Kehribar Şiiri - Şeref Akbaba

Şeref Akbaba
5

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Kehribar

Anamda yar, babamda yar, göğsümde yar
Anıldım gece on iki
Hilâl kaşlarını çatmış atlasın
Dalga dalga serap
Sicim sicim yağmur
Papatya çiçeği ve mor menekşe
Konaklamış gözlerinde kehribar

Kaç renge büründüm bilemiyorum
Ağardım beyaz
Göz açtım yeşil
Samyeli vurdu gözbebeklerimi
Sıcak akşamıdır samyeli
Fizahına tutuldum kehribar

Aynada ben yokum
Gölgeme tırmanma ayışığı
Yolcular son gözede
Ekin tarlasında gelincik otu
Emekliyorum işte ham hayal
Yürüyüşe devam kehribar

Sesinde yalnızlığın destanı
Çam yarılmış akşamlarda sersefil
Anlamasam neye yarar anladıkların
Bakmasam neye yarar baktıkların
Tutulduysam mecnunum
Yandıysan leyla
Yılan hikâyesi türkün kehribar

Mavi beyaz siyah beyaz kehribar
Gece beyaz gündüz beyaz kehribar
Şarkı beyaz martı beyaz kehribar
Sorgu beyaz korku beyaz kehribar
Aşk urganı serde beyaz kehribar
Zifiriyim nerde beyaz kehribar

Şeref Akbaba
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Mustafa Küçüktepe
    Mustafa Küçüktepe

    Yüreğinize, kaleminize sağlık üstadım...

    Mustafa KÜÇÜKTEPE
    www.mustafakucuktepe.com

  • Osman Tuğlu
    Osman Tuğlu

    KEHRİBAR

    Etimi kavrarken sıcak reçine
    Ne bir ıstırabı ne kahrı vardı;
    Gövdeme yapışıp çekti içine,
    O anda çevremi pis zehri sardı.

    Çıkacağım ama nasıl, nereden
    Kaçmayı düşündüm kör pencereden,
    Kımıldayamadım ki cendereden,
    Hiçlik ülkesinin cam şehri dardı.

    Bir damla çıraydı dev çam ormanı,
    Eriyik ateşti yoktu dumanı.
    Serindi zemini ve asumanı
    Velâkin akmayan o dehri nârdı.

    Bu dertleri gören kim miydi reva?
    Aldırmadan kaç yıl tek nefes hava
    Zavallı ömrümü eden berhava
    Gözyaşları tuzak bir şehriyardı.

    Bir damlaydı, magma kadar muazzam;
    Felç oldu içinde dört güçlü azam,
    Vurdum vurdum bir iş görmedi asam,
    Oysa önceleri kaç bahri yardı.

    Kolyenin ucunda, yârin boynunda,
    Bir böcek olmuştum aşk oyununda,
    Dokunan tenine, gezen koynunda
    Asla ben değildim bir kehribardı.

    Osman TUĞLU

  • Nadir Şener Hatunoğlu
    Nadir Şener Hatunoğlu

    Saygı ile..
    Aziz vatanımızın güzelliği ve zenginliği, övünç kaynağımızdır. Eskişehir'de Lüle taşı, Zonguldak'ta taş kömürü, Kütahya'da seramik çamuru, Erzurum'da Oltu taşı bunlardan birkaçı.
    Oltu, Erzurum'un ilçesi. Oltu taşı dediğimiz -genellikle siyah- taş, kömür gibi toprak altında oluşuyor. Kuyumcular onu kolayca işleyebiliyor. Zeytin çekirdeği biçiminde ve büyüklüğünde ipe dizilerek, bayanlara kolye, gerdanlık yapılır. Sürahi, testi, bardak gibi eşyalara da süs olarak kakılır. Özellikle altın yüzük kaşı olarak siyah kehribar kakılır. Handiyse ceviz büyüklüğünde, ihtiyarlar için yapılmış, sarı renkte tespih görmüşlüğüm var. Şak şak ses çıkardıkça, ihtiyar amca çayını, kahvesini keyifle yudumlar. Siyah kehribardan sigara içenlere ağızlık da yapılıyor.
    Şairimiz Şeref AKBABA 'Kehribar' şiirinde güzel buluşlara da imza atmış: 'Sesinde yalnızlığın destanı.' gibi.
    Antoloji.com/da kayıtlı ' Millî Oyun Türküsü ' başlıklı şiirimin girişiyle kendisine eşlişk etmek istiyorum:

    ' Kükreyip duruyor davulla zurna,
    ' Sen de koş arkadaş bekleyip durma.
    ' Gürül gürül dolar ruhunda kurna;
    ....Silersin tasanı tanırsın Türk'ü,
    ... Davulun sesini duyun yeter ki.

