İnsanlık Sevgiye Hasret Gidiyor

Özcan İşler
505

ŞİİR


29

TAKİPÇİ

İnsanlık Sevgiye Hasret Gidiyor

Eski yaraların kan izlerinde
Firdevs’ten bir demet gülle gidiyor.
Daldığı karanlık dehlizlerinde.
İnsanlık sevgiye hasret gidiyor...

Sarmış düşmanlığın sisi dumanı,
Çiğlerden çığ düşer hazan zamanı,
Şeytanın dünyada bahtiyar anı,
İnsanlık sevgiye hasret gidiyor...

His heyacan sönmüş akıllar durgun,
Uhrevîlik yapar her yerde vurgun,
Gökler ötesine yönelmiş yorgun,
İnsanlık sevgiye hasret gidiyor...

Bir özlem solgunu hüzün gülüyle,
Tonlarca gam yüