Lakırtılar-part 2-(300-435)

Merve Ceylan
160

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Lakırtılar-part 2-(300-435)

Lakırtı CCC;

Siz hiç bal ağacı gördünüz mü? Ben gördüm. O öptüğünde dudaklarımda yeşerdi.

Lakırtı CCCI;

Kalbimde ölmüşlerimin ruhu için,biraz su's!

Lakırtı CCCII;

Gidenin ardından 'yazık' demek aşka atılmış en büyük kazıktır. Oturunuz.

Lakırtı CCCIII;

Gitsen de, kalsan da ve hatta ölsen de sakin ol. Kimsenin umrunda değilsin.

Lakırtı CCCIV;

Allah b'aşka dert vermesin, hiç çekilmiyor...

Lakırtı CCCV;

Aşkın da, kalbin de, sevginin de, gelmişin de, gitmişin de, gelecek olanın da, hayatın da...

Hatrı var, şimdi ölemem...

Lakırtı CCCVI;

Bakma sen gözlerimin rengini kaybettiğine. Gittin ve her yeşil gibi onlar da fazla sulanmaktan sarardı işte.

Lakırtı CCCVII;

Varla yok arasında kalmışlara aşık denir.

Lakırtı CCCVIII;

Gitmen çok da öldürmedi yüreğimi. Ama elimde değil, özlüyorum ellerini...

Lakırtı CCCIX;

Korkma adam, azrail gelse kapına, kıyıp da alamaz yanına...

Lakırtı CCCX;

Hatasız kul olmaz. Affettim, hadi gel.

Lakırtı CCCXI;

Yalnızlık Tanrı'ya mahsus, onu yaşatmak bana.

Lakırtı CCCXII;

'En büyük pişmanlığın nedir? ' diye sorsalar, hiç kuşkusuz 'Onu son kez öpmemekti! ' derim. Terk edilmişten size bir tavsiye; Ben ettim, siz etmeyin...

Lakırtı CCCXIII;

Seni sevmem, senin beni sevmene en büyük engeldi.

Lakırtı CCCXVI;

Ben ölümüm, sen de 'gidicisin' zaten. Yani sevgilim, az kaldı, kavuşacağız.

Lakırtı CCCXVII;

Ben bu gece öldüm.
Ruhum astı kendisini dapdar ağaçlarda.
Yarım kaldı umutlarım.
Biliyorum, ilerde çok anılacak adım sahte intiharlarda!
'Biri vardı' diyecekler, 'adı; ölüm, adı batsın! '

Lakırtı CCCXVIII;

Ölürsem kabrime sadece sen gel, eserini gör, gururlan ve tekrar git.

Lakırtı CCCXIX;

İnsanlar doğar, büyür, aşık olur, tekrar doğar, büyür ve en sonunda küçülerek ölür.

Lakırtı CCCXX;

Bir aşkı mükemmel yapan iki şey vardır; biri ihanet, diğeri yalan.

Lakırtı CCCXXI;

Yalnızlığı küçümsemeyin. İnsan en çok yalnızken utanmaz çıplaklığından.

Lakırtı CCCXXII;

Ben konuşmuştum Tanrı'yla, yakmayacaktı bizi gitmeseydin eğer. El ele 'tutuşacaktık' sadece, o kadar...

Lakırtı CCCXXIII;

'Seni seviyorum'la başlayan cümleler, ilerde 'Beni seviyor musun? 'a döner.

Lakırtı CCCXXIV;

Bir aşkın en güzel yanı, kavga sırasında 'çek ellerini üstümden! ' diye bağırırken o ellerin üstünden hiç gitmeyeceğini bilme hayalidir.

Lakırtı CCCXXV;

Aynı iklimlerin soğuğunda üşüyorsak,
Aynı şehirlerin gizli saklı köşelerine atıyorsak ruhumuzu,
Aynı pazar yerlerinde satılıyorsa yasak meyvemiz,
Aynı harflerle kuruyorsak cümlelerimizi,
Aynı yerden gelip aynı yere gideceksek,
Aynı kefenlerin esiriysek eğer,
Aynı anda ben seni, sen kendini düşünüyorsan,
Bir farkımız yok demektir,
Aynı aşka asıyoruz kemiklerimizi.

Lakırtı CCCXXVI;

Gitmeni birkaç cümleyle anlatacak yürek yok bende, ama bil yeter; gitmenle azılı bir katilden farkın kalmadı içimde, öyle öldürdün işte.

Lakırtı CCCXXVII;

Kıyameti merak ediyorsanız, terk edilen bir kadının sessizliğini dinleyin.

