Kanunî'nin Şehzade Bayezid'e Cevabı

Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman)
7

ŞİİR


38

TAKİPÇİ

Kanunî'nin Şehzade Bayezid'e Cevabı

Ey demeden mazhar-ı tuğyan ü isyanım oğul,
Takmayan boynuna hergiz tavk-ı ferman'ım oğul,
Ben kıyar mıydım sana ey Bayezıt Han'im oğul,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

Enbiya vü evliya, ervah-ı âzam hakkıçün,
Nûh u İbrahim ü Musî İbn-i Meryem hakkıçün,
Hatm-ı âsâr-ı nübüvvet Fahr-i Âlem hakkıçün,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

Âdem adın itmeyen Mecnun'a sahralar durak,
Kurb-i taattan kaçanlar daima düşer ırak,
Tan değildir der isen "Vâhasretâ, dâd-el-firak"
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

Neşet-i Haktır übüvvet, ram olan olur kerim,
"Lâ-t'akul üf! " kavlini inkâr eden kalur yetim,
Taat'a, isyana âlimdir Hudavend-i azîm,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

Hak reâya-yi muti-e rai etmiştir beni,
İsterim mağlûb idem ağnâm'a zi'b-i düşmeni,
Haşelillah öldürürsem bîgüneh nâgeh seni,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

Rahmü şefkat, ziyb-i iman olduğun bilmez misin,
Ya dem-i ma'sum'u dökmekten hazer kılmaz mısın,
Abdi âzâd ile Hak dergahına varmaz mısın,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

Tutalım iki elin baştan başa kanda ola
Çünki istiğfar idersen biz de afv-etsek n'ola
Bayezîd'im suçunu bağışlarım gelsen yola,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

,1 Demadem: Zaman zaman. Mazhar-ı tuğyan ü isyan: başkaldırma ve isyan suçlarını işleyen. Hergiz: asla. Tavk-ı ferman: ferman halkası, uyulması gereken padişah buyruğu.

2 Ervah-ı âzam: Ruh-u Âzamlar, Tanrı Ruhu'nun insanlarda tecellisi. Enbiya: Peygamberler. İbn-i Meryem: Meryem'in oğlu (Hazret-i İsa) . Hatm-i âsar-ı nübüvvet, Fahr-i Alem: gelip geçmiş peygamberlerin sonuncusu, kâinatın övüncesi (Hazret-i Muhammed) .

3 Kurb-i taattan kaçanlar: ibadete uzak duranlar, ibadetten kaçanlar. Tandeğildir: şaşılacak şey değildir. Vâhasretâ, dâd-el-firak:ayrılık ve özleyiş acısından medet.

4 Neş'et-iHak:Tann (güneşinin) doğduğu yer. Übüvvet: babalık. Lâ-t'akul üf "Ana babaya 'üf! ' dedirtmemelidir" anlamındaki ayet hatırlanıyor. Taat: itaat. Hudavend-i azim: Ulu Tanrı.

5 Reâya-yi muti': itaatli sürüler (ulus) . Rai: çoban. ZVb: kurt. Haşelittah: Allah etmesin, tövbe Yarabbi. Bîgüneh: günahsız, Nâgeh: ansızın

6 Rahm: acıma, mer­hamet. Ziyb-i iman: iman'ın süsü. Dem-i masum: günahsız kişilerin kanı. Hazer: çekinme, korkma. Abd: kul, köle. Çünki: madem ki, ne vakit ki.

7 İstiğfar: af, bağış dileme.

Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman)
Kayıt Tarihi : 11.6.2014 15:28:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hüseyin Demircan
    Hüseyin Demircan

    ciftligin ihtiyar kart eke horozu..

    sahibinin yeni aldigi genc horoza.. ciftligi gezdirip..

    sagi solu.. yemlikleri folluklari gosterip..

    ceker koseye.. kulagina..

    bak evlat her yerin nasil kendine has kurallari kanunlari var.. buranin da kurallari var..

    su gordugun ak tavuk ilk goz agrim.. kara tavuk resmi nikahli.. sari tavuk ise imam nikahli helalliklerim..

    onlara dokunma.. onlara ilisme..

