Orhan Alkaya

acının gri saatlerinde yüzüyle gelirdi
ansızın ve kanatlarına sığındığım
bir gökyüzüydü, yangınlardan kalan
çocukluğumdu, başka şeylerim, hüznün geniş kültü
akşama ertelenmiş gülüşüyle, dokunmanın ve ölümün
arasaatlerine sızan oydu

acının gri saatlerinde yüzüyle gelirdi
ansızın ve kanatlarına sığındığım
bir gökyüzüydü, yangınlardan kalan
çocukluğumdu, başka şeylerim, hüznün geniş kültü
akşama ertelenmiş gülüşüyle, dokunmanın ve ölümün
arasaatlerine sızan oydu

bir şarkı nasıl bitirilmez, hangi renkler
arka yollarına yakışır hayatın
temas kuşu silinir mi sevişmenin argın tahtasında
ebced bahçesinde söz ne zaman yanılır
ve boynu vurulmuş sabahlar ve gümüş
yüzüğünün açık kapağından sızan kokusuyla
kaçınılmaz, yokluğun bedeniydi

aşkıyla gelir ve giderdi

Tamamını Oku

İbrahim Sezgin



Yıldızdan döküldü suretin, yüzün
Ay vurdu kapıma taştı bu gece
Peşine takıldım sonsuz gündüzün
Ayağım kendinden koştu bu gece

Yıldızdan döküldü suretin, yüzün
Ay vurdu kapıma taştı bu gece
Peşine takıldım sonsuz gündüzün
Ayağım kendinden koştu bu gece

Gölgeler dağ gibi ,gölgeler uzun.
İçimde gölgesi ;ateşin ,buzun.
Suları köpürüp taştı havuzun;
Gözlerim ıslaktı , yaştı bu gece

Gölgemi boşluğa sürüyor duvar.
Gölgemde gölgeni görüyor duvar
Üstüme üstüme yürüyor duvar
Duvarlar çıplaktı boştu bu gece.

Buz tutan alevde , tutuşan karda ,
Yeşeren çiçekte , güzde, baharda,
Masmavi düşlerde ve uykularda;
Gözlerin aklıma düşdü bu gece.

Hasreti gözümü yaş ediyordu
Yutkunsam boğazı taş ediyordu
İki kere iki beş ediyordu
Cevaplar ,sorular şaştı bu gece

Tamamını Oku