Abdullah Yaşar Erdoğan 2

ACI TARİH

Cahilce yaklaştık kendi tarihimize,

Hainleri kahraman diye bilir olduk.

İsimlerini yazdık sokak caddemize,

Hainlerin candaşları bilinir olduk.

Tarikler kötüyse Mevlevilik niye var,

Onlar için hep açıktır bütün kapılar,

Kalenderidir Sünni-Türkmen sayılmazlar,

Bazı tarikatlar ile yellenir olduk.

Selçuklu dönemi bin iki yüz kırklarda,

Moğol zulmü Anadolu topraklarında,

Şems’de Anadolu’ya gelmiş o yıllarda,

Şems’le Mevlana aşkında yükselir olduk.

Farslı tarihçi İbn-i Bibi de yazıyor,

Şems taraftarı Kayseri’de can alıyor,

Ahi Evren ocağı talan ediliyor,

Zalimi âlim sayıp keyiflenir olduk.

Mevlana Celaleddin Rumi Fars denildi,

Moğolların adamıdır diye bilindi,

Baycu Noyan’a evliyadan diyebildi,

Her tatlı söze inanıp izlenir olduk.

Mevlana, Ebu Hanife eşkıya dermiş,

Cengiz Han’ı yüce bir mertebede bilmiş,

Kayıtsız şartsız Cengiz’in emrine girmiş,

Beyitleri dinledikçe dillenir olduk.

Mevlana, Fihi Ma Fih Cengiz Han’ı över,

Onu insanlık üstü vasıflarla sever,

Sünni Alimlere her beyitte bin söver,

Tarihin kor kuyusunda küllenir olduk,

Onbeşlik cariye Şems’e odalık olmuş,

Şems ki o zamanlar altmış eşe yol bulmuş,

Zevk-ı safa Şems ile Konya’da sunulmuş,

Acı gerçeği duydukça dertlenir olduk.

Moğollar ona Şehhü’ş-Şuyuh’ir Rum dermiş,

O en büyük şeyh, en büyük âlim bilinmiş,

Nasreddün Hoca’ya da düşmandı denilmiş,(1)

Gerçekleri öğrenince dellenir olduk.

Gel ne olursan ol gel değil onun sözü,(2)

Dünyaya meyli olup hırs bürümüş gözü,

Bu hırsı Şems ile eğri gösterir düzü,

Biz ahir hesabımızda kirlenir olduk.

Mevlana müridi katil Nureddin Caca,(3)

Ahi Evren’i katletti barbar hunharca,

Ahilere de saldırdılar defalarca,

Gerçekleri öğrendikçe gizlenir olduk.

Alaaddin Çelebi Mevlana oğlu denir,

Ahi Evren haklı diyerek meyillidir,

Babası ölümü için ferman vermiştir,

Her acıyı da tattıkça bilenir olduk.

Kerra Hatun’un kızı Kimya hatun solmuş,

Alâeddin, üvey kardeşe âşık olmuş,

Mevlana, o kızı Şems’e hediye sunmuş,

Sapkınlıkta da zirvede gezinir olduk.

Alâeddin, Mevlana’nın bir yarısıdır,

Kerra, Mevlana’nın ikinci karısıdır,

Kimya Hatun da Kerra’nın öz evladıdır,

Şems, altmış beşine gelmiş kirlenir olduk.

Mevlana ki Hululiyedendir bilinmez,

Hululiyeciler de Zerdüşttür sevilmez,

Ebusuud Efendi Mevlana’yı sevmez,(4)

Hulul felsefesi ile hâllenir olduk,

Ben insanlık mescidiyim deyip zırvalar,

Kendini hak Peygamber görüp öyle yazar,

Hz. Ali’yi ilah derecesinde sayar,

Sapkınların yollarında dillenir olduk.

Mevlana antifeminist diye bilinir,

Çengici Tavus ile her gece eğlenir,(5)

Mecusilerde kadın aşağılıktır denir,

Gerçek tarihi yapmaya özlenir olduk.

Ahilik ölünce kalkınma son bulmuştur,

Cahil bir toplum zanaatsız yok olmuştur,

Tarihi bilmeyen beyinler hep solmuştur,

Gerçekleri de bildikçe güçlenir olduk.

Şeyh uçmaz müridleri uçurur demişler,

Onlardan insanüstü haller beklemişler,

Olmazları olur elbet diye bilmişler,

Taşın üstünde topraksız çillenir olduk.

Mevlana ve ailesi İran’da özeldir,

Edebiyat dünyası için de elzemdir,

Mest-i Aşk filmi ortak bir projedendir,(6)

Saide Kuds’u Kimya’da gezinir bulduk.(7)

Gerçekler acıdır, kabulu zor bilirim,

Tarih sayfaları var gez diyebilirim,

Darı beyinlere ağır gelebilirim,

Araştırıp gerçeği söylenir olduk.