Lakırtı CCCXXVIII;

Yaşamam senin elinde, istersen git tabii, -ne çok isterdim- ölümüm de ellerinden olsun.

Lakırtı CCCXXIX;

Hiçbir kastım yoktu, hiçbir şey kastetmedim seni severken. Kasıtlı sevmedim seni yani, Tanrı fısıldadı kulağıma; 'Nasıl ölmek istersin? ' diye, ben de seni seçtim.

Lakırtı CCCXXX;

Gel sor dudaklarıma dudaklarınla özledim mi diye, susarsam namerdim!

Lakırtı CCCXXXI;

Unutmanın ne olduğunu unutturan bir masaldır aşk, sonunda bütün faillerini öldürür.

Lakırtı CCCXXXII;

Bu aşk dedikleri, bütün şehre yayılan sinsi bir virüs gibi anne.
Güzellikleri öldürdü, sevgiyi öldürdü,
Yeşilleri, çiftleşen köpekleri, atan kalpleri,
Yaşayan ne varsa hepsini öldürdü!
Tanrı'yı da sürgün etti dünyadan,
Bu aşk dedikleri, can yakmaktan başka hiçbir işe yaramadı yani!
Yani şimdi sıra bende, bütün dünyaya aşkı göstermeliyim!
Ve yarın çok geç, bu gece ölmeliyim,
Beni affet anne...*

*Cem Adrian.

Lakırtı CCCXXXIII;

İyi ki varsın yalnızlık. Sen de olmasan iyice yalnız kalırdım...

Lakırtı CCCXXXIV;

Bir çocuk doğar bu şehirde,
Bütün bulutlar utanır pamukluğundan...
Bir çocuk ağlar bu şehirde,
Bütün yağmurlar çekilir göğün gözünden...
Bir çocuk aşık olur bu şehirde,
Bütün yeşiller bir bir intihar eder...
Bir çocuk ölür bu şehirde,
Bütün Tanrılar bırakır dinlerini, insanları Allah'a havale eder!

Lakırtı CCCXXXV;

Bazıları böyledir işte, seni onunla aldatır, seninle onu...

Lakırtı CCCXXXVI;

Arkamızdan çok konuşacaklar sevgilim. 'Bir kız vardı' diyecekler, 'vatan gibi.' Bir de 'Bir çocuk vardı' diyecekler, 'vatan haini.'

Lakırtı CCCXXXVII;

Sen beni haketmedin, ben de acı çekmeyi. Bizdeki sevmek eylemi, haksız bir rekabetti yani...

Lakırtı CCCXXXVIII;

Aşk körlüktür. Ve bir insandan iki kere kör olmasını bekleyemezsiniz.

Lakırtı CCCXXXIX;

Bir şehrin -gerek kalınmadıkça- gidilmeyen arka sokakları gibiyim. Görülebilmek için ya tecavüzcülere yataklık ya da faili meçhul cinayetlere tanıklık etmeliyim.

Lakırtı CCCXL;

ben çok güzel saçmalarım.
seni severim mesela,
özlerim deli gibi,
uğruna dalarım ölümlü uykulara,
rüyalarımı seninle beslerim,
günlerim senin, aylarım sesin olur,
yıllara peşkeş çekerim.
ben çok güzel saçmalarım adam,
sen gidersin,
ben ardında aşkla bakar, kalırım...

Lakırtı CCCXLI;

Aklında bulunsun sevgilim; sen beni kandırmadın, ben inanmayı seçtim.

Lakırtı CCCXLII;

Gitmeni yediremedim yüreğime. Kalbim ve ben, aç bilaç geziniyoruz sensizlikte..

Lakırtı CCCXLIII;

'Sevmedim! ' demenize gerek yok, zira her suçlunun repliğidir; 'Ben yapmadım! '

Lakırtı CCCXLIV;

Bir insana 'yar' demeyeceksin, yanlış anlayabiliyor ki bu durumda olan kalbe oluyor.

Lakırtı CCCXLV;

Herkes bekler birinin gelip; 'O yok artık, ben varım! ' demesini. (Ki çok bekler.)

Lakırtı CCCXLVI;

Sen bütün yalanları silip yeryüzünden, gözlerini gözlerime değdirmeye geldin ya, hoş geldin...

Lakırtı CCCXLVII;

İnsanı kan tutar, deniz tutar, otobüs tutar, kavga sırasında biri tutar, çok gelen hesap tutar, o tutar, bu tutar, şu tutar, bi uyku tutmaz!

