Konuştu gitti. Şiiri - Yorumlar

Behçet Kemal Çağlar
22

ŞİİR


36

TAKİPÇİ

Aldık namesini üstadımızın,
Kuş kondu ve öttü ve uçtu gitti.
İki rûh cennetin dergâhı içre,
Görmeden görüştü, konuştu gitti.

İçtim mektubunu şurup misali,
Yüz sürdüm namene Yakub misali,

Tamamını Oku
  • Erman
    Erman 09.04.2020 - 18:42

    Çok güzel ama çok hızlı gidiyor

  • Ünal Mehmetbeyoğlu
    Ünal Mehmetbeyoğlu 28.01.2011 - 20:00

    Arap Naci beyi bilgilendirmek için;
    Bendeniz 'Kağızmanlı Cemal Hoca' üzerine araştırma yaparken elime geçen belgeler içinde B.Kemal beyin burada bulunan iki mektubu elime geçmiştir. Ünlü şairimiz ünlü bir ozanımıza bir mektup gönderdi ise, bu da B.K.Beyin yakınlarının elinde olması şartı olamaz zaten.(http://kutuphane.tbmm.gov.tr/cgi-bin/koha/opac-detail.pl? bib=288958) . e-postanızı bilseydim size bu sayfaların resimlerini yük.özünürlüklü olark gönderirdim.
    Ayrıca burada, ikinci dörtlükteki 'şarap' sözcüğü 'şurup olması gerkirken bendenizin imla hatası olarak yer almıştır. Düzeltilmesi için site yönetimine başvurulacaktır.
    Saygılarımla bilgilerinize sunulur.

  • Nevzat Bilgiç
    Nevzat Bilgiç 27.09.2010 - 02:03

    Yazık ! . . . Yazık ! . . . Üstad Behçet Kemal Çağlar demek ki bu kadar tanınıyo ! . . . Bu kadar biliniyor! . . . Bu Vatan Şairinin güzel şiirleri sevenlerince bu Site'ye taşınmazsa bu görevi 70 yaşında olan bir Emekli yapacak !
    Gençlik sizi çok seviyorum ! . . . Bu görevi bana bırakmayın ! . . . Gözlerinizden sevgiyle öperim.


    Nevzat Bilgiç - Kırklareli kökenli Yanık Ozan

  • Hüsamettin Sungur
    Hüsamettin Sungur 08.01.2010 - 13:22

    Başarılarınızın devamını diliyorum

  • Nevin Subaşı
    Nevin Subaşı 24.10.2009 - 23:09

    Kaç oyuksuz mihrabı kaya sanıp geçmişim
    Kaç zemzemi serince bir su deyip içmişim
    Minber sahanlığını yayla sanıp kaygısız
    Seccadeyi ot diye çiğnemişim saygısız

    Gözüm birden açıldı hem düne, hem yarına
    Dayayınca alnımı Ağrı'nın karlarına;
    Hidayetin ışığı erişti gören köre;
    Gözlerimin önünde belirdi birden bire
    Üç yanım diz çökmüş, el açmış sular saran,
    Dağ dağ minberleriyle bir yandan Hakka varan,
    Üstüne gök kubbenin çatıldığı tapınak,

    Eski,boy boy göçlere bağrını açan konak.

    Yiğitliğin kulesi, güzelliğin kumaşı,
    İnsan yaratışının tarih boyu potası
    Harcı insan kanıydı, tozları insan külü,
    İçi dışı tütsülü, suyu seli büyülü...

    Ya taş kesilip onu dinlemek istiyorum,
    Ya dağdan dağa şöyle ünlemek istiyorum:


    Ey yıldızlı fistanlar, ey topraklı mintanlar,
    Ey bire on başaklar, otlar, dağlar, bostanlar
    Ve daha sık boy atan destanlar diyarı hey!

    Ey ilk büyük insanı doğuran ilk ananın.
    Ey çilenin, cefanın, güvenişin, inanın,
    İnce minarelerle Sinan'ın diyarı hey!

    En uysal barışların, en çetin hamlelerin,
    Oyalı sütunların, abide cümlelerin,
    Nefi'nin, Mevlana'nın, Homer'in diyarı hey!

    Ey şehrâyin geceler, İrem bağı sabahlar.
    Yunuslar, Köroğlular, Seyraniler, Emrahlar,
    Eşsiz sevaplar, eşsiz günahlar diyarı hey!

    Ey sebiller, kubbeler, hanlar, kervansaraylar,
    Yola düşen gölgesi zafer olan alaylar,
    Ey sinsinler, horonlar, halaylar diyarı hey!

    Halılar, telkâriler, çiniler, kadifeler;
    Keloğlanlar, adsızlar, Alperenler, efeler,
    Gönlünün koltuğunda kafalar diyarı hey!

    Ot görmemiş bozkırlar, kat kat yeşil yamaçlar,
    Anadan doğma keller, topukta sırma saçlar
    Keskin dertler, kestirme ilaçlar diyarı hey!

    Ey ciritler, kalemler, oraklar, yatağanlar;
    Ey turnalar, şahinler, ibibikler, doğanlar;
    Selce taşıp rahmetçe yağanlar diyarı hey!

