Işıklarla Oynamayın

Hasan Hüseyin Korkmazgil
81

ŞİİR


114

TAKİPÇİ

Işıklarla Oynamayın

başımı döndürüp bakamıyorum
nasıl kaldı gerilerde onca yıl

karanlık bir gömütlüğü düşte geçmiş gibiyim
tatmadığım bir içkiyi bir akşam
afrikasal bir törende içmiş gibiyim
birdenbire kan yağmurlu bir bulut
birdenbire kan kokulu bir duman
şaşkınlıktan gemileri yakmış gibiyim

ışıklarla oynamayın / dedim ben size
yararı yok karanlıkta sürek avının
dedim ben size
yanlış kalemlere kayar elleri yazıcıların
tutanaklar yanlış yazar
dedim ben size

karanlığı az kullanın / kirliler kokar birgün
birgün yanar bu ışıklar sırıtır suratlarınız
kirlilere sığınmayın / dedim ben size
yararı yok oynaşmanın törensel aklıklarda
kaçın kaçabilirseniz uzak sulara
ışıklarla oynamayın / dedim ben size

Hasan Hüseyin Korkmazgil
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Olağan Şüpheli Ölünün Gördüğü Rüya
    Olağan Şüpheli Ölünün Gördüğü Rüya

    HER ŞİİRİNİ ÇOCUĞUM GİBİ SEVİYORUM USTAMIN.AMA 'TAY' ŞİİRİNİ BİR BAŞKA SEVİYORUM.ANTOLOJİDE YOK MALESEF.

    TAY
    (Denizlere)

    giderdi su
    giderdi orman
    giderdi toprak
    ***
    kalırdı yok
    kalırdı hınç
    kalırdı tuz yarası
    ***
    ve kuzgunlar bileyip açlıklarını
    daldırıp etlerimize
    girerlerdi güne
    ve silip tokluklarını etlerimize
    geçerlerdi geceye
    ***
    solardı bir gelincik
    bükülürdü bir menekşe
    kapanırdı bir kapı
    ***
    paslı ve kördü
    dönerdi mor içinde
    bir kırık söğüt dalı
    yatardı toz içinde
    yol boylarında hoyrat deve dikenleri ve taşsız
    ölüleriyle
    belki bir öç
    bir ağıt
    büyürdü gün içinde
    ***
    ağrılı bir sarı koyun bu sabırlı mor üstüne
    bir damla kankırmızı çağ çağ yanık üstüne
    davullarla
    çelenklerle
    bir de bayrak
    bir de bayrak
    vurun dağ dağ üstüne
    vurun dağ dağ üstüne
    ***
    güzelim
    yiğidim
    orman yüreklim!
    senin gözlerin bahar sabahlarımdı benim, a yavru
    ***
    ateşlere susamış madenlerimdi
    ellerime ellerime seğirten akarsularım, a yavru
    okul şarkısıydı senin gözlerin
    bereketli sofralarımdı, a yavru
    ***
    görürdüm
    doğu dağlarının karlı nehirlerini
    kıyıları al çiçekli karlı nehirlerini
    görürdüm kalem bacaklarında senin
    fırtınalı burun kanatlarında senin
    ***
    görürdüm
    görürdüm de yüreğinin yürüyen ormanlarını
    sürü kuşlarını görürdüm de, a yavru
    tıkanır
    taş olurdum
    kalırdım uğultularda
    ***
    senin gözlerinde çiçekli çayırları umutlarımın, a yavru
    güneşli beşikleri umutlarımın
    harlı ocakları umutlarımın
    ve masmavi gülleri
    duydukça sesini senin, a yavru
    bacalar çizilirdi ufuklarıma
    dokundukça sana elim
    kel dağlarım ormanlaşırdı
    iteleşirdi yüreğimde kurt yavruları
    sen koklarken sağlıklı sabahları
    tayım benim
    güzel öfkem
    çeliğim!
    seni ben
    kırbaç yaralarımdan yarattımdı o imansız yokuşlarda
    açlığımın kurt seslerinden
    umudumun ırmaklarından
    gözyaşlarımdan, a yavru
    soylu ağıtlarımdan
    damarlarında senin
    bozkır yangınları gibi delice koşan
    benim öfkem
    benim acım
    benim özlemlerimdi
    a yavru
    ***
    bu kaypak ışığa nasıl aldandın
    nasıl koştun bu dumana bu seher vakti
    bu kanlı karanlığa nasıl dolaştın
    beni kodun böyle kan yaş içinde
    tayım benim
    güzel öfkem
    çeliğim!
    ***
    kanlıdır bu dönemeçler kanlıdır kanlı
    kahpelik kol geziyor eli fermanlı
    senin bacakların karanfil dalı
    kanatların senin ilkbahar yeli
    başın senin bulutlarda, a yavru
    ***
    kervankıran türküsünü türkü mü sandın
    ağıtları öğütleri şarkı mı sandın
    beni böyle yorga yörük
    a yavru
    korku mu sandın
    ***
    güzel yavrum yiğit yavrum taysın sen
    acılarda ateşlerde toysun sen
    bilirim bu yolları, bilirim bilirim de
    kanat açamam
    bilirim bilirim de yardan geçemem
    yarim bekler beni dağlar ardında
    bugün olmaz
    yarın ayın dördümde
    ***
    bir çileli kısrağım ben
    yüküm var benim
    yaralarım pençe pençe
    yüküm zor benim
    vurma beni bu yollara, a yavru
    ***
    vay be
    vay be
    tam da kuşlar ötüşürkendi baharda
    tam da buğday sütlenirkendi
    pamuk liflenirkendi
    kar yağarkendi tam da
    üzüm ballanırkendi
    tam da gülecekkendi kahırlı topraklarım
    elim yüzüm çiçeklenecekkendi
    ***
    vay be
    vay be
    vay be
    ***
    nasıl vardı elleriniz
    nasıl kanattınız o domur domur mayıs göğünü
    nerelere gizlediniz dal uçlarını
    mevsimleri n ettiniz
    yeşili kırmızıyı zambak morunu
    yavru kuşun sabah sıcaklığını
    nerelere kitlediniz akşam yelini
    karanlıklar
    karanlıklar
    ey karanlıklar
    nasıl oturdunuz bu ellerle sofraya
    ekmeği nasıl böldünüz
    ben bu yükü hangi dağa
    bilemiyorum
    yüreğimi hangi suya
    bilemiyorum
    kıyıları al çiçekli karlı sular uuy
    turnalar uuy
    türküler uuy
    yollar uuy
    ***
    gitti o
    gitti benim bahar gözlüm
    benim orman yüreklim
    karanlık sulara karışır gibi
    dalar gibi dönülmez uykulara
    akıp gitti kör karanlığa
    ***
    akıp gitti benim yayla soluklum
    ben
    çileli kısrak
    kamçı yorgunu
    ben
    kaldım
    bu yerlerde
    kaldım
    kıyısında
    bu kanlı karanlığın
    ***
    köpük köpük ter
    kelep kelep hınç
    derya deniz gözyaşı.
    ***
    Hasan Hüseyin ( Acıyı Bal Eyledik )

TÜM YORUMLAR (1)