Kadın Şairlerimizden Zübeyde Fitnat Hanım

Meryem Şahin
229

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Kadın Şairlerimizden Zübeyde Fitnat Hanım

Divan şiiri tarzında yazan en başarılı kadın şairlerimizden biri Zübeyde Fitnat Hanım İstanbul'da doğmuş fakat doğum tarihi bilinmemektedir. 1723/24 tarihinde doğmuş olan kardeşi Mehmet Şerif'ten küçük olması itibariyle ondan sonra doğduğu kuvvetle muhtemeldir.Zübeyde Fitnat'ın çok uzun süre yaşadığını, III. Ahmed dönemini görüp Lale Devri'ni idrak ettiğini öne sürenler de vardır. Anne ve baba tarafından sülalesi o devirde tam beş şeyhülislam çıkaran bir ailedir. Babası I. Mahmut dönemi Şeyhülislamlarından Lehcetü'l-Lugat (Türkçe'den Arapça ve Farsçaya lugat) , musıkişinaslar tezkiresi yazarı ve divan sahibi olan Mehmed Esad Efendi'dir. Yüksek kültüre sahip bir ailenin içinde yetişmiş olması ve baba, dede, amca ve ağabeyinin de şair olmalarının etkisi ile küçük yaşlardan itibaren şiirle içiçe bir yaşam sürmüştür.
Kaynaklardaki bilgilere göre oldukça safdil, ilim ve irfandan yoksun bir zat olan III. Selim devrinin Rumeli Kazaskerlerinden Derviş Mehmet Efendi ile olan evliliği O'na mutluluk getirmemiştir.
Koca Ragıp Paşa ile hissi bir bağı olduğunu söyleyenler olsa da bu herhangi bir belgeye dayanmamaktadır. Fakat Koca Ragıp Paşa'nın şair ve alimlerle olan sohbet meclislerine katıldığı kaynaklarda yazılıdır. Fitnat Hanım'ın Ragıp Paşa ve şair Haşmet ile aralarında geçen bazı diyaloglar onun hazır cevap ve kıvrak zeka sahibi bir şahsiyet olduğunu göstermektedir.
Fitnat Hanım yaklaşan Kurban Bayramı için Bayezid camii önünde kurbanlık aramaktadır. Ve şair Haşmet ile karşılaşır.
Haşmet: Niçin geziyorsunuz burada?
Fitnat Hanım: Kurban alacağım.
Haşmet: Bu kulunuzu kurban ediniz.
Haşmet'in ifadesindeki manayı farkeden Fitnat: Senin boynuzunda kusur var. Seni kurban etmek caiz değil; der.
Fitnat Hanım divan sahibi olan kadın şairlerimizdendir. Şiirlerinde genelde Nabi ve Nedim olmak üzere iki tarz göze çarpar. Kaynaklar onun şiirindeki akıcılık, dilindeki sadelik ve biçimindeki kusursuzluk konusunda hemfikir görüştedirler. Divan şiirindeki gelmiş geçmiş kadın şairler içinde nazma hakimiyet, ifadedeki kuvvet ve pürüzsüzlük onu diğerlerinden üstün kılan meziyetidir.
Divanındaki gazel şeklindeki nazireler 52 adettir. Bunların yazılışı; babası, kardeşi, Ragıp Paşa, Haşmet, Şeyhülislam Çelebizade Asım, Nabi, Nedim ve Raşide kadar uzanır.
Evinin yanması nedeniyle hasbihal tarzında yazdığı mesnevinin dışında divan şiirinin soyut dünyası içinde kalmayı tercih etmiştir.
Bazı şiirleri XIX. yüzyılın başından itibaren batı dillerine çevrilmiş, gazellerinden ikisi bestelenmiştir. (aferin erbab-ı aşkın kuvvet-i bazusuna, güller kızarır şerm ile ol gonce gülünce)
Eserlerinden örnekler:
ŞARKI
Beni derdinle yeter zâr etdin
Yok mu insâfın a zalim söyle
Çeşm-i mestin gibi bîmâr etdin
Yok mu insâfın a zalim söyle
Ruhların taze gülü handandır
Leblerin derd-i dile dermandır
Sühanın mürde-i aşka candır
Yok mu insâfın a zalim söyle
Âşık-ı zâre cefâ kârındır
Öldüren gamze-i hunharındır
Eden ihyâ yine güftarındır
Yok mu insâfın a zalim söyle
Ey Sehi-kamer ü şîrin-güftâr
Bülbül-i vird-i ruhun gerçi hezâr
Var mıdır bencileyin âşık-ı zâr
Yok mu insâfın a zalim söyle
GAZEL
Neşve-i cam-ı muhabbetle gönül cuş eyler
Çekilen der ü gamı cümle feramuş eyler
Kıl hazer alma sakın aşık-ı zarın ahın
Seni bir şuh-ı sitemkara felek dun eyler
Bir nigehle komadı derdimi takrire mecal
Çeşm-i mestin nice guyaları hamuş eyler
Hale-i mah gibi sineye çekmiş mihri
Bezm-i vuslatta o kim yari deraguş eyler
Sen hem gülşen-i hüsnünde figan et cü hezar
Fıtnata derd-i dilin belki o gül guş eyler