    istersen beni muhafazakarlikla.. statukoculuk bagnazlikla sucla ama onlara dokunma..

    diyor..

    tabi genc horoz dikkafali kani deli deli akmakta..

    nedenmis o ? diyor..

    kart horoz ise..

    pekala ahbab.. o halde yarisalim.. guclu olan iyi olan kazansin.. su sogude kadar kosacagiz kim birinci gelirse butun sairleri ( tavuklarin hepsi sairmis) opup sevecek.. deyip.. firliyor.. genc horozda pesinden kosmaya basliyor

    akabinde bir tufek sesi

    genc horoz vurulup dusuyor.. ciftlik sahibinin sesi isitiliyor..

    tuh Allah kahretsin bu da cinsi sapik cikti..

    .. diyor ciftlik sahibi..

    gercekten de..

    mevcut olanin korunmasi..

    bir donem..

    bugunden keylim..
    carsida bazarda dergahda bezgahta.. turkceden agyar dil konusulmuya gonusanin sinsilesini..

    denildigi vakitler..

    Hacibektas velileri Yunus emreleri teslim kaygusuz pir sultan abdallari ragbet edilir yapar iken..

    zaman ile.. arapca egemenligi altina girip.. dejeneresyona ugramis dil..
    paralelin de..
    saraya yakin zumre nazarin da

    turkceye

    avamin konustugu.. hilkat garibesi lisan..

    sekli yaklasilip..

    bir donem.. en baslica isleri..

    padisaha yag yakmak olan..

    yine bos zaman kalirsa.. civan nevcivan.. cumle masuga.. duyulan hasreti..

    ve.. mey sun saki doldur icelim..
    kendimizden gecelim..

    tur turev vur patlasin cal oynasin

    olan.. soylu sinif sair icre..

    sihami kaza
    gibi siirler yazar.. medari iftihar nefi.. tur kelle koltukta hiciv erbabi..

    cani pahasi cesaretle..

    Bunun gibi işi kim gördü, kim işitti aceb
    Ki oğluna kıya bir Server-i Ömer-meşreb?

    der..
    kimi divan esrafi sairler.. ciksada..

    kullandiklari dilin iceri sirayeti..

    nebze nispeti.. glikoz icin iki ceki keciboynuzu cignemeyi gerektirir..
    ve veya.. o dile vakif olus gibi ozel donanim gerektirir istigaldirler ki..

    evrensel olan muzik gibi alan da opera dinlemek bir avam icin ne derece.. eza ise..

    yalin duru sade.. ari dil ile dimagi icre zerk olunmasi gerekir..

    siir gibi.. evrensel oldugu tevaturden ibaret.. alanda..

    keman gibi ice isler dururken..

    tokmak ile tempo verit davulu bir tutmamalidir..

    kaldi ki..

    sair.. kralmis kiralciymis.. ickici kumarciymis tokatci samarci..
    muhendisci mimarciymis..

    beni ne enterese eder..

    o sene okul tatilmis.. annesi rus baba katilmis..
    alkolu damitik degil metilmis..

    beni ne ilgilendirir..

    ben yazdigi siirmi kendi sairmi ona bakarim..

    kaldi ki..

    her hecenin siir olmadigini beyan etmeden..

    her serbesti sanma sen nazim
    senden iyi yazar bahcivan kazim..

    demekten.. ses tel esnekligini yitirmis..

    bademcik kabarmis biri olarak..

    hakki ile yazilan.. bir aruza..

    kapim alabildigine acik iken..
    naftalinli yuzeyleri ile..

    muzelerin vitrinlerine.. uhrevi hava vermeleri gerekirken..

    tarihin belli kesitine isin tutmalari musebbib..

    edebi yonu zayif..

    la baga bah bayezid.. abinle ayni kaderi paylasirsin bak..

    ayarinda tehditkar..

    aba alt sopa gosterir bu metni..

    usulen..

    cok iyi yurekli.. cok basarili.. karizma o bicim olmasi sebebi itibari..

    yoksa..

    gul de gulemez..

    agla de agliyamaz.. sev de sevemez.. inan de inanamazsiniz..

    duygular apartman otomatigi ile yanip sonen mekanizma degildir.. saygilar..

    eykine varsigiz saygilar..