    ' Yaylanır Dadaşım bar başlayınca,
    ' Gerildikçe yüzü benzer bir tunca.
    ' Hançer barını da hele görünce;
    .......................
    ......................
    *Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim uzmanı*

  • Arap Naci Kasapoğlu
    Arap Naci Kasapoğlu

    'Striptiz Öncesi Epilasyon'şiirinizi yeniden aktifleseniz de,hatta günün şiiri seçilse de hep beraber amatör bir şaire AGU desek ELİF hanım..

  • Www Elif Com
    Www Elif Com

    'Beynimde sağnak yağış, düşüncelerim nemli'...

    demek istemiş şair ama olmamış.Kendisi emeklediği için sadece 'A G U' diyebilmiş.....

  • Lara Açanba
    Lara Açanba

    kısa bir zaman sonra yeniden sizlerle aynı havayı solumak adına buralarda olucam...bu geçen zamanda eksiklerimizi telafi etmeye çalıştık...sevgili arkadaşlarımın ilişikte ki mesajı dikkatle okuyacaklarına ve ilgileneceklerine eminim...sevgilerimle...

  • Lara Açanba
    Lara Açanba

    az önce aldığım bir mesajı sizlerle paylaşmak istedim..LaraAçanba.10.09.2011


    LÜTFEN OKUYUN
    DİYARBAKIR’IN ŞİRİN İLÇESİ ERGANİDE BULUNAN ERGANİ İ.Ö.O. DA Matematik öğretmenliği görevini yürütmekteyim. Mesleğimin bana yüklediği sorumluluk bilinciyle öğrencilerimin hayatı daha iyi kavramaları, kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri, geleceğimizi emanet ettiğimiz daha bilinçli bireyler olabilmeleri için onların daha fazla kitaba ihtiyaç duyduğu kanısındayım.Okulumuzda çok zeki fakat maddi durumları iyi olmayan öğrencilerimiz var. SBS sınavına hazırlık kitaplarına ihtiyacımız maalesef çok.Siz değerli arkadaşlarımdan yardım ve desteklerinizi bekliyorum. Kitap gönderme imkanımız yok ise, arkadaşlarınızı davet ederek daha fazla kişiye ulaşmamızı sağlayabilirsiniz. Okullardan ve eğitime gönül vermiş kişilerden gelen bu yardım taleplerini ilgilenebilecek herkese ulaştıralım.
    6.sınıftan 8. sınıfa kadar her türlü kitap yardımlarınıza talibiz. Göndereceğiniz bir kitapla belki bir çocuğun hayatını değiştirirsiniz.Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür
    ederim.Kampanyamıza destekte bulunmak isteyenler için okulumuzun
    ADRESİ: ERGANİ İ.Ö.O. MÜDÜRLÜĞÜ /ERGANİ- DİYARBAKIR
    YADA MATEMATİK ÖĞRETMENİ ADİL GÜNEY VE OKUL MÜDÜRÜ M.REŞİT YILMAZ İLE İRTİBATA GEÇEBİLİRSİNİZ.
    OKUL TTLF: (0412 611 52 40)
    OKUL MÜDR.TLF: (0505 645 08 54)
    MATEMATİK ÖĞRT. ADİL GÜNEY (0505 244 05 99)

  • Hasan Buldu
    Hasan Buldu

    Sevgili okuyucular,

    Şiirin tahliline girmeden evel: kehribarın irdelemesini yapmayı uygun gördüm.

    Yukarıda sizlerin de gördüğünüz gibi, kehribar: türlü renklerde kendini göstermektedir. Bana göre sevgilinin adıdır kehribar. Şöyleki: sarı saçlı, mavi gözlü, beyaz tenli. Ve kehribarın içine hapsedilmiş bir sevgilinin feryatlarıdır şiir.

