Kefaret -Beyaz Şairler Kahvehanesi Gari ...

Engin Demirci
670

ŞİİR


48

TAKİPÇİ

Kefaret -Beyaz Şairler Kahvehanesi Garip Çoban Sıradışı Şükür Günlüğü-www.beyazrenkler.org/forum

Kefaret -Beyaz Şairler Kahvehanesi Garip Çoban Sıradışı Şükür Günlüğü-www.beyazrenkler.org/forum

----------------------------------------

Mirim, kişiliği olmayanlar,
tamam olmak için başka birine muhtaç olan korkaklarmıdır dedim
Pirim, gülüşünde kuruntu, kendini tanımamak demektir
İçindeki güce inanmayana denir dedi
Mirim, ruhunda bin defa seviyorum diyen,
aşkı büyüterek bir bardak suda fırtına çıkartanlar kimler dedim

Pirim, onlar tutkudan ve sevgiden yoksun,
sabra ve dua zaruretine erememiş,kaderin elinde ezilendir dedi
Mirim, yoldan dönenlerin hali nedir, çok yalnızlar yorgunluktan dedim
Pirim, ruh ki sade tutku ve sade aşktır,
iki zıt âlemin çatışmasından doğan bir kıvılcıma benzetilebilir halleri dedi
Mirim, sonunda yeni bir gerçek doğarmı dedim
Pirim, histe ruhî faaliyet diyoruz dedi

Merhamet etmeyene, merhamet edilmez buyurur peygamberim
Doyumsuzluğun pençesinde kendi peşine düşenler kusursuz örnekler
İzini bıraktığı her yerde ve yaşamda insani gizemler
Kendini doğasından uzaklaştırıp plan kuranların son umududur ölümleri
Gerçek hayatta omzumuza dokunacak kadar bize yaklaşanlardan çok çekti bu yürek

Soluğunu üflediği varaklara kadar düşlediği her şeyde kapılarını aralar
Hesaplaşacak kurmacanın uçuşkan doğasında gizli tanıklar
Yaşam bulanık ve karanlıktır bir araya gelemeyen insanda
Bir gizem perdesine de açılıyor yeniden keşfedilecekler
İç dünyasının çelişkilerinden,
gerçek aşkın tanıklarının merhamet konağında, kapıyı çalan biri

İçimdeki acılar dilsiz martı geleceğe
Güzel; öyleyse dinle şimdi yağmur odanda
Bir de aşk istiyorsun ruha akan bir suçta
Cahilin sevgisini de böyle bil ey sevgili

Sus!

Ayak izlerinde nice dualar vardır ki helâk olmanın ta kendisidir
Bana iki kere söyletme
Benimki, ruhumun öbür yüzünde gizemle,
gizlenmiş olanı çok iyi ayırt eder duayı
Bir insanlık hesaplaşması bütün hallerim
Nasıl yok oldu, gezinerek; acı, aşk, entrika,
hüzün kendine hapsedilmiş insanda
Kim! hangi nedenle gizli bir hayata mecbur etmiştir sevgiyi?

Hem de tamamen aklı başında yaşarken, adım adım bir kaybediştir bu
Gönül ailesi içinde bunca yıl gizlenmiş, ustaca üzeri örtülmüş sevgilini

Aslında büyük bir haksızlık var,
bilinmesinden korkulan bir sır kalblerin arkasında
Bu sırrı insanın aslında gerçeği gün yüzüne çıkarır gecenin çobanları
Nasıl yok oldu kandırmacalarda suç ortaklığında
İlişkilerin gizli yumağını çözüyor gece namazlarındaki dualar bence
İnsanın iç gezintileriyle paralel dış hayat gezintilerinide ustalıkla örüyor yalnızlık
İşte geldik diyen gecenin çobanları çoğu zaman iç akış,
dış akışında konuşuyor ruhlar

Sevgili,
yalnız duvarları arasından ruhla sevginin birleştiği noktaya bakıyor rüyasında
Başının üstünden bakıyor gözleri bir şey görmüş gibi
Kopan bir rüzgarı hissediyor üst üste koyduğu elleri