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    GÜNÜN BÖYLESİ ANLAMLI ŞİİRİNİ ve SEÇİCİ KURULU KUTLUYORUM.
    *
    TARİHİMİZDE TAHT KAVGASINI BAŞLATAN BİR EVLADIN BABASI SULTANA KARŞI İSYANI...

    ŞEHZADE SAVCI BEY İSYANI:

    Osmanlı Devleti’nin ilk yılları.
    Osman Gazi, Orhan Gazi ve I. Murat dönemi (1359-1389)

    1. Murat’ın dört erkek çocuğundan biri de Savcı Bey’dir.
    (Erkek çocukları: Yakub Çelebi, Yıldırım Bayezid, Savcı Bey ve İbrahim

    Şehzade Savcı Bey’in, babası 1. Murat’a karşı isyanı, Osmanlı tarihinde ilk ciddi “taht kavgası” olarak bilinir.

    Bizans veliahtlarından Andronikos ile Sultan Murat’ın Edirne’de vekil bıraktığı Savcı Bey (Bazı kaynaklara göre Bursa muhafızlığında bulunmaktadır.) birleşerek Andronikos, babası Bizans İmparatoru Loannes’e; Savcı Bey de babası Osmanlı Padişahı Sultan Murat’a karşı tahtı ele geçirtmek için ayaklanırlar.
    Durumdan haberdar olan Sultan Murat derhal Rumeli’ye geçer. İsyancı kuvvetleri bozguna uğratır ve Dimetoka’ya kaçan oğlu Savcı Bey’i yakalatır. Gözlerine mil çektirir, sonra da boğdurarak öldürtür.
    Bizans İmparatoru Loannes de oğlu Andronikos’un gözlerini kaynar sirke ile yaktırır.

    Şehzadelerden Savcı Bey, babasına karşı ayaklanarak, hem Osmanlı Devleti’nin güç kaybetmesine sebep olmuş, hem de şehzadeler arasında “taht kavgası” başlamasına sebep olmuştur. Özellikle de babası padişahken ve tahttayken ayaklanması “evlat katlinin vacip olması” Osmanlı’nın geleceğinin teminatı adına, düşünülmesi gereken ciddi bir durum olarak hafızalara kazınmıştır.
    ***
    On binlerce askerin ölmesi mi daha makul olur, yoksa?..
    Taht için savaş meydanlarında kardeşim kardeşi katletmesi, kardeşin babayı, babanın kardeşi katletmesi yanında on binlerce askerin ölümü ve bir gücün zaafa uğratılması mı daha iyi olurdu?

    Hangi baba o, isteyerek kendini Gayyalara atar?

    Yazım kurallarının ne zaman uygulanmaya başladığını biliyor muyuz?
    Ya Latin harflerine ne zaman geçtiğimizi?

    Hece şiiri yanında, 600 yıllık koca bir edebiyatın (Divan Edebiyatı)hükmü hiç mi yok?

    Ahenk demek hece mi demek?

    Şiir demek dörtlük mü demek?

    Şair demek; din, Allah,iman, ibadet mi demek?

    Gerçek hayat denen bir olgu, nasıl göz ardı edilir?

    Osmanlıda Sultanlıktan daha öte ne var?
    Kimin vicdanına seslenecek, kime şirin görünecek?

    Aklı selimle bakmak, tarihi de okumak lazım...
    Günahıyla sevabıyla da kabullenmek lazım...

    Hikmet Çiftçi

    'GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ'

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    SULTANLAR SULTANI

    Ben, Osmanlı İmparatorluğu’nun 10’uncu padişahı!..
    Ben, 89. İslam Halifesi!..
    Ben, Doğunun ve Batı’nın tek sultanı, tek hakimi!..
    Ben, Osmanlı mülkünün Allah nezdindeki tek temsilcisi!..
    Ben, Kullarımdan adaleti eksik etmeyen, doğruluktan ve hakkaniyetten ayrılmayan sulatanlar sultanı Yavuz Selim’den olma, Ayşe Hafsa Sultan’dan doğma1. Süleyman!..
    Ben, Batı’nın Muhteşem Süleyman’ı, Doğunun Kanunî (adaletli) Sultanı Süleyman!..
    Her kim ki, kullarıma haksızlık eder, en ağır şekilde karşılığını bulur!..
    Ben ki, 46 yıl tahtta kalarak 16. yüzyıla damgasını vuran, bu yüzyılı şekillendiren, krallara diz çöktüren, ülkeler fatihi Muhteşem Kanuni Sultan Süleyman!..

