Konuşamadıklarım 9 "inci taneleri"

Tamer Umut
33

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Konuşamadıklarım 9 "inci taneleri"


“İNCİ TANELERİ”
Zorunlu bir inceleme
Ablamla konuşuyoruz telefonda, nasıl oluyorsa bu diziye gelip dayanıyor laf, ısrarla seyretmemi istiyor diziyi, sonra yeğenim başlıyor “dayı nolur seyret, nolur”. Belli ki uzun sürmeyecek, çok yakında sorguya çekecekler “diziyi izledin mi” diye. Ucundan kıyısından bakacağız artık, elimiz mahkum, hadi bakalım.
1- Pavyonun sahibi- Bir insan öyle bir pavyonun sahibi olabilmişse eğer ve hala işlete biliyorsa, geçmişte kalıcı izler bırakmıştır o âlemin içerinde, altı okkadır yani yüreği. İlginç bir hikayesi var artık bu adamın, bütün geçmişine dönmüş sırtını, şimdiye kadar hiç farkında olmadığı küçük mutlulukların peşine düşmüş ve mizahi bir şekilde yemekler üzerinden yeniden anlamlandırıyor hayatını.
2- Zerre - Bulunduğu ortama göre davranıyorsa da olmuyor, birkaç beden büyük geliyor o elbise üzerine, uymuş işte şeytana, hata yapmış, geri dönebilmenin kavgasını veriyor. Dilinde, kopup geldiği köyün türküleri, yüzünün büyük kısmı temiz hala ve başında kavak yelleri. Yürü Zerre, yürü. Yol uzun.
3- Otel görevlisi – Arkeoloji okuyor, okumakla kalmıyor tüm hayatı olmuş artık. Arkeolojik bir hevesle bakıyor insanların yüzüne, her insan bir kazı alanı onun için, her insanın yüzünde mutlaka ama mutlaka bulunup çıkartılması gereken saklı bir hazine var sanki. Bu yüzden belki de insan ilişkilerinde daha derinlere inme telaşı var. Sonuçsuz kalıyor çoğu zaman bu çabası, vazgeçmiyor ama yinede.
4- Yıldız – nasıl anlatmalı bu kızı bilmem ki, ona her baktığımda “red türküleri” geliyor aklıma, oradaki bir türkü geliyor yani, olmaz deyip türküyü siliyorum sonra yüzünden, ne kalıyor peki geriye, kırılgan ve hüzünlü bir hayat. Başka bir şey daha var aslında, çocuksu heyecanlarla anlatırken bir konuyu, duraksıyor birden, hafifçe kapatıyor sol gözünü ve indiriveriyor kirpiklerini. Başımıza ne geldiyse zaten hep bu kirpiklerden geldi.
5- Dilber – bu kızın dans etmesinden başka hiçbir özelliği yok, neden sıralamada yeri var derseniz Yılmaz Erdoğan için raiting, izleyenler için ise bir “kapan” sadece, sazan kapanı diyelim biz ona, bir de “sazan sarmalı” modeli var bu işin ama o konumuz dışı. Hiç mi güzel bir yanı yok bu kızın diye sorarsanız eğer, Yukarıda Allah var, çarpar adamı, güzel yanını da söylemek lazım. Yılan balığının Türkiye deki tek konaklama yeri Bafa gölüdür, diyeceğim o ki, yılan balığı bile Meksika Sargasso körfezinden yola çıkarkenki çocuk haliyle kalır bu kızın yanında.

Sonuç- Alın bu beş karakteri yanı başınızda eğleşsinler, geriye kalan her şeyi sağlam bir poşete doldurup en yakın çöp kutusuna atın.
Yılmaz Erdoğan iyi bir sanatçı, iyi bir şair. Böyle bir dizi olmayacağını bilmez mi, tabiî ki bilir. Her bölüm iki buçuk saat, oh ne güzel işte, ruh gibi insanlar, bağla koltuğa, daya reklamı, daya reklamı. Bu arada dizinin daha başında belli oluyor sonu, onu söylemeyelim, aman ne kadar da gizemli bir dizi havasıyla gezinsin dursun ortalıkta.
Son olarak, her bölümü bu kadar uzun olan bir diziyi, sürekli ileri sararak izlemek zorunda kaldım, tamam deliyiz dediysek de dizinin tamamını oturup ta izleyecek kadar da değil yani.

Tamer Umut
Kayıt Tarihi : 21.6.2024 18:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir