Kaz Dağları 2 Şiiri - İsmail Kızılay

İsmail Kızılay
4020

ŞİİR


39

TAKİPÇİ

Kaz Dağları 2

KAZ DAĞLARI 2

Girişi Mehmet Alan’dandır,
Taşları kireç ve mermer karışımı,
Yukarıda radarı var,
Bütün Ege denizi oradan gözetlenir!
Onun ilerinden de,
Sarıkız tepesine çıkılır!

Sarıkız deyip geçme,
Sarıkız kazları ile erenlerin birisincisidir,
Her ağustosta türkmenler burada,
Sarıkız’a kurban kesmektedir!,
Sağ olsaydı da anlatsaydı şimdi,
Köy enstitüsü mezunu Ali erden hocam,
Sarıkız efsanesini,Hasan boğuldu’yu,
Şehit kaymakam Hamdi beyi!

Sarıkız tepesinin altı,
Dökük diye anılır,
Strabon coğrafyasında,
Roma’llılardan kaçan hiristiyanların,
Saklandığı orada antik bir kenti yazılıdır!

Ey Antandros,Antandros,
Senin bir eşin benzerin,
Dünyayı gezsen yoktur!
Truvanın inci kentlerinden de biridir,
İyi ki sen var olmuşsun,
Aenas nereden çıkacaktıy da,
Gidecekti Kartaca’ya,
Roma’nın kurulmasına sebep olacaktı,
Görün bak biz nelere sebep oluyoruz!

Suyu,denizi,kaplıcaları buralara,
Tanrının bir armağanıdır!
He yerde zeytin yetişir ama,
Edremit körfezinin zeytini ve yağı,
Dünya da birincidir!

Hava deyip,su deyip,deniz deyip geçmeyin,
Burada öyle biz yerdeyiz ki biz,
Hasta geleni,
Sporcu yapar göndeririz!

Çalışkandır,cefakardır,
Misafirperverdir, cana yakındır,
Buranın insanları,
Ne de olsa ,
Fatih Sultan Mehmet’in iskan ettirdikleridir!
İstanbul feth edilirken,
Karadan gemileri götüren keresteler,
Kaz dağlarından gitmedir!

Yörüğü var,
Türkmeni var,
Boşnağı var,
Kürdü var,
Çerkezi var,
Mübadelede,
Midilli’den,Girit’ten gelenleri var

Herkes barış içinde kardeş kardeşedir!
Herkesin biribiri ile dostluğu var
Buraların yerlileri,
Fatih’in Toroslardan getirdiği,
Tahtacı Türkmenleridir!

Buralar da bir söz söylenir,
Ta eskilerden kalma birader,
Bu söz insanları,
Hem güldürür,
Hem de düşündürür!

Buralar da,
Avunya da kadın,
Yaş Yer de eşek,
Edremit’te erkek ,
Olmayacaksın!
Zira çalışmaktan,
Öbür tarafa yorgun gidersin!

Avunya tütüncüdür,
Kadınlar gece boyu tütün kırmakla meşguldür,
Gündüz de bu kırdıklarını,
Akşama kadar dizmeye mecburdur!

Yaş yere gelince,
Eşekleri gündüz zeytin taşır,
Gece de kaçak ormana gider,
Sabaha kadar kaçak odun sırtındadır!

Edremit’in kadınları hanımdır,
Her işi erkekler yapar,
Kadınlar da evde,
Köşe yastığıdır!

Marmaris rampasından çıkarken,
Sol taraf ta görürsün,
Gökova da denizin mavisini,
Bir de Küçükkuyu rampaların da,
Vardır aynı ona benzer manzarası!
Buraya seyir tepesi derler,
Çay içerken gelip geçen yolcular,
Öyle söyler!

Billür gibi akardı,
Şahinderesi,
Aile Kalkındırma Partisi gelmeden eveli,
İçinde kefaller,levrekler,
Atlarlar,cirit oynarlardı!
Mest olurdu seyredenler,
Şimdi, kediler bile yemiyor,
Pis kokuyor kefaller,
Başımıza bela ettiler arıtma denen pislikleri!

Bir kızıl yer tepesi vardı,
Bir de Nusratlısı,
Midilli ile,
İmbat,meltem alışverişi yaparlardı,
Bir Kanada deyyusu geldi,
Kesti Gargoron’un ,
Meşesini,çamını,
Kızılcığını!

Yuvasız kuş
İsmail kızılay/Altınoluk
04.12.2019

İsmail Kızılay
Kayıt Tarihi : 4.12.2019 19:51:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!