Kış Bitti Geldi Bahar Hep Seni Düşündüm ...

Mehmed Sarı
617

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Kış Bitti Geldi Bahar Hep Seni Düşündüm Gece Sabaha Kadar

Kış bitti takvim yapraklarında
bahardır artık mevsim.
Bahar geldimi yaşam nümayişe kalkar.
Bitkilerin gövdesine su yürür,
insanın yüreğini sevda bürür...
Bahar aşktır, sarar doğayı
sarar insanları...
Elbet yürek diye bir uzuvları varsa
ve duyguları ayaklanabiliyorlarsa...
Kuşların en içli şarkıları seslendirmesidir
gecenin bitip de atma noktasında şafağın...
Çiçeklerin yerde
sümbül sümbül gerinmesidir
çiğli gülümseyişlerle
ve ağaçların dallarında
gelin gibi döllenmesidir yemiş yüklü günlere...

Kış bitti geldi bahar...
Oysa biz ne baharı yaşadık el ele
ne yazı gördük meyve yüklü bahçelerde
güze vurdu günlerimiz farkına varmadan...
Yüreklerimizde açan güz çiçekleridir,
ne uzundur ömürleri yaz bahçeleri gibi
ne de ballı meyveler sunarlar dallarından...

Şu an doğa bahar açıyor burada,
yaprak dökse de öte yanda dallar
hazan savruluşlarıyla.
Hüzün ve sevda iç içe geçiyor aramızda
ve gözlerimizde sevdaya ve yaşama
doymamışlığın kahreden sıkıntısı,
Ellerimizde kavruluşu
geç kalınmış sabahlara özlemin,
Bir yanımız üşüyor şimdi
güz esintili yalnızlık akşamlarında
bir yanımız yüzüyor dansında çiçeklerin...

Kış bitti geldi bahar
ben seni düşündün yine
bütün gece
son iki yıldır tatlı bir kabus gibi
alışkanlık olduğu üzere.
Bir yanım buz tutmuştu
geçmiş günlerin kırıntı kuşkularıyla
oluşan üzüntü ve ayrılıkları yüzünden,
Bir yanımda bahar gibi yeşerişi
sevgi bahçemizin yeniden...

Ama her zaman var oldu içimde
onulmaz bir sancısı ince mi ince
sararma ihtimaline karşı sevgimizin,
Ya bir deli poyraz çıkar
ya da eserse bir kara yel
ve kurursa diye suyu çiçeklerimizin...

Ölümüm başlar o zaman
kanaya kanaya gider yaşamdan pılım pırtım
adım, sanım, anılarım
karışıp kaybolur bir kara dumana,
bir avuç dertli kül kalır
ateş tuğlasının bağrında..!

Yüreğimde ince bir keder
senden gelir sana gider şarkısınca
acıta acıta saplıyor hançerini
başlıyor kabuk bağlamaya
yüz tutmuş yaralarımız
yeniden ve sızım sızım kanamaya.

Ve yüreğin diyorki yüreğime
hakkın yok senin bu gece
annesinin göğsünde
masum bebekler gibi uyumaya...
Gönlümde bir eski yaranın sızlayışları
aymazlıklar, bilmezlikler, görmezlikler ürünü
dönüp duruyor bedenim gecenin içinde,
Gözlerimde ışığını tüketmiş
yıldızların hüzünlü görüntüleri,
Duygularımda
hazan yapraklarınca savruluşlar
ve bir göçmen kuş sızlanışı
kimsesiz gidişlerin göklerinde...

İçimdeki boşluk kahrediyor yüreğimi
hep sen geliyorsun gözlerimin önüne
gözlerim yanımda değiller oysa,
Yıldızlar karardılar bir bir
kopkoyu karanlıklara gömüldü dünya...

Gözlerimde sen varsın
kıvılcımlanıyor gözlerimde anıların
genç kız görkemliliğindeki
bahar sabahları gibi
atıyor tan.
Sonsuz bir yol gibi uzuyor zaman
ve ben dönüp durmaktayım daha
gecenin mahşeri burgacında
çatlayacakmışım gibi huzursuzluktan...

Kış bitti, geldi bahar...
Yaşam ayağa kalkıyor tümden
ayağa kalkıyor dağlar ovalar
ve senin aşkınla ben
bahar gibi yeniden doğuyorum...
Canım sevgilim
yüreğimin başeğmez yabanıl eşi
sevdamın efsanevi perisi
güzelliklerin simgesi
bahar kuşlarının sesi
altın kalpli amazonum.....
Erisin dağlarda kar
kalksın üstümüzden kara bulutlar
yok olup gitsin izleri kuşkunun, kederin...
Günlerimiz çiçekli dallar gibi yüklensin aşkı
sevdalı gönüllerce yağsın gökyüzü
sarsın sevda kat be kat yüreklerimizi
hiç sökülmeyecek tarzda içli, derin...

4/10/2014
Melbourne

Mehmed Sarı
Kayıt Tarihi : 15.1.2015 04:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Mehmed Sarı