Lakırtı CCCXLVIII;

Yalnızlık öldürmez beni elbette, ama tutarsan elimden süründürmeyecek de...

Lakırtı CCCXLIX;

Gitmek, insanın başarabildiği en kolay görevdir. Asıl zor olan kendine gelmektir.

Lakırtı CCCL;

Gözlerim gözlerinde yatıya kalırsa günün birinde, sımsıkı sar bebeklerimizi, üşütme, gözünden bile sakın gerekirse.

Lakırtı CCCLI;

Bazen öyle bir ısıtır ki aşk, kelimeler kıyafetsiz kalır.

Lakırtı CCCLII;

İsmim ismine secde eder, soyadınla birleşirse eğer...

Lakırtı CCCLIII;

Sen beni unuttun ama belki de ben senin için bir umuttum? ...

Lakırtı CCCLIV;

Bilirim, biri bir adım atsa kalbine, hadım edeceksin bütün pişmanlıklarını... Sen yine de beklemeye devam et çocuk, gün gelir kalbini baştan yaratır Tanrı...

Lakırtı CCCLV;

seninleyken hiç kendimde olmadım ben,
sana hapsoldum, kefeni yırttım ve senin tenine sarılıp gömdüm kendimi mezarlığa.
ben seni özüm kapalı sevdim adam,
ve buna rağmen, hiçbir zaman küfretmedim yokluğuma.

Lakırtı CCCLVI;

Aşkı terk edip gitmek z'alimlik ister. Geride kalmışsanız, boşuna küfretmeyin, ne yaparsanız yapın, bir z'alimle asla bir olamazsınız.

Lakırtı CCCLVII;

İkimizde açtık bu aşkta. ben sana bakmaya doyamadım, sen de başkalarını tatmaya...

Lakırtı CCCLVIII;

Boğazımda kalacaksan, İstanbul da olurum.

Lakırtı CCCLIX;

Bütün satırları yaktım ben seninle, bütün dizeleri yok ettim ve faili meçhul şiirler doğurdum geleceğimize... Şimdi adam, tutarsan elimden, geçmişi yazacağım kitaplara, 'geçti' diye...

Lakırtı CCCLX;

Yeter kendini benden esirgediğin, esirinim, ne zaman geleceksin? ...

Lakırtı CCCLXI;

Uzun lafın en kısa halidir 'bitti.'

Lakırtı CCCLXII;

Ne zaman ki yağmur düştüğü yeri yakar, söz, o zaman unuturum seni.

Lakırtı CCCLXIII;

'Gitmez! ' dedim, gittin. Kendime söylediğim bütün yalanları gerçekleştirdin. Teşekkür ederim.

Lakırtı CCCLXIV;

Ne zaman dinlediğiniz şarkılar size O'nu hatırlatmaz, işte o zaman büyük bir devrim yapmışsınız demektir, unutmuşsunuzdur.

Lakırtı CCCLXV;

Her şey başladığı yerde biter. Ebenin attığı tokat, imamın taktığı pamuk...

Lakırtı CCCLXVI;

Kader bu ya, hep alnından vurur insanı.

Lakırtı CCCLXVII;

Nereden daha çok yağar yağmur? Gökten mi, gözden mi?

Lakırtı CCCLXVIII;

Mutluluğunuzun ve mutsuzluğunuzun sebebi sadece bir kişiyse, aşka hoşgeldiniz.

Lakırtı CCCLXIX;

Özlemek ve beklemek kardeş fiillerdir. Ne yaparsanız yapın, ayıramazsınız birbirinden.

Lakırtı CCCLXX;

Allah'ın emirlerini yerine getirmek gerek, en basitinden; ölmek gerek.

Lakırtı CCCLXXI;

Aslında birbirine çok benzeyen iki cümledir; 'Seni seviyorum.' ile 'Babana bile güvenme.'

Lakırtı CCCLXXII;

Y'asal uyarı: Elleri görmeyen birini teninize yaklaştırmayın, aşık olursunuz.

Lakırtı CCCLXXIII;

iyiyim ben.
ellerim tutmuyor,
gözlerim desen kapkara bir perdeyi mesken edinmiş kendine.
dudaklarım bir süreliğine -en azından sen gelene kadar- mühürlü.
unutmadan, yürürken de zorlanıyorum artık, bir yerden sonra nefesim kesiliyor.
ama dedim ya, iyiyim ben.
en azından hâlâ kalbim atıyor.

Lakırtı CCCLXXIV;

Elimde değil diyorum sana! Elin, elimde değil!

