Barış Pirhasan

Sözcükler yine
Işıltılı, şişman, ince, gülünç, acıklı
Kimi eski dost
Kimi kadın
Kimi yabancı.

Bunu ben yazmışım

Sözcükler yine
Işıltılı, şişman, ince, gülünç, acıklı
Kimi eski dost
Kimi kadın
Kimi yabancı.

Bunu ben yazmışım
Bunu da
İnanılır şey değil bunu da ben yazmışım.
Kantinde çay içerken konuşuyorum
Gilindre'de dam üstünde sesim dolaşıyor
Söylev yerindeki:
O da benim

Peki hangisi gerçek
Gür ve binlerce
Binlerce akarsuya ulanacak olan.
İten güç hani?
Bu sözcükler gördüğüm taş yığınlarından
Okuduklarımdan, insan yüzlerinden
Boş ve anlamsız imgeler mi?

Çok az gördüm satırlarımın
Birini etkileyip sarstığını
Gördüklerimin de çoğu esrimiş
Boşalacak yer arıyorlardı.
Türkülerim, doğrusu en çok beni değiştirdi
Beni koşturdu peşlerinden
Elimden tutup bir yukarı çıkardı.

Arıyorum titreşimin kaynaklarını
"Güzel" demeden
"Kavga" demeden önce
Hangi demirin hangi candamarı kestiğini
Sesler değişik
Anlam bağıl ve değişkenmiş
Olsun
Pıt pıt atan yüreğine inmek bir sürecin
Bütün bu çabalara değmez mi?

Ölüm-dirim günleri yaklaşıyor
Gövdemde gerginlik
En küçük halk birimlerinde kıpırdanmalar
Yönetenlerin beceriksizliği...

Türkülerim
Ağır çamurlu çizmeler geçecek üzerlerinizden
Yarın, pasaklı mürekkep lekeleri diyecekleri size.
Bunlar beni elden ayaktan düşürmüyor.
Duyuyorum dağlardan, köşebaşlarından, koğuşlardan
Duyuyorum odalardan, ciplerden, ırmaktan
Duyuyorum dışımda insan yüreklerinden, dudaklarından
Zorlu ve engin bir çığlık yürüyor dudaklarım

Tamamını Oku

Leyla İnan

Bu gece yine sensiz, toz pembe düşler kurdum
Yüzümde bir tebessüm, içimde derin sızı.
Sensiz doğan güneşle harabe gönül yurdum
Sözümde bir tebessüm, içimde derin sızı.

İşte odana girdim pencerenden sarkarak
Sessizce bakıyorum yüreğimi burkarak

Bu gece yine sensiz, toz pembe düşler kurdum
Yüzümde bir tebessüm, içimde derin sızı.
Sensiz doğan güneşle harabe gönül yurdum
Sözümde bir tebessüm, içimde derin sızı.

İşte odana girdim pencerenden sarkarak
Sessizce bakıyorum yüreğimi burkarak
Seni hep gizli sevdim incinmenden korkarak
Gizimde bir tebessüm, içimde derin sızı.

Bak işte sana geldim karanlıktan akarak
Ne kadar tabu varsa ellerimle yıkarak
Nazlı yarim diyordun gözlerime bakarak
Nazımda bir tebessüm, içimde derin sızı.

Güneşin doğuşuna hiç böyle bakmamıştım
Gözlerinden kalbine sessizce akmamıştım
Hayatın girdabından bu kadar bıkmamıştım
Gözümde bir tebessüm, içimde derin sızı.

Usandım bıktım inan, vefasızın düşünden
Bir şey anlamaz oldum o sahte gülüşünden
Bir de gözyaşı döktüm, sen giderken peşinden
İzimde bir tebessüm, içimde derin sızı.

Meğer hepsi bir düşmüş, en sonunda uyandım
Leyla kimmiş, sevda kim, bu sorguyu duyandım
Yürekteki acıyla al kanlara boyandım
Güzümde bir tebessüm, içimde derin sızı.

(İstanbul - 26.04.2020 - 17.25)

Tamamını Oku