Yasin Sarıahmet

Rüya ki nebiyi miraca taşıyan Burak.
Sımsıkı yakaladı beni kollarımdan.
"Yokluğu al" dedi yanına "varlığı dünyada bırak".
Geçiş yok başka türlü bu kıldan ince kapıdan.

Alem-i rüya kat kat, hepsinde ayrı boyut.
Bir meyve sunuyor bana şeffaf "haydi yut".
Yapış boşluğa, bir dizgin gibi onu elinde tut.
Azad vakti zamandan ve kopuş mekândan.

Birinci kat;
Uzanıyor bir merdiven önümde uçsuz semaya.
Her adımda bir gök aşar gibi başlıyorum koşmaya.
Yıkılıyor basamaklar varmakta iken son noktaya.
Düşünce üzerine tüy bir kuşun kanadından.

İkinci kat;
Alemler akıyor alemlerin içinden.
Ve geçiyor her biri bir iğne deliğinden.
Milyarlarca güneş, trilyonlar aşan gezegen.
Nasıl var olmuş anladım bir toz bulutundan.

Üçüncü kat;
Kürek kemiğim elimde, toprağı yarıyorum.
Vara vara bir ölünün soluğuna varıyorum.
Maddenin üstünde bir maden arıyorum.
Küf tutmuş kemiklere can verecek yeni baştan.

Dördüncü kat;
Güneşe uzanırcasına semaya kalkmış eller.
Dua, ağından ince örümceğin bir nakış işler.
Fezada ışıktan ve sesten tekmil belirişler.
Her günah mesul kendi tövbe-i istiğfarından.

Beşinci kat;
Ahşap bir konağın kapısına yürüyorum.
Camlarında çığlık atan suretler görüyorum.
Cisimsiz varlıkların düğününe giriyorum.
Kayıyor parmaklarım bir hayaletin çarşafından.

Altıncı kat;
Yürüyor dağlar üzerine okyanusların.
Sönüyor yıldızlar, kopuyor ipi fezadan ayın.
Ölü fışkırtıyor toprak, her kelle bir mayın.
Afetler silsilesi patlıyor kıyamet ufkundan.

Yedinci kat;
Uykuda yaşayanlar, yalnız ölüler uyanık.
Feryatlar ayyukta, göz yaşlı, bağırlar yanık.
Ben miyim bu dehşetli güne tek canlı tanık?
Anne kaçıyor özbeöz yavrusundan.

Sona erdi alem-i rüyada böylece serüvenim.
İster gerçek bil dedi gördüklerini istersen vehim.
Ürküttü çarpıntısı bahçedeki kuşları, kalbimin.
Bir kutlu ses ile doğruldum yatağımdan.


Kayıt Tarihi : 12.10.2018 18:07:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Lailaheillallah diyor yaban çiçeği.
    İçinde alemi ışıltan güneş bir zerre.
    Beyazdır kabirlerde kalabalıklar.
    Yeşil ile karalar b/ağlayanlar içi içe.
    Hiçbir şey arka kanadında burağın.
    Yoksulluk içinde yaşarken insan.
    Ama sen zengin mi zenginsin diye fısıldıyor bir ses.
    Dolu dolu yalnızlık derdinle.
    Duvarlar arasında salası verilen.
    Sadece şey demek için bu hayat?..
    Bağışla çok lezzetliydi bu hayal.
    Yanağını yanağına dayamış çocukluğun.
    Ve belki sen onları saklıyordun hala
    Erik ağacından düştüğünde cebinde kalanlar gibiydi salavatların.

    Nasiplendik elhamdülillah.
    Aşkınız daim olsun.
    Yüreğinize sağlık.
    Allaha emanet olun.
    Selam ve dualarımla.
    Hoşça bakınız zatınıza.

    Yasin Sarıahmet

    nasiplenme her vesile ile karşılıklı efendim.

  • manevi derinliği oldukça yoğun bir şiir olmuş, Ahiret inancının her karesi resmedilmiş şiirde şairi en içten dileklerimle kutluyorum

    Yasin Sarıahmet

    teşekkür edrim efendim varolunuz.

  • Derinlikli şiirlerinizde bazen okurken kendimi kaybediyorum.

    "Yokluğu al" dedi yanına "varlığı dünyada bırak".

    Kürek kemiğim elimde, toprağı yarıyorum.
    Vara vara bir ölünün soluğuna varıyorum.
    Maddenin üstünde bir maden arıyorum.
    Küf tutmuş kemiklere can verecek yeni baştan.
    Bu dörtlüğü ayrıca beğendim.

    Acaba beşinci kıta bundan sonra gelmese mi? Kafiyeler aynı bittiği için ses ahengini bozuyor. Araya bir farklı dörtlük nasıl olur? Sesleri biraz yumuşatsak... Çok anladığımdan değil bende kalan etkiden bahsediyorum...

    Selamla...

    Yasin Sarıahmet

    5. kıta ile ilgili çok haklısınız bir tereddüdüm vardı o noktada zaten şiirin o bölümünde bir uyak kısırlığı varmış etkisi oluşuyor.yeniden derleme yaptığımda ilgileneceğim teşekkür ederim dikkatinize.

  • Eğer aklım beni yanıltmıyorsa sekizinci katta vardı..varamadan uyanıvermiş şair. Şiir güzeldi.

    Yasin Sarıahmet

    teşekkür ederim efendim ben denizin gücü 7 kata bile zor yetti.

  • Yüreğinize kaleminize sağlık. Kutluyorum sizi..

    Yasin Sarıahmet

    teşekkür ederim efendim var olunuz.