Lakırtı CCCLXXV;

Sağanak yağmurun altında, sadece kendi yaşlarıyla ıslanan bir sokak çocuğudur aşk. Güçlü görünmek için bütün suçu yağmura yükler.

Lakırtı CCCLXXVI;

Artık nasıl bıraktıysan beni burda, uykum bile kaçıyor benden.

Lakırtı CCCLXXVII;

Yüzün, secdeme serilmiş bir avuç topraktır. Ölüm dediğin, yüzünde pusuya yatmaktır..

Lakırtı CCCLXXVIII;

Her zaman yerinde sayar aşk. Birden bire gelir, birden bire gider.

Lakırtı CCCLXXIX;

Olmayacak dualara amin denir, olmayacak aminlere aşk.

Lakırtı CCCLXXX;

Çok değil, kalbimi sende bırakıp yine de yaşamaya çalışacak kadar seviyorum seni.

Lakırtı CCCLXXXI;

Birinin gelmeyeceği günü bekliyorsanız, bekleyin. 'Gelecek, her durumda gelecektir.'

Lakırtı CCCLXXXII;

'Aşk sandıklarımız' kilitlidir çoğu zaman ve bu yüzden genelde 'aşk sandıklarımız' ile yetiniriz farkında olmadan...

Lakırtı CCCLXXXIII;

Müjde! Artık aşklar 'ele, avuca' sığıyor!

Lakırtı CCCLXXXIV;

Canını yakmak istiyorsanız birinin, 'Dost kalalım.' deyin, yeter.

Lakırtı CCCLXXXV;

Ölümlerden ölüm beğenmekle uğraşmayın. Eğer kesin bir çözüm arıyorsanız, sadece aşık olun.

Lakırtı CCCLXXXVI;

Yazılan onca sözün, şiirin, hatta Tanrı'nın bile hiçbir hükmü yoktur, gözleriyle göz göze gelmek ihtimalinde....

Lakırtı CCCLXXXVII;

Aşkta kalpsiz olmak şart. Zira bilimsel bir açıklamadır; 'kalbi olan çok yaşayamaz.'

Lakırtı CCCLXXXVIII;

'Acaba değer mi? ' diye sormayın kendinize. Mutlaka günün birinde değer kalbinize.

Lakırtı CCCLXXXIX;

Dokunsan ağlarım, elin tenime değecek diye, mutluluktan...

Lakırtı CCCXC;

Sen gel, canıma tak et. Ben ardından kapadığım bütün kapıları açarım.

Lakırtı CCCXCI;

Yalan, bir insanın başka bir insanı kapsama alanıdır.

Lakırtı CCCXCII;

O kadar derinden sevmişim ki, şimdi kim gelse derimden tanıyor seni.

Lakırtı CCCXCIII;

Beylik laflara aldırmayın. O da, 'Elinden geleni yap! ' demişti eli elimden giderken.

Lakırtı CCCXCIV;

'Geçti, gitti.' diyorlar. 'Evet,' diyorum, 'gittiğinde çok geçti.'

Lakırtı CCCXCV;

Üzülmeyin. Ardından 'onu kaybettim' diye ağladıklarınız, günü geldiğinde, 'onu kaybettim' diye vahlanırlar.

Lakırtı CCCXCVI;

Bütün günahlarımın karşılığında 'Gönlünden ne koparsa ver.' dedi Tanrı. Ben de sana 'Git.' dedim.

Lakırtı CCCXCVII;

Sokak çocuklarının oyun diye attığı taşlara kucak açan kalbi camdan bir şehirdir umut. Kırılsa da, sırf çocuklar üzülmesin diye, bitmek tükenmek bilmez.

Lakırtı CCCXCVIII;

Çok yüzlüdür insan, kime baksa kendisi gibi zanneder.

Lakırtı CCCXCIX;

'Neye uğradığını şaşırma', kalp bu. Kalbime giriyorsun.

Lakırtı CD;

Bir şey yapmıyorsanız ve sadece varlığınız onu mutlu ediyorsa, Allah'tan belanızı istemeyin, evlenin onunla.

Lakırtı CDI;

Kural böyledir; kadınlar erkekler için değişir, sonra erkeklerse kadını değiştiği için terk eder.

Lakırtı CDII;

Şu dünyadaki en güzel insan, 'sen benimsin' diyen bencil insandır.

Lakırtı CDIII;

Sen bana karışamazsın! Ruhun öylece dururken...

Lakırtı CDIV;

Büyüklük sende kalsın Tanrı'm. Bana çocukluğumu geri ver.

Lakırtı CDV;

Unutma sorunum var benim, unutamıyorum.