Araştırmacı-yazar-şair Abdullah Yaşar Erdoğan

1- Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi üyesi Orta Çağ Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Mikail Bayram’ın ‘Sosyal ve Siyasi Boyutlarıyla Ahi Evren-Mevlana mücadelesi’ adlı kitabından alıntıdır. Mevlana bir beytinde Nasreddin Hoca’ya ‘Ey eli ayağı olan Hace (Hoca), kaza ve kederle ayağın kırılmıştır. Sen çok gönüller kırdın, cezan karşına çıktı ve belanı buldun’ derken, Nasreddin Hoca ise Mevlana’ya ‘Eş ekşi suratlı. Arkamdan aleyhime kötü sözler demişsin. Kerkesin ağzı daima necis kokar’ demiş

2 - Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programının dün akşamki konukları Profesör Doktor İlber Ortaylı ve gazeteci Murat Bardakçı’ydı. Program izleyenlere hem keyifli bir tarih sohbeti sundu, hem de yanlış bilinen birçok konu aydınlatıldı. Bunlardan biri de Mevlana’nın olduğu söylenen ve hoşgörünün simgesi olan “Gel ne olursan yine gel” rubaisiydi…

Ortaylı “O Mevlana’ya bir yakıştırmadır. Bu söz onun hiçbir kitabında yoktur” dedi. Ortaylı’ya göre bu rubaiyi söyleyen Ebu Sait Ebul Hayr ya da Hamûli’nindir. Prof. Dr. İskender Pala ile Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıça göre de bu dize Mevlana’nın hiçbir kitabında yer almamıştı. Şiir, Orta Asyalı ünlü sufi Ebu Said Ebu’l Hayr’ındı.

3 - Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi üyesi Orta Çağ Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Mikail Bayram bir T.V programında (Cevizkabuğu). Bacıyan’ı Rum adlı kadın teşkilatının lideri ve Ahi Evran’ın eşi Fatma Bacı’ya yapılan bu çirkin saldırılar, Mevlana’nın tavsiye ettiği ‘geniş gönüllü olmak, kim olursa olsun insanları sevmek’ gibi savunmuş olduğu temel felsefesiyle tam bir çelişki arz eder. Tavsiyelerine göre kendisi de geniş gönüllü olması gereken Mevlana, oğlu Alaadin Çelebi tarafından rededilmiş, öz öğlu Mevlananın rakibi Ahi Evran’ın yanında yer almıştır.

4 - Ebussuud Efendi’nin fetvası çok nettir; “Bir kimse Mevlana’nın Mesnevisini okumak, Kuran’ı okumaktan daha faziletlidir, zira Mesnevi Kuran’ın özüdür dese” kâfir olur ve katli helal olur!

5- Vezir Ziyaeddin Hanında Tavus adında harp çalan bir hanım vardı. Sesi de çok tatlı ve gönül okşayıcıydı. Gönülkapıcı ve benzeri az bulunur bir kadındı. Saz çalmasındaki maharetinden ötürü bütün âşıklar onun esiri olmuşlardı. Tesadüfen bir gün Mevlana hazretleri o hana girip tavus hanımın odasının karşısına oturdu. O sırada Çengici Tavus cilve yaparak Mevlana’nın huzuruna gelip baş koydu, sazını Mevlana’nın eteğine vurup onu kendi hücresine davet etti. Mevlana Hazretleri icabet buyurup sabahın erken saatlerinden ta akşam namazına kadar onun odasında namaz ve niyazla meşgul oldu. Mübarek sarığından bir gez miktarı kesip Tavus hanıma verdi. Cariyelerine de kırmızı dinarlar bağışlayarak oradan hareket etti.”Görülüyor ki Mevlana çalgıcı bir kadının odasında gün boyu kalıp keyifli saatler geçirebilmektedir.

6 – “Mest-i Aşk” Hande Erçel’in rol aldığı bir film olup Türk-İran ortak yapımıdır.

7 - İranlı yazar Saide Kuds, Mevlana’nın üvey kızı olup Kerra Hatundan olma “KİMYA HATUN” un anlatıldığı bir roman yazarıdır. Kimya Hatun’un Alâeddin ile olan aşkı ele alınmış ama Şems Kimya Hatun’u isteyince Mevlana’nın 15 yaşındaki üvey kızı oğlu yerine 65 yaşındaki Şems’e vermesini konu alan bir kitapta güzel işlenmiş. Veysel Başçı tarafından çevrilmiştir.2006 Parvin Etesami Edebiyat Ödülünü almıştır.


Kayıt Tarihi : 22.2.2020 20:40:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.