İsimler ve sıfatlar Şiiri - Mustafa Burak

Mustafa Burak
16

ŞİİR


15

TAKİPÇİ

İsimler ve sıfatlar

Sen dökerken inci tanelerini gözlerinden
Ben kaf dağının ardında yükselen umuttum.
Küçük görme lütfen beni,
Sayemde nice hayaller yükseldi,
Yeryüzünde nice bedenler tükendi…

Sen akıtırken çocukların umutlarını gözlerinden,
Ben isimler seçiyordum kendime fihristli rehberlerden:
Bazen politikacı, bazen işçi, memur ya da gazeteci.
Ruhu okşayan süslü kelimeler değil,
Nehirler gibi kan akıttım kalemimden.
Belki de kendime fazlaca değer biçtiğimden,
Bedenlerle birlikte, aşklar da tükendi.

Sen toplarken ağaçlardan yasak meyveleri
Ve ararken yeryüzünde cenneti,
Ben demet demet sıfatlar çıkarıyordum ceplerimden,
Bazen baba, bazen arkadaş, kardeş ya da sevgili.
Uluhiyete ermiş sezgiler değil,
Sağanak halinde şehvet ve kin kustum ciğerimden.
Belki de kendime fazlaca hayran olduğumdan,
Aşklarla birlikte, kelimeler de tükendi.

Mustafa Burak SAK
15.03.2019-21.14

Mustafa Burak
Kayıt Tarihi : 15.3.2019 21:28:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tugay Doğan
    Tugay Doğan

    başarılar dılerım güzel olmus

    Mustafa Burak

    teşekkür ederim.

  • Yüksel Nimet Apel
    Yüksel Nimet Apel

    Sayemde nice hayaller yükseldi,
    Yeryüzünde nice bedenler tükendi…"

    Ben bazı bazı alışkanlığımdan ya da yaşımdan olacak osmanlıca kelimeler kullanırım
    Üstteki i dizelerde tenakuza düşmüşsünüz dersem bana kırılmayın Çok küçük yaşta başladım yazmaya

    Bu yetenek miydi, doğaçlama mıydı bilemiyorum Yani sözün kısası şiir nasıl yazılır hakkında okuldaki türkçe dersleri dışında şiir hakkında bilgi edinebileceğim hiç done yoktu

    Antolojide şiirle ilgili çok terim öğrendim Burası da bir okul gibi Şimdi ben şiirinize çok güzel olmuş deyip geçerdim Zaten şiir çok güzel, her şeyden önce emeğinize sağlık

    Şiir şair ne yazmış, niye böyle yazmış diye belki de sorgulamamalı Ancak siz yine de lütfen o iki dizedeki zıtlığı bit düşünün ve biz okurlarla da paylaşın ki biz de öğrenelim

    Tebrikler, hoş geldiniz, baki selamlar

    not: belk de ben hatalıyım ama şimdi ben yaptığım bir araştırmadan bir kaç paragraf alıntıyı sayfamda paylaşacağım okursanız ne demek istediğimi anlarsınız

    Mustafa Burak

    orumunuz ve eleştriniz için size teşekkür ederim. Size özel mesaj atarak cevap verecektim ancak sayfanızda mesaj gönderme butonunu bulamadım.

    Şiirimde sadece bahsettiğiniz mısralarda değil, pek çok yerinde zıtlıklar var. Zaten benim amaçladığım da özellikle bu zıtlıkları vurgulamak. Bu birbirine zıt olan iki şey de insanlığın duygusal, aciz yönü ile zalim ve ihtiraslı yönüdür.

    "sayemde nice hayaller yükseldi" insanları umutsuzluğa düşürmek amacıyla yalancı sevinçler yaşatır, onların hayal kurmasını sağlarım.

    "yeryüzünde nice bedenler tükendi" hayal kırıklığına düşen insancıklar dünyadan umduklarını bulamadıklarında acı çeker, hastalanırlar.

    "Sen akıtırken çocukların umutlarını gözlerinden" hayal kırıklığı büyüktür, her zaman her yerde bütün olumsuzluklardan en çok etkilenen çocuklara, insanın duygusal tarafı acımakta ve ağlamaktadır.

    "Ben isimler seçiyordum kendime fihristli rehberlerden:
    Bazen politikacı, bazen işçi, memur ya da gazeteci.
    Ruhu okşayan süslü kelimeler değil,
    Nehirler gibi kan akıttım kalemimden." Ama insanlığın zalim yönü buna rağmen, herkesin saygınlığını kabul ettiği meslek gruplarını ve kişileri kullanarak güzel, yatıştırıcı sözler değil, hala insanları birbirine düşürecek düşünceler yayıyor. bu sebeple savaşlar çıkıyor.

    "Belki de kendime fazlaca değer biçtiğimden
    Bedenlerle birlikte, aşklar da tükendi." Bütün bunlara sebep olan insanlık hala kendisini sözde en şerefli varlık olarak görmekte ve kendisine fazlaca değer veren insanların arasında sevgiler de tükenmiş, toplum içinde insan yalnız kalmıştır.

    "Sen toplarken ağaçlardan yasak meyveleri
    Ve ararken yeryüzünde cenneti" insanlığın duygusal yönü bir yandan dünyevi arayışlar içerisinde ve dünyanın huzurluğu bir yer olacağını düşünmektedir.

    Ben demet demet sıfatlar çıkarıyordum ceplerimden,
    Bazen baba, bazen arkadaş, kardeş ya da sevgili.
    Uluhiyete ermiş sezgiler değil,
    Sağanak halinde şehvet ve kin kustum ciğerimden" Bu sırada insanlığın zalim yönü boş durmaz. Birbirine destek olması ve sevgiyi ve diğer güzel duyguları öğretmesi gereken kişiler vasıtasıyla insanlar arasında şehvet ve kin yayılır.

    "Belki de kendime fazlaca hayran olduğumdan,
    Aşklarla birlikte, kelimeler de tükendi." tüm bunlara rağmen insanlık çok şey başardığını düşünmekte, kendisine hayran kalmıştır. ama artık insanların arasında "iyi" olarak nitelendirilecek bir şey kalmamıştır, geriye dönüş yoktur, söylenecek söz kalmamıştır.

TÜM YORUMLAR (2)