe veya ruhunu tutuşturacak bir hayal ve duyguya ram olmadığı müddetçe kalemini oynatsa da eserler yapmacık olur.

    Şiir kendisini okutur. Kendisini okutan ve okuyana haz veren şiir duyguların tercümanı olan şiirdir. Kötü bir şiir iyi okunmaz. Okunsa da tat vermez. İyi bir şiir ise kötü okunsa bile tat verir. Hatta iyi bir şiir kötü okunmaz. “Hâlis bir şiir fenâ okunabilir, lâkin sahte bir şiir iyi okunamaz” diyen Yahya Kemal Beyatlı ne güzel der.

    Şiirlerinizin iyi bir okuyucusu olmaya çalışıyoruz üstadım naçizane…

    Şiirlerinizi okuyor ve ruhlarımızı besliyoruz.

    İlhamımızı alıyoruz…

    Selam, saygı ve muhabbetlerimle