-Apansız gitmelerin peşinatçısıyım. Bedeli ödenmemiş özlemlerin var.
Ezberim beri gelişlerin şiir gibi içlenmiş. İmgesel bir derinlik gibi anlam içinde anlamlara sığdırmamışım seni.
-Bağıra çağıra akan düşüncelerin ırmak sonrasıyım.Akarım düşlerin bağrından, kalışların yağmuru ağlatan sesinden.
-Suskunluğun yanardağlarında lavlarını yarama sunan Suna’nın gölgesinde seni bekledim. Dest-i izdivacına kadar geldiğim yakarış yamacında bülbül gibi ötüp durdum.
-Çığlıkların ılındı. Bulutların bebeği ağladı damlaların akarken. Yıldızların ışıltısı ısıttı verilmiş sözlerini. Gözsüz sözcüklerinin anlamını aradım kendimde.
- Dokunamamak ihtimali fitilini yaktı, yakıldım senden.
Soru külleriyle geldim gülüne. Kırmızıları dışında her şeyin yanmıştı.
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..