    Ey mısır koçanından kırılan inci dişler,
    Ey en derin bilgiye taş çıkartan sezişler,
    Ey dile gelmiş kurtlar ve kuşlar diyarı hey!

    Tanrı yeşili zeytin, çoban yeşili söğüt,
    Halk türküsünde isyan, atasözünde öğüt,
    Ey gümüş, kömür, demir ve kükürt diyarı hey!

    Kız gibi ceylanların, ceylan gibi kızların,
    Ötmez olmuş kuşların, ötüp duran sazların,
    Ve sözün kısacası; Bizlerin diyarı hey!

    Behçet Kemal Çağlar*


    Çok sevdiğim dizelerini paylaşmak istediğim ve güzel güzel uyumakta olan bu kıymetli ozan ve doslarının
    paylaştığı duygudaşlık, kafiye-uyak-hece gibi bazı edebi kurallar açısından kısmen izinli saymış olduklarını ilgiyle okudum.

    Ne iyi etmişler.

    Ki, bunca hoş duygu aktarımını yaşarken, kulağı tırmalıyacak kelime veya dize yapılanmasında oluşacak bariz hataların gözardı edilmesi;
    şairin, geleneksel söyleyiş biçemlerinin yanısıra söze getirdiği anlamlar bütününe tamamen hakim olduğunu diğer eserlerinde olduğu gibi bu şiirinde de izlemek mümkün oldu.

    Ankara'dan, 'edebi çevrelerin başkentlisi' ve takma adı Kemal, mâhlası Ömer olabilmek...

    Âşıklar başkenti Kars'a gidildiğinde ise böyle birşeydi:
    *
    Zamanlar, zamanlar, geçip devretti
    Felek gah lutfetti, gahi cevretti
    Tâli‘ Viyana’yı en son Sevr etti
    Atatürk denilen arslana geldik

    Âşık Ömer
    *

    zamanlar zamanı zamana devretti
    dünya dönenirken bizi bize ahdetti
    tavrıyla avrupai gönlüyle asyalı etti
    Mustafa Kemal denen arslana geldik


    Vakit ayıran tüm dosları, güzel yarınlar dileği ve sevgilerimle selamlıyorum.

  • Gülcan Yürek
    Gülcan Yürek 24.10.2009 - 19:21

    Maneviyatın verdiği huzuru ne güzel anlatmışsınız
    yüreğinize sağlık

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan 24.10.2009 - 17:31

    uyumlu,anlaşılır bir dille.manevi mutluk yolunda adap ve edebin tasviridir aslında.ALLAH tan rahmet bizden saygı

  • Ümit Özkan
    Ümit Özkan 24.10.2009 - 13:29

    '...kaçtı...' uyak olmasa da redif nedeniyle yine de şiirin musikisini bozmamış. diye düşünüyorum.
    Şairin:
    'Belli bir amaç etrafında toplanmış akan insan ırmağıyız, Ankara'dan sizin aşk denizinize doğru akarak geldik; sizin sevgi dergahınıza yüz sürmeye geldik. Aşk mihrabına yüz sürmek isteriz ama acep bize yer var mı? -ki bu dizler yaşlılıktan ve yorgunluktan burkuldu, ayakta duracak mecali kalmadı, buruştu- demek istediğini düşünüyor acizane şiirin eleştirilen dörtklüğünü bu şekilde yorumluyorum. Mutluluğun sırrı; yaşamın tadı olan aşka yolculuğu farklı bir edayla yorumlayan şaire rahmet diliyorum.

  • Nevzat Dağlı
    Nevzat Dağlı 24.10.2009 - 12:58

    Behçet Kemal Çağlar, hayranı olduğum şairlerimizden birisidir. Anımsadığım kadarıyla 1960'lı yıllarda çağrıldığı şiir şölenlerine katılır, radyoda şiir programları yapardı. Üstadın konuşması bile şiir söyler gibiydi. Hece vezni ile yazdığı kimi şiirlerini Ankaralı Aşık Ömer adıyla yayımladı. Bu şiirinin de Aşık Ömer üslubuyla yazıldığını sanıyorum. Çok üretken bir şair olan Behçet Kemal Çağlar'ın hece vezni şiirlerinde kimi teknik aksaklıklar olsa bile, anlam yönünden okuyanı etkileyen bir derinlik olduğunu düşünüyorum. Işıklar içerisinde yatsın.

  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra 24.10.2009 - 10:55

    Geldik Ankara'dan biz sizler için,
    Irmağız, yol aldık denizler için,
    Yer var mı mihrapta bu dizler için?
    Yoruldu, burkuldu, buruştu gitti.

    Nsi/Nadir Sayın'a katılıyorum.
    Irmakla buruşmak,Hiç uygun değil.
    Mihrap Hocalar için.
    Şair cemaat olmadan hocalığa göz dikmiş sanki hemde itiraf ettiği gibi gider ayak.
    Bildiğim kadarı ile ayakta duramıyan hocada olsa imamlık yapamaz.
    Aslında kalemi kuvvetli bir şair.
    Bilmediği konularda yazınca demek böyle oluyor.
    Allah bizleri bilmediğini bilenlerden eylesin.
    Toprağı bol olsun.


Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta