İstiklal Gazisi Temel’e Sorular ve Cevaplar

Mustafa Bulan
77

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

İstiklal Gazisi Temel’e Sorular ve Cevaplar

Sordu İstiklal Gazisi Temel’e:
İzmir’i aldınız ey gazi emice;
alamadınız adaları, bir adım ötede...
Dedi: Evladım ha bu ayaklarım varya;
süvarilerle İzmir’e girdi birlikte.
Bilirsin ayaklar adımlar karada.
O gün yarışmıştık yağız atlarla.
Ama yürümez “lanet”, derin sularda...
Hem bilirsin 1912 yılını sende...
Zaten adalar çıkmıştı elden Uşi’de...
İşin sırrı donanmadır, hele Haliç’e bak!
İşgal altında Haliç, bize oldu ırak...
Zaten çürümüştü gemiler, kaymıyordu kızak!
Masa başında tehdit yoksa ey uşak!
Kimse vermez sana bir karış toprak.
Eh bizde de kalmadı takat...
Sen hala ne sorarsın “yavrucak”?

Sordu, İstiklal Gazisi Temel’e:
Ha bu Yunan’ı yendik emice
ama sıkmadık bir kurşun şu İngiliz’e.
Dedi: Evladım sen dinlemişsin hikaye.
İngiliz işgal ederken, sanki kurşun mu atmış?
Asıl soru bu! Sormuyorsun niye?
Sor üstatlarına, işgal ederken atmış mı diye?
Veya bir bak şu teslim edenlere!
Onlar ne atmış düşman üstüne?
Sapan taşı, kurşun, fişek, top, gülle?
Allah aşkına, dürüst ol, doğruyu söyle...
Kahramanca vuruştularda, girmedi mi tarihe?
Doğrusu şu, iyi dinle, ey zavallı uşak!
İngiliz Çanakkale’de yedi bir tokat.
Diyar-ı Arapta yedi iki tokat.
Sonra uşağı Yunan’a bir ton dayak.
Eh İngiliz’de ne yanak kaldı, ne uşak.
Savaşların iktisadi yükü var, hele bir bak.
İngiltere karıştı, hem ekonomi, hem siyaset...
Liberal Parti hükümetten düştü tepetaklak.
Bir daha iktidar olamadı, tarihe bak!
İngiliz mecbur kaldı, İstanbul’u terk etti terk!
Sen hala ne sorarsın “yavrucak”?

Sordu, İstiklal Gazisi Temel’e:
Düşmanı kovduk emice.
Alamadık şu Musul’u Kerkük’ü niye?
Lozan’da neden bıraktık, şu İngiliz’e?
Dedi: Evladım hele Anadolu’ya bir bak:
Kimi İngiliz’e, kimi Yunan’a uşak...
Cephede yanımızda yoktular be salak...
Birde karşı cephe açtılar; hepsi birer ayak...
Bir taraf düşman, bir tarafta hainler...
Mermi seslerinden sağır oldu kulaklar...
Elde avuçta ne varsa harcadık be uşak!
Az önce söylemiştim hele bir bak!
Masa başında ortaya tehdit gerek...
Eh bizde de kalmadı takat...
Sen hala ne sorarsın “yavrucak”?

Birazda ben sorayım ey uşak:
Yunan 90 yıl Osmanlı’dan kopartı toprak.
Ala ala dayandı Ankara’ya, bir bak.
Nasıl oldu bu iş? Olmayalım kaypak...
Soralım bu hikaye, bu vilayet ne ayak?
Daha çok; Bulgar, Sırp, Rumen, Eflak...
Çıkamazsın içinden, bu ayakları bırak...
Anadolu fakir ama vardı bir dayanak.
Birde Mustafa Kemal, Allah’tan bir kıyak.
Ha birde dedeni merak ettim be uşak!
İşin içinde iş var, hele bir dedene bak.
Bazı sırlar nenendeyse ahirete bırak.
Allah her şeyi sorar, yoktur kimseye kıyak.
Sen hala ne sorarsın “yavrucak”?

Şile/05.07.2020

Mustafa Bulan
Kayıt Tarihi : 5.7.2020 14:07:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Mustafa Bulan