Kıyı'/m/daki Yalnızlığıma Mektuplar-v

Saide Deniz
107

ŞİİR


18

TAKİPÇİ

Kıyı'/m/daki Yalnızlığıma Mektuplar-v

Merhaba
varlığın ve yokluğun çiçeği
ömrümün en recali hali.

Ayrılık ,yaman ayrılık, bir özge yardan reva ayrılık.

Olsun kabul. Acım gözüm üstüne kabul. gözyaşlarım akmayınca yadırgıyorum.
Bu gün ne kadar bahtsızım diye.
Ne oldu deme genel haleti ruhiyem, iki gözüm ahretim, Canım Beni:

Dün şehri dolandım. Gönül yordamıyla sokaklarını duvarlarını kedilerini, derdini taş eylemiş başına, sızmış ayyaşlarını aradım. Ne büyük nimet. bu dünyayı sorgusuz sualsiz uğruna feda etmek onun , o gelmeyenin, o bilmeyenin yoluna.
Ben acımı bile ıska ettim, aramayı seçtim.
Bulabilmeyi değil aramayı ; her gözde her gönülde, mezbelede ya da sırça köşklerde.
Arayınca hep bir umudun oluyor. o bir günün ihtimaline ait muhtemel bir umut besliyorum.
Anlayacağın yokluğum yüreğimde kös kös geri dönüyorum.

Atravı seveyim biraz sana. Türkistan’a kar nasıl yakışıyor değil mi. Bozkır güzeline.
Hah işte Atrav süslü ve saraylı olanından. Taş kaldırımlar, ışıltılı sokak-lar. gece yarılarına kadar kıpır kıpır sokaklar. kadınlar ve erkekler hep konuşma halinde.
- ne konuşuyorlar hakikaten merak ediyorum bazen.-
Ural nehrini kavuşturan köprüye pek hevesli ahali. Onlarca renk neon ışık tayfları içinde yapay sıkıcı. Ama onlar çok bi hallerinden memnun.
Akşam namazını kıyıda kalmış ama göz alıcı çinilerle kaplı küçük mescitte kıldım.
Adını bile okumaya fırsat bulamadım. Eve yakın yarın yazarım.
Biraz yadırgadılar o saatte beni ama olsun. Alışığız. Ey Türkçanka diye sataşanlar oldu, usulca sıvıştım resmen.

Caddeleri yeni öğreniyorum. Evimin olduğu yer Sultan Baybars caddesi kenarında. Çok kalabalık ve işlek.
Benzin kokusu bazen genzimi yakıyor.
Nehrin karşı kıyısında çok güzel bir park görünüyor. Oraya da giderim senin için.
Aslında biraz oturup nehre düşen şehri anlatacaktım sana. İki sivil polis göz hapsine aldı ve dönmek zorunda kaldım.
boşa harcayacak beş tengem yok vallahi.
Yarın kızlar bir kuzenlerini getirecek, uşak Türkiye’de okumuş, Atrav neft üniversitesinde okutmanmış. Bu sefer rahatça dolaşırız aksilik çıkmazsa.
Bulabildiğim en açık renk elbiselerimi giyiyorum yine olmuyor. Şu kgb puştları çok canımı sıkıyor.
Senin dilinden lazım onlara.
Eve döndüm. İlk buluşmasında üstüne çay dökenlerin beceriksizliği afallamışlığı ile.
Kızlar olmayınca ışıkları bile açmadım. Seninle sevdiğimiz karanlıkta; ‘’ışığı israf etmeyelum’’ dediğin sokak lambasının aydınlığında, Mustafa Kutlu’nun Uzun hikaye kitabını aldım elime.
Bir uzun hikaye olduk biz de. Şu Türkistan ellerine geldiğimizde birer çocuktuk. Birbirimizin gurbetine sıla, yuva, sıcacık kucak olduk.
40 derece ateşle yandığım, kusmamak için düşüp bayıldığım gece... Başucumda ağlıyordun. Kardeşim dedim o gün sana Can Kardeşim.

Kendine iyi bak, has bak öperim gıdılarından :)

Saide Deniz
Kayıt Tarihi : 22.1.2022 01:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Saide Deniz