Kol saati Şiiri - Özgür Günsay

Özgür Günsay
50

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Kol saati

Yıkıl ey harabe ruhum
Bu beyaz bulutlar bir şey anlatıyor
Kimse bilmiyor kimse anlamıyor
Sen oysa ellerini açıp
Güneşi avuçlarına sığdıran
Paramparça bırakılan o yaprak
Mektup zaaflarının arasındadır ölüm
Artık görün
Başka alem başka bir ben
Ey paganini bakışlarıyla ölümü sevdiren
Bir habersin sen bir ses öteden
Zaman çarpılan tek şey
Geçiyor kendinden
Parmaklarının ucundan bilirim ben
Ölümü gölgesinden
Sarılan kollarım değil kefen
Dilimin üstünlüğü ayaklarımdadır
Küllerimin bile yandığı
Yanıldığı bir ben vardır
Gündüzü de gece gibi verendir
Bitmeyen bir şarkı gibisin dudaklarda sen
Ölüm beşiğinin sallana durduğu
O ayıp, o müstehcen, o ki çirkin..
Sendin
Bütün yıldızlardan güzelsin
Güneşin ve Ayın evi midir gözlerin
Bitmek bilmeyen bu zamanın her saniyesinde
Sen elleriyle ruhuma okunan bir ayet
Güneş ki kaldırımlardan şahit
Bilmez seni kimse ey yar
Dağların rüzgarında kokun burnumda
Hiç mi dağ yok sizin oralarda
Ölüm diyorum gelip beni alsa
Asla çıkmaz sokakların boşluğunda
Bir çığlık gibi bitiyor
Kapının arkasında ruh
Önünde ise haklı bir alacaklı
Haklıdır her alacaklı
Zamandan ve kendinden.
Başlıyor işte
Gözlerinden çalıyor bütün zamanı
En çok gözler yorulur
En çok onlar özler
En çok onlar güler
En çok sevgiliye
Ölümün bize güldüğü gibi
Salıncakta sallanan çocuk gibi habersiz
Bir haberdir alınları terleten
Her şey için
Bu şey için
Benim için çok erken.
Ölürken....
Giden bilmiyor
Sen duruyorsun yollar gidiyor
Kapısı sonuna kadar aralanmış
Nasıl olurlar ile meşgul ahali
Ölmek zamanı işte
Tek işleyen şey ölüden
Kol saati

Özgür Günsay
Kayıt Tarihi : 12.5.2019 05:32:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!