Eserleri içinde aşağıdaki şarkı çok meşhurdur.

Güller kızarır şerm ile ol gonca gülünce
Sünbül ham olur reşk ile kâkül bükülünce

Anka dahi olursa düşer pençe-i aşka
Sayd-ı dile sehbâz-ı nigâhın süzülünce

Ol gonca-i nâ-şükûfte olur gül gibi handân
Şebnem gibi eşk-i dil-i şeydâ dökülünce

Her târı birer mâr oluyor gene-i hüsnünde
Ruhsârına zülf-i siyehin şâne bulunca

Can virmek ise kasdın eğer aşk ile Fıtnat
Hâk-ı der-i dildârdan ayrılma ölünce

***

Güller utanıp kızarır, o gonca gibi güzel gülünce.
Sünbül kıskançlıktan eğilir o saç bükülünce.

Ankâ bile olsa askın pençesine düşer.
Bakışın doğanı gönlü avlamak için süzülünce.

O açılmamış gonca gül gibi güler açılır;
Çılgın gönlün gözyaşı, çiy gibi dökülünce.

Her bir teli yılan gibi oluyor güzellik hazinenin,
Siyah saçın, taranmaya başlayıp yanağına dokununca.

Ey Fıtnat, amacın aşk ile can vermekse,
Sevgilinin kapısı önündeki topraktan ayrılma ölünce.

1780 tarihinde İstanbul'da vefat eden Fitnat Hanım'ın mezarı Eyüp Sultan semtinde Hazreti Halid türbesi haziresindedir.

Araştırma
Meryem ZARİFOĞLU

Meryem Şahin
Kayıt Tarihi : 30.7.2006 17:05:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Nurdan Ünsal
    Nurdan Ünsal

    Ey mefhar-i enbiyâ vü sâhib-i mi’râc
    Sultân ü gedâ dergehine hep muhtâc
    Düşmezse nola rûy-i zemîne gölgen
    Arş, etti onu izzet ile başına tâc

    ZÜBEYDE FİTNAT HANIM (v. 1780)
    ...............

    Kutlarım saygıyla çalışmanızı ve emeğinizi...Nurdan Ünsal

  • Esel Arslan
    Esel Arslan


    Soyadı gibi Zarif kardeşim,
    Kadın şairlerimiz için'de müstesna bir yeri olan Zübeyde Fitnat hanımı tanıtan yazınız için sonsuz teşekkürler, tanımayan kardeşlerimize ne güzel bir hizmet..emeğine sağlık Meryem Zarifoğlu.

TÜM YORUMLAR (2)