    *
    İşte muhteşem olmak, muhteşemliğinin yanında da adil olmak kolay olmasa gerek.
    En yakınlarının; kız kardeşlerinin, erkek evlatlarının ve onlardan olan erkek torunlarının ülkenin ve Osmanlının geleceği adına, birliği – bütünlüğü adına “KATLİNE İCAZET (izin) VERİP” vicdan azabına katlanabilen bir Sultan.

    Vicdan azabının kör kuyularında, gayyalarında yanıp kavrulan, için için illetlerin, zilletlerin karanlığına gömülen, pişmanlıklarıyla, derin acılarıyla boğuşan bir baba…

    *
    Kanunî Sultan Süleyman’ın, oğlu Bayezid’e cevabı:

    ''Ey demâdem mazhar-ı tuğyân-ı isyânım oğul
    Takmıyan boynuna her giz tavk-ı fermânım oğul
    Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezîd Hânım oğul
    Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul''

    Günümüz Türkçesiyle:

    Ey sık sık isyan ederek taşkınlık gösteren oğul!
    Her defasında benim fermanımı boynuna takmayan (dinlemeyen) oğul!
    Ben sana kıyar mıydım, ey Bayezid Hanım oğul!
    Günahsızım deme bari tövbe et, canım oğul!..

    Tarihimizi o günün şartlarıyla değil de, günümüzün şartları ve anlayışıyla değerlendirirsek, asla doğru kararlara ve olumlu görüşlere sahip olamayız.

    “SULTAN OLMAK MI, BABA OLMAK MI?”

    Sevgi ve saygı rüzgârları esenliğiniz olsun.

    Hikmet Çiftçi
    15 Haziran 2014

    “GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”

  • Hüseyin Demircan
    Hüseyin Demircan

    bes para etmez bir yazi..

    zorbaca.. gaddarca.. zalimce.. onun bunun fisfiklemesi ile..

    oglunu mevt edip..

    kalkip.. dini duygulari istismar ederek.. dini siyasete alet edip..

    sen hak yol da degilsin.. gel hak yola gir ey ogul..

    tur turev.. mesnetsiz salvolari.. degil bir cihan padisahi..

    mahallenin uyuz beygiri ile suyunu temin eden sakasi..

    subasi kolagasi agzina dahi yakismiyor..

    sair ruhlu.. ince naif ruhlu.. denilsin diye..

    bir padisah siir ile istigal ediyordu.. densin diye kaleme alindigi bariz..

    duygu somuru tabak gibi ortada..

    zeytinyagi gibi uste cikma cabasi..

    uc bes aruzlu uyakli soz ile..

    mezalimi sirin gosterim cabasi.. mizragi cuvala sokma girisimi hos degil..

    duz yazi olarak.. ihtar ikaz.. mektubat tur degerlendirilmesi mumkun ise de..

    siir adina tumenle kitir tumenle martaval..

    kulak akustigi icin gerekli.. hece yapisi olusturulamamis..

    olmaz ise olmaz on kosullu samimiyet.. ictenlik hak getire..

    bilakis.. asarim bak keserim ula seni babinda..

    en ufak yazim adabindan nasibini almamis..

    yazilar butunu..

    son zaman saha kalkan..

    ip goguslemek icin en nadide eserleri arayip bulan secki kurulunun..

    bugun boyle cuvallamasi olagan..

    kirk gun taban eti.. bir gun av eti..

    umidi bulendim.. bu tur avantur assolistlerimize degil..

    gercekten siire emek harcadigi su goturmez yeni yetmelere de tolerans tanirlar..

    enfes yapitlarini.. suraya asarlar umut ederim..

    yogun is guc gidip gelemiyorum..

    yoksa ben kendilerine yardimci oluma.. olusa calisirdim..

    su sira.. bas bela bi ev isi ile ugrasiyorum..

