Mihri Hatun

Hâbdan açtum gözüm nâgâh kaldurdum seri
Karşuda gördüm tutur bir mâh-ruh dil-beri

(Uykudan gözümü açıp ansızın başımı kaldırdığımda, karşımda duran bir ay yüzlü dilberi gördüm.)

Tâli’üm sa'd oldı yahud kadre irdüm gâlibâ
Kim mahallüm içre gördüm gice toğmış Müşterî

Hâbdan açtum gözüm nâgâh kaldurdum seri
Karşuda gördüm tutur bir mâh-ruh dil-beri

(Uykudan gözümü açıp ansızın başımı kaldırdığımda, karşımda duran bir ay yüzlü dilberi gördüm.)

Tâli’üm sa'd oldı yahud kadre irdüm gâlibâ
Kim mahallüm içre gördüm gice toğmış Müşterî

(Taliim mi uğurlu çıktı, yoksa Kadir gecesine mi ulaştım ki bulunduğum yerde gece doğmuş Müşterî yıldızını gördüm.)

Nûr akar gördüm cemâlinden egerçi zâhirâ
Kendüsi benzer Müselmâna libâsı kâferî

(Gerçi kendisi Müslümana, elbisesi kâfire benzese de açıkça yüzünden nur aktığını gördüm.)

Gözümi açup yumunca oldı çeşmünden nihan
Şöyle teşhîs itdüm anı ya melekdür ya perî

(Gözümü açıp kapayıncaya kadar kayboldu ise de onun peri veya melek olduğunu teşhis ettim.)

İrdi çün âb-ı hayâta M İHRÎ ölmez haşre dek
Gördi çün zulmet şebinden ol ayân İskenderi

(Madem ki Mihrî, âb-ı hayâta ulaştı, kıyamete kadar ölmez. Çünkü o karanlık gecede, İskenderi açıkça gördü.)

Tamamını Oku

Seyit Osman Akyüz

Hashanım, gözlerin beraat celbi,
Kızıl şafaklarda düştüğüm pusu.
Yüreğim elinde serçenin kalbi,
Bir bilsen nasıldır hasret korkusu
Kızıl şafaklarda düştüğüm pusu.

Akçaağaç rengi yaktığın ateş,

Hashanım, gözlerin beraat celbi,
Kızıl şafaklarda düştüğüm pusu.
Yüreğim elinde serçenin kalbi,
Bir bilsen nasıldır hasret korkusu
Kızıl şafaklarda düştüğüm pusu.

Akçaağaç rengi yaktığın ateş,
Görünür ufukta yandığım duman.
Bir bulut ardına gizlenir güneş,
Sen gönlüme adım attığın zaman
Görünür ufukta yandığım duman.

Ninniler en taze meyveye konar,
Dokunur sarartır beyaz çiçeği.
Ellerin narince göğsüne banar,
Hiçbir balı kesmez sevgi bıçağı
Dokunur sarartır beyaz çiçeği.

İçli bir yarasın bende Hashanım,
Kızgın alevlerde közlenir gibi.
Çatılırsa kaşın, siner can yanım,
Kuytu bir köşede gizlenir gibi
Kızgın alevlerde közlenir gibi.

Fosfor ışığını keser dolunay,
Kesmez gökyüzünü kayan yıldızlar.
Altın naldan ürksün yeni doğan tay,
Ürkmesin gözünde derin yaldızlar
Kesmez gökyüzünü kayan yıldızlar.

Eksiktir yağmurum, boldur sıcağım,
Dalım ayağının altına koşar.
Küf tutsam da sana açık kucağım,
Orkideler çürük dallarla yaşar
Dalım ayağının altına koşar.

Madende bir günde bulunmaz elmas,
Parıldasan görsem, koksan koklasam.
Teneke bir kalple alınmaz elmas,
Keşke seni altın kalpte saklasam
Parıldasan görsem, koksan koklasam.

Tamamını Oku