Israrla parmaklarının arasında yuvarlanıp duruyor dua
Dışarı yansıttığından çok daha fazla şey anladığını düşünüyor kalb
Akıl odasındaki bir şey gerilip harekete geçiyor
İnce bir ses süzülüyor gözyaşlarından
Dile dolanmıyor artık sevgili
Doğanın sesiyle konuşuyor ruh
Gecenin çobanları bir kez daha

ve başka bir yerden durarak işaret ediyor sevgiliye
Bir sayıklama hali yaratıyor duaları okuyana
Soluksuz bırakıyor gece güneşi uyku ve uyanıklık hali arasında olanları
Benim için bu yanıylada çok heyecan verici sevgili
Birçok yükten beni kurtarıyor
Ruhumu ve aklımı hafifleten cümleten var yıldızlarda
Önceki zamanı ne kadar uzatabilirsem, o kadar mutluyum

Diyorum ki, unuttuklarımız rüyalarda intikamını alıyor
Merhamet edemediklerimizin sesi
ve sisi karışmaya başlamış hep rüya halinde iç kararlar
Unutmayı tercih edenler, kendi yazdıkları okuyorlar
Gecenin çobanlarının duasında uyananlar kendine yabansı ve çıplak olmayanlar
Rüya halinde yaşıyoruz,
işin kötüsü,
ne sevgiye, ne sevgiliye uyanmıyor kalp

Artık galiba insanlık topluca rüya görüyoruz
Bir şeyleri sezme haline geçmiş gecenin çobanları
Dualara eklenerek yaşamak isteyen insanlara yakın hissediyorum ruhumu
İçini doldurmuş oluyorum içimle
Karşı karşıyayım sevgiliyle
Yanımda hiç kimse yok biz sonsuzlukta bir manzarayız

Gecenin çobanları,
seni anlıyoruz ama bize çok uzak bir yerden konuşuyorsun diyorlar
Ben bunları kendi kendine sayıklıyan
duyguların kapılmış rüzgârından alıyorum geceleri
Ben artık o değilim belki du budur ötekileştirdiklerimde
Zamanın yoksulluğunun kendisi benim
Aktı gitti kalbim öteki canlılara
İnsanın sevgiye rağmen, kendini köleleştirdiği insanlar arasında bir merak aşk

Dilsizleştirilmiş yoksul kalblere bakmasaydım nefsimi tanıyamazdım
Bir merak, bir ilgi dünyada var olan
Bir yakınlık duyabilir miydim, bilmiyorum
Sessizliğin içinde eziyet görmüşlerin parçasında uyanıyor hallerim
Kurtuluşa ermek için tartıyorum, biz, kendimizi ne sanıyoruz?

Şimdi hissediyorum ki, ruhumun onları gördüğü gibi,
bizide gören ruhlar var
Rabbim bizi bizden kurtar diyor gecenin çobanları
Süleyman Peygamber misali bir ses
ya hayyum, ya kayyum, ya zülcelalî vel ikram de, dedi

Şöyle düşünün,
aynı'yız minicik gördüğümüz gôzde aşan bir şeydir sevgili
Sözcükler hiçte mistik değil, kişiye göre değişiyor
Hayır, bu bir yolculuk o sonsuzluğun bir parçasıyız
Çok da yeterli görünmüyor perdesi olmayan pencereler
Anlamı siliyor çıplak ve yalın gece
Mana anlam eşiği yüklüyor kalbe
Rüzgâr esiyor ve bir sürü şey getiriyor
Anlamsız geliyor size bir şey ifade eden
bir çok şeyde bir hâl alıyor beden
Üşüyorsunuz biliyorsunuz bir günü bekliyorum ki üşümeyek

Şehadet ettiyse,Arife din gerekir mi? diyor bir ses
Ben sadece aşkta usul hakkında söz almak istedim dedim
Yendin mi? diline dolanları diye bir soru?
Keşke doğanın tüm sesini cümlelerimle duyurabilsem dedim
Bir zamanlar engeldi senin için, sessizliğin hakkın cebelleş diyor