    el su dogal abonelik temizlik her yan dokuk..
    yoksa ben kimseyi yaniltmam.. getir suraya atsiz atayi..

    saraylar da suremem daglarda surdugumu
    bin cihana degismem su oksuz turklugumu..

    cek oraya.. musteri yine dolmazsa namerdim..

    secki ispirto ile sarap arasinda tek degeri raki saniyor..

    bellemis tenis zoryurek.. morgut duyar.. vahit marifoglu..
    mudip cambonsever..

    birakin gozunuzu seveyim.. bir birimizi yemiyelim.. ekalliyete zumreye hitap eder toplum halktan kopuk sanattan izgara kanat olmaz..

    cek oraya yagmur icen kizi yusuf hayaloglundan.. ic yagi sip sip aksin..

    ver bi ucurumun kenarindayim hizir dilber galasi burcunda..

    semseddin yadsimanla.. sumsuk yedir.. bu lazim..

    naftalinli mektubat.. siir tadi aldim desem..

    yarin ruzi mahser sakata gelirim..

    kata kata..

    okuru yaniltmaktansa..

    saksakci borozanlar gibi.. patisaam coh yasaaa.. yagcilik yalakalik yapmaktansa..

    surda hakikati gercegi.. soyleyip..

    halka hizmet hakka hizmettir dusturu ile..

    bu fasulya ile de siir dolu gun dilerim amin.. ne mutlu gercek siir tadana..

    ne mutlu sahte glikozu bal diye..

    noel yortusu plastigi dal diye..

    deniz de sungeri sal.. diye.. kabul etmemis..

    hakiki gercek orcinal..

    aldatilmamis kandirilmamis vatandasa..

    sen bizim gozumuzu gonlumuzu acik tut kandirmasinlar yarabbi amin.. saygilar.. varsigiz eyiki saygilar..

  • Xalide Efendiyeva
    Xalide Efendiyeva

    EVLÂD KATLİ BİZE MAHSUS DEĞİLDİR AVRUPA'DA DA BOL ÖRNEĞİ VARDIR!
    BUNDAN asırlar önce meydana gelmiş tarihî olaylar bugünün şartları ve kuralları içerisinde
    değerlendirildiği takdirde, yanlış ve sağlıksız neticelere varılır.
    Kanunî Sultan Süleyman'ın oğullarını, diğer bazı padişahların da kardeşlerini idam ettirmeleri konusu
    da bugünün kavramları ve değer yargıları içerisinde düşünüldüğünde varılacak olan sonuçlar aynı
    şekilde sağlıksız olur.
    Fatih'in 'Kanunnâme'sinde kardeş katlinin yeri geldiğinde mümkün olduğunu ve ulemadan çoğunun
    buna izin verdiğini ifade eden maddenin, o zamanın şartları ile değerlendirilmesi gerekir. İznin
    verilmesine sebep olan gerekçelerin başında, taht mücadelelerinin devleti parçalaması ve tahtı elde
    edebilmek maksadı ile girişilen savaşlarda sivil halktan onbinlerce, hattâ yüzbinlerce kişinin hayatını
    kaybetmesi gelir.
    Üstelik, evlât ve kardeş katli sadece Osmanlılar'a mahsus değildir ve o devrin bütün monarşilerinde
    'devletin bekaası için' sık rastlanan bir uygulamadır...
    Bu konuda iki önemli örnek:
    Rusya'nın kurucularından kabul edilen ve tarihlere 'Korkunç' unvanı ile geçen Dördüncü İvan,
    kendisine isyan ettiği gerekçesi ile 17 yaşındaki oğlu İvan İvanoviç'in kafasına elindeki asa yahut
    sopa ile vurmuş, İvan 19 Kasım 1581'de ölmüştü.
    Bir diğer evlât katli Saint Petersburg'daki Çarlık Sarayı'nda yaşanmış, Çar Pedro, oğlu ve veliahdı
    Aleksis Petroviç'e yine kendisine karşı başkaldırdığı gerekçesi ile işkence yapılmasını emretmişti. Bu
    arada oğlunu senatörler ile asillerden oluşan bir mahkemede yargılatmış, Aleksis Petroviç 7
    Temmuz 1

TÜM YORUMLAR (11)