    Benim anladığım bu kadar.

    Saygılarımla.

  • Hasan Buldu
    Hasan Buldu

    '
    Kehribar çoğunlukla kozalaklı ağaçların reçinesinden oluşmasının yanısıra, tropik çiçekli ağaçların reçinesinden de oluşabilir.

    Reçine, ağaçların bir korunma mekanizmasıdır. Ağacın gövdesi veya dalı herhangi bir şekilde zarar görürse (atmosferik koşullar, yaşlılık veya iri hayvanlar nedeniyle v.b. dış etkenler), yani kırılıp, yarılırsa kabuksuz dokuların dış etkenlere dayanıksız olduğu bir bölge açığa çıkar. Bu durumda reçine salgılanarak, taze yüzeyin kapatılarak iyileştirilmesine çalışıldığı gibi, kendisine zarar verebilecek böcek ve mantar gibi canlılarında reçinenin kendisine has kokusu, tadı ve yapışkanlığı ile ağaçtan uzak tutulmasına çalışılır. Bazı hastalıklarını iyileştirmek için salgılama yapmasının yanında yüksek ağaçlarda hızlı büyümenin oluşturduğu tansiyon nedeniyle oluşan boyuna çatlaklardan da bolca reçine salgılanır. O dönemlerde tropik ve yarı tropik iklim koşullarında yaşayan yüksek ağaçların, iklimin gittikçe yüksek sıcaklıklara ulaşması nedeniyle de bol miktarda reçine ürettikleri düşünülmektedir.

    (Yanda; günümüzde de ağaçlar reçine salgılamaya devam ediyorlar. )

    Ağaçta reçine salgı tipleri:
    1- Dahili çatlakta reçine
    2- Kabuk altında reçine
    3- Dahili reçine cebi
    4- Kabuk içinde reçine
    5- Harici yara dolgusu
    6-7- Sarkıt şeklinde reçine akıntısı
    8- Harici damla biçimli reçine

    Bu reçine, onu salgılayan ağaçla birlikte veya tek başına genellikle sellenme ile lagün, delta, veya denizel ortama taşınır. Burada sediment (kırıntılı malzeme) lerle birlikte gömülür. Milyonlarca sene boyunca ortama taşınan, bazen yüzlerce metre kalınlık oluşturan çökel malzeme altında kalan reçine, basınç ve sıcaklık koşulları altında sertleşerek kehribara dönüşür.



    (Doğadan toplandığı görünümde kehribar topakları)



    ( Ham ve işlenmiş kehribar bir arada )


    Reçineden kehribara dönüşümde, reçinenin içine gömüldüğü sedimentlerinde önemli bir rolü olduğu düşünülmektedir. Mesela, Borneo kehribarı Orta Miosen yaşlıdır. Buradan gelen koyu renkli kumtaşı içinden çıkarılan örnek kesin olarak kehribar (alkolle reaksiyona girmiyor) olmasına rağmen, kiltaşı seviyelerinden elde edilen sarı renkli fosil reçine copal dir (alkolle reaksiyona girmiştir). Yani aynı süreci yeraltına gömülü olarak geçiren reçine muhtemelen içinde bulunduğu tortulların etkisiyle yeterli olgunluğa erişememiş ve copal aşamasında kalmıştır.

    Kehribarlaşmanın en önemli etkenleri kabul edilen basınç ve sıcaklık yanında reçinenin içine gömüldüğü sedimentlerin türünün de etkili olduğunun düşünülmesine rağmen bu dönüşümün tüm mekanizması henüz anlaşılabilmiş değildir. Altta reçineden, copal ve kehribara geçiş süreci basitleştirilerek gösterilmiştir. Geçmişten günümüze doğru (soldan sağa) reçine orijinal plastisitesini ve suyunu

  • Mehmet Binboğa
    Mehmet Binboğa

    Deryanın içinde deryayı bilmez
    Mahilere döndü ağlamaz gülmez
    Acemi kaptandı yüzme de bilmez
    Binboğa'ya her dem aşk bahri dardı

TÜM YORUMLAR (22)