Lakırtı CDVI;

Senden doğacak bütün çocukların adı 'umut' bu ülkede...

Lakırtı CDVII;

Cenneti boşverdim. Söyle bana, boynunda yatıya kalmak için kaç sevap gerekli?

Lakırtı CDVIII;

Yaptıklarınızın önüne geçemiyorsanız, arkasında durun.

Lakırtı CDIX;

Her ayrılıktan önce mutlaka bir kez söylenir, 'seni hiç bırakmayacağım' yalanı.

Lakırtı CDX;

Nasıl sevmem seni? Cehennemin orta yerinde cinnet geçiren bir zebaniyi alıp koynuna, eşsiz cennetinde melek yaptın sen...

Lakırtı CDXI;

Bildiğim kadarıyla gerçekler acıtır insanın canını, sen benle bilmediğim kadarıyla konuş, 'seni seviyorum' falan de işte.

Lakırtı CDXII;

Aşkta herkes Afrikalı'dır.

Lakırtı CDXIII;

Sadece, ayrı silüetlerde aynı monotonlukları yaşıyoruz hepimiz, hepsi bu.

Lakırtı CDXIV;

İnsanlar her gün aynı şeyi yapmaktan sıkılırlarmış. Garip... Halbuki her gün, her saniye seni sevmekten hiç sıkılmıyorum ben...

Lakırtı CDXV;

Aldatılmak yakmıyor insanın canını, asıl can yakan 'öptüğümüz dudakların bir başka dudaktan kırıntılar taşıdığını bilmek...'

Lakırtı CDXVI;

Olmayacak dua diye bir şey yokmuş meğer, zira bütün aminlerimin karşılığısın sen.

Lakırtı CDXVII;

'Beni ne kadar seviyorsun? ' diye sorma işte. Anlatamam ki çokluğunu... Sen de dünya kadar, ben diyeyim cennet büyüklüğünde...

Lakırtı CDXVIII;

'İçime dönük' bir kadınım ben, beş vakit varlığına secde eden...

Lakırtı CDXIX;

'Kaderini çiziyorum! ' dedi, Tanrı. Alnıma attığı bir çizikle, Adını alnıma yazdı...

Lakırtı CDXX;

En çok da 'seni asla bırakmayacağım' diyenlerden korkun. En önce onlar gidiyor.

Lakırtı CDXXI;

Ölümünü yazan her şairin, ölüm ünü kalır.

Lakırtı CDXXII;

'Güle güle' dedi giderken, dalga geçer gibi, sanki ondan sonra gülmek eylemini yitirmeyecekmiş gibi...

Lakırtı CDXXIII;

Şu dünyada en çok aşka inancını kaybetmiş bir kadından korkun. Ha şeytan, ha o...

Lakırtı CDXXIV;

Bütün minnetler, ricalar ve teşekkürler secde olup düşer önüne, vakti geldiğinde... Sen dudaklarını değdir hepsine, ki Tanrı görsün, cennet kimde, cehennem nerde? ..

Lakırtı CDXXV;

Gözleri ağlamaktan kan çanağı olmuş birine çömleğin patlamasından bahsetmeyin. Umrunda olmaz.

Lakırtı CDXXVI;

Hiçbir zaman var olmamış biri için 'artık yok' diyemezsiniz. Siz siz olun, yokluğun da kıymetini bilin.

Lakırtı CDXXVII;

Senin için ölmezdim belki. Ama hiç düşünmeden kalbimi söküp yerinden bırakırdım ellerine. Ben yokken 'kendine' iyi bak diye.

Lakırtı CDXXVIII;

Herkes onun hayatında tek olduğunu sanır, diğerleri gibi...

Lakırtı CDXXIX;

Belki de bölünerek çoğalan ve insanı acıtan tek kelimedir 'biz.' Ya ben, sen olur ya da ben, sen, o...

Lakırtı CDXXX;

Aşk, insanın nefesini kesen bir intihar şeklidir.

Lakırtı CDXXXI;

Artık, yatacak yeri olmayanın, bulduğu her yatakta sabahlamasıdır aşk.

Lakırtı CDXXXII;

İhanet ettikleriniz size itaat eder.

Lakırtı CDXXXIII;

Herkes her şeyi biliyor da, kimse haddini ve kendini bilmiyor.

Lakırtı CDXXXIV;

'Seni benim kadar kimse sevemez! ' diyene inanın. Ki sonradan anlıyorsunuz, kimsenin sizi o kadar az sevmediğini.

Merve Ceylan
Kayıt Tarihi : 13.7.2011 18:24:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Merve Ceylan