Karşı pencere Şiiri - Ömer Yücekaya

Ömer Yücekaya
127

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Karşı pencere

I
Lisedeydim onu ilk gördüğümde
Şimdi üniversite bitmek üzere…

Bembeyaz gelinliği ve masmavi gülüşü ile
Frigyalı prensesler gibi inmişti gelin arabasından
Bir gülümsemişti.
Sokağın nefesi kesilmişti

Bakakalmıştım.
Güzellik denen kavramın nemenem bir şey olduğunu
ben o gün kavramıştım.

II
Daha sonrada çok gördüm onu; makyajlı, makyajsız
çıplak ve giyinik halleri ile
Ama değişmedi en güzelin o olduğu.

Bir keresinde; “o bu mahalledeki her kadından güzel” dediğim de
bir hafta küs kalmıştık annemle

Dranasın; Fahriye Ablası, Uşaklıgilin Bihter i idi
O geçerken esas duruşa geçerdi çarşı pazar
Bir kahkaha atardı;
Allah sizi inandırsın mahalleyi kuş çığlığı basardı
Ah öyle güzeldi ki…
Güzelliğinden aynalar çatlardı.

III
Lise sonda; birden yeki-dü’ye düştü zarlar
“kumar borcu namus borcu” diye kapıya dayanınca
aç gözlü simsarlar
Yalnızlığa ipotek etti onu
Alna dayanmış bir altı patlar

Artık ne zaman görsem onu yalnızdı
Kuş uçmaz kervan geçmez bir çöldü kalbi
Sigara içerken, yemek yerken hep yalnız
Yalnızdı işte...
Eşini kaybetmiş bir göçmen kuş gibi

IV
O ölümcül yalnızlıkta başladı, o lirik senfoni
Günahtı, yasaktı
ama çok özeldi
ve hiç uyanmak istemediğim bir rüya gibi
güzeldi

Biz farkına varmadan sardı bizi
o zehirli sarmaşık
Farkına vardığımızda ise...
Artık çok geçti

V

Oradan...
O karşı pencereden açılınca günahın tül perdesi
sızım sızım sızdı mahremi
Yer ile yeksan olsun örtüler
Kuzey ışıklarıyla kamaştı gözlerimiz
Korkutmadı bizi ne darağacı, ne zindan
Efsunlu bir gecede
Üleştik yasak meyveyi

Zehirli çiçekler gibi, içimizde kök salan bu sevda
Evrim geçirmiş bir aşk mıydı ya da zamanla aşka dönüşebilir miydi?
Bilmiyorum.
Bildiğim simyası aşkla karılmış bir sihir di.
Bildiğim tutkulu bir bağımlılık
iliz yon gibi bir şeydi.
Bildiğim gökyüzünden yıldız çalmak kadar büyülüydü


VI
Üniversiteye başladığımda, soldu bir şeylerin rengi
Tersine akmaya başladı ırmaklar
İşgal edilmiş bir ülke oldu yüzü
Kurudu sesinin nehirleri.
Sustu rüzgarın fısıltısı
Eskidi aynaların sırrı

Sondan bir önceydi…
buluştuğumuz o köhne sokağın kuytusunda
bana ilk defa sokakta sarıldı.
Daha öncede sarılmıştı ama…
O gün; bebeğini cami avlusuna bırakan
bir anne gibi sarıldı.

Gözyaşı ile ıslanmış dudaklarıyla
beni defalarca öptü
daha öncede öpmüştü ama…
Beni ilk defa sokakta öptü
kokladı
Tam gidiyordu, döndü yine sarıldı
Ş a ş ı r d ı m!

Eve geldiğimde;
camda “Sahibinden SATILIK” levhasını görünce
Bana o gün son kez sarıldığını
A n l a d ı m

Ömer Yücekaya
Kayıt Tarihi : 12.8.2019 14:21:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!