Karanlık Geceye Söylenen Şiirler

Latif Memiş
99

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Karanlık Geceye Söylenen Şiirler

I

Bugün de suskun başlıyorum geceme
Dilimin kilidiyle yüklendiğim
Dayanılmaz acıları
Geleceğimin diliyle çözüyorum
Yarının umuduyla yaşadığım gerçeği
Bu gecenin anısına çiziyorum
Alnımın en eskimez yerine.

Yorgun bir zamansa yaşadığım
Yüreğim ağırlaşmış,
Koyamazken bir yerlere
Sığmazken zamana ağlayışlarım
İki yüzlü,
Nefret dolu insanları görüyor
Ve susuyorum
Tüm gerçeklere nanik atarcasına
ZAMAN GİBİ

II

Düşlerimin dostluğuyla yaşıyorken hayatı
Gerçeklerin imbiğindeki yalnızlığa
Dönüşüyorken zaman
Özgürce bir başına
Hiç kimsesiz yüzlerinde insanların
Bir köz gibi yanan yüreğimi
toprağa bulamaksa
özgürlüğü duyumsamak.

Benim düşlerimin
gerçeğe dönüşen sancısı
bir avuç dolusu düşüncem
ve yokluğun kederiyle
ürkütürüm uyuyan suları
tıpkı insanlardan, düşünmekten
konuşmaktan ve gerçeklerden
korkup kaçtığım gibi.
insanca yaşama istemine çektiğim yabancılık
BEN GİBİ

III

Yüzümüze savrulan her şeye
Aldırmadan yaşamaksa hayat kanım.
Ezilmenin tadına nanik atmaksa düşüncem.
İnsanlardan nefret etmek gibi adice gerçeklere
“hayır” diyebilmek gibi
Yalnızca hayat damarlarımızda
Dönmek aynı noktaya
Ve yürümek sonsuzla
Gerçeğin ta kendisidir işte
Biz sevmesekte;
yalnız yaşar,
ölürüz çünkü
Ama yine de bitmek bilmez hiçbir şey
HER ŞEY GİBİ

IV

Yüzümde yıkanabilse şu sabahlar
Kalbim simsiyah olmaz aynalarda
Ve zorlu acılarla yatan benliğim
Beynimdeki afakanlar gibi.
Gerçeklerle sarar,
İlk ışıkta her yeri
Yeryüzü ateş kesilir
Hiç kimse anlamaz
Bir şeyleri nedense
Hiçbir şey
ONLAR GİBİ

V

Akşamlarca yıkık,
Yazılmamış senfoniler kulaklarımda
Ipıslak bir çizgi
Gözlerimden ellerime
Ellerimden yüreğime
Hayatım bir manastırın kadehinde
Eskimiş bir şarap kadar yorgun
Sadece gecenin avutkanlığında
Sabahı anımsamak
Kötü geçen saatlerin
KELEĞİ GİBİ

VI

Yüzler yorgun
Ve beynimce zerrelerim
“Bulduklarım gerçek mi yoksa”diyerek
Kendimce hüzünlenip,sustuğum
Kabuğuma çivileyip tüm hayatı
gerçekler gibi
Geçen saatleri,
zamanı, yaşadıkça
Suskuluğuma yüklemiştim
HERŞEY GİBİ

VII

Bir geceyi yüklerken,
Hasretin küfesine
Omuzlarım çökmüş,
Dudaklarım çatlamışsa susuzluktan
Hayalleri getiren geceler
Bir günahın sıcaklığıysa
Yüzümde yanıp sönen karanlık renkler
Hala eskimemişse yüreğim
Sesi geliyorsa uzaktan
Çarklar dönüyorsa,
Durgun sularda
Ve Odamın duvarları hala
Aynı yankıyla fısıldıyorsa yüzyıl
İşte orada bir ben
SENSİZ GİBİ

VIII

Bir sigara yanmış ellerimde
Önümde kağıtlardan mezeler
Elimde demlice bir çay
Sarhoşsam bir şeylere
Kapımda asılı duran bir çivi üzerinde
Çakılmış bir resimse duygularımla ben
Gece boyu dört duvar
Suretlerle karşımda
Sisli bir odada hep yanımda
Yüreğimse kelepçe
Sessiz voltalardan sonra
Adımlarım meydan okuyorsa mahkumluğa
Sensiz gürültülerde
Yürek kesilir gümbürtüler
Her şeyin odağında,
yalnızca kaybolurum
Yüreğimde paramparça bir mavzer
sevdalar
HEP BİZ GİBİ

IX

Tütündür ellerimde yüzyıllarca
Çıkmayan isi karanlığın
Senin pembe dudaklarındır
Paramparça eden gecelerimi
Bir kabrin karanlığındadır
Gündüzüm, gecem ve ben
İşte o öyküdür yazdıklarım
O karanlıkta parlayan yıldızlar benim
Sadece ve sadece avutan
Mezar taşlarını
Senin hayalindir sevdiğim
Yani benim hasretim
Ebediyete kurulmuş bir köprü
SANA GİBİ

X

Sana hiç hoşçakal demişmiydim bilmiyorum
Zaman bir cendere
Ve biz kaybolmuş paradokslarız
Sonsuzun izinde
Ve tüm yazılanların
ANISINA

(12.12.1988-30.011989)

Latif Memiş
Kayıt Tarihi : 28.1.2009 23:49:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Latif Memiş