Bir tür savunmadan söz ediyorum
Ve eğer dil'le bir yalan sôyleniyorsa, ruh kapılarını dışarı doğru açıyor
Sevgi tam da yasal hakların reddiyle ele geçirilebilece bir şey
Diyorum ki, anlaşılmadığımı değil
Çünküsü, sevgilide özellikle anlaşılmadığımı,
anlamamış gibi yaptıklarını düşünüyorum
Kapısını içeri doğru itmeye çalışmıyor kimse
Diyelim ki, nefes(siz) im, rahat bırakın ruhunuz

Akıp giden an ve reel zaman arasında bir uzlaşmazlık var
prangalara vurulmuş yüreklerde
Sıradan hayatlarda, sürtük ruhlar ve bedenler
Sık kullandıkları ayna karşısındaki yozlaşmanın sadakati
Üzerine bir karabasan gibi kapanan tekinsiz mekânlarında kaosları
Başlı başına gotik bir unsur zaman aralığından kısılarak yaşadıkları
Kirlenen sevgiler düş yolcusu zamanın izlerinde
Sevgi bahçesini ne çabuk terk etmiş insan

Ne oluyor bize sonsuz aşk?
Vefa ve sadakatsiz yabancı kucak açmalarda şeytanın düellosu
İlk aşk'a sağır olmuş yalnızlık
Hiç beklenmedik bir anda geçmişe inat, kalbin külleri alevlenebilir
Bir yabancı sızar aniden ve sessizce kefarettir ruhuna

Pirim, biz insanı âhlakı korku ve umuttan,
vehim ve kuruntudan,
gurur ve övünmeden kurtulmuş olan tutku üzerine,
sevgi üzerine kuracağız dedi
Mirim, Pirime dostum bana diyor ki,
neden bizde erdemli adam çıkmıyor sevgide dedim
Pirim, yalan, insan iradesinin eseri değildir,
kişisel bir söz, mevhum bir görüntü değildir, yalan bir gerçektir dedi
Mirim, yalan insan tabiatının çokluk halindeki buhranımıdır dedim
Pirim, eşya gibi, ruh gibi, bir gerçektir
Zamanın an'da kaybolduğu kadar,
vetutku
ve sevgi halinde ruh,
ve aşkta aşık sırdaş olduğu
ve tabiatın dilini konuştuğu zamanda kaybolur dedi
Mirim, aşk halinde ruhun hali nedir dedim
Pirim, yalan güneş altındaki buz gibidir kefaretine,
Aşk şarabın şükrünü sarhoş etmiş var git dedi
yed2510200905:00

Şükür Günlüğü Son şiir'i
http://www.beyazrenkler.org/forum/showthread.php? t=22336

Engin Demirci
Kayıt Tarihi : 2.11.2009 16:48:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Sıla Telafer
    Sıla Telafer

    Bu ne güzel bir yemek tarifi gibi insanı nasılda etkiliyor misss gibi kokular bürüdü kalbimi azminize, yüreğinize sağlık diyorum.Kutluyorum sizi.

    Cevap Yaz
  • Muhammed Fatih
    Muhammed Fatih

    Elif olmak zordur
    Çünkü elif olmak
    Yuvarlak bir dünyada dik durmanın
    Dik ve önde
    Belki acıyla

    Cevap Yaz
  • Sevcan Barlas
    Sevcan Barlas


    vetutku
    ve sevgi halinde ruh,
    ve aşkta aşık sırdaş olduğu
    ve tabiatın dilini konuştuğu zamanda kaybolur dedi
    Mirim, aşk halinde ruhun hali nedir dedim
    Pirim, yalan güneş altındaki buz gibidir kefaretine,
    Aşk şarabın şükrünü sarhoş etmiş var git dedi
    yed2510200905:00

    Yureginize saglik Sayin demirci Saygilar cok guzel bir siir di...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (3)

Engin Demirci