Karagöz ve Hacivat Şiiri - Muharrem Güney

Muharrem Güney
305

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Karagöz ve Hacivat

“ Rivayete göre Sultan Orhan Gazi döneminde, “
“ Bursa’da Ulu Cami inşaatında çalışan işçilerdir. “
“ İşçiler aralarında geçen nükteli konuşmaları, “
“ Dinlemek için işi bırakıp, “
“ Onların etrafında toplanır. “
“ Bu yüzden inşaat yavaş ilerlemiştir. “
“Bu durumu öğrenen padişah ikisini de idam ettirmiştir.“
“ Şeyh Küşteri Karagöz ve Hacivat’ı bulamayınca, “
“ Benzer tasvirleri bir perde arkasında oynatmasıyla, “
“ Oyun doğmuştur. “
Günümüze kadar böyle gelmiştir.
Kendimi bildim bileli oyunu seyrettim.
Özellikle Ramazan aylarında seyrettim.
Ve hep güldüm.
Ama bugün,
Yüzyıllar sonra bile,
İçimizdeki problemi anlattığını düşünmedim.
Hacivat bilgilidir.
Karagöz’e birşeyler anlatmaya çalışır.
Karagöz de yanlış anlar.
Benzer tekerlemesini söyler.
Ve Hacivat’a vurur.
İşte durum bugün bile aynıdır.
Sahne ister sokağın ortasındadır.
İster bir binadadır.
Ama her an insanlar arasındadır.
Bilgili kesim,
Bilgisiz kesime,
Birşeyler anlatmaya çalışır.
Belki sözlü,
Belki fiziki,
Baskıyla karşılaşır.
“ Tarih tekerrürden ibarettir. “
Derler.
Tekerrürün bu doz da olanı da vardır.
Belki yüzyıllar öncesinden,
Her an tekrarlanan,
Defalarca doz alınanından,
Karagöz ve Hacivat her an,
Her yerde.
Ülkemiz sanki bir perde.
Fark nerede?
Olayların başında,
Kültürlüsü kültürsüze,
“ Yar bana bir eğlence medet… “ demez.
Olaylar,
Konular,
Girizgah olmadan başlar.
O zaman bazen oyuncu,
Bazen seyirci olduğumuz,
Bu perdede,
Bazen iyi oyunlar…
Bazen iyi seyirler…
Bizlere…

Muharrem Güney
Kayıt Tarihi : 10.5.2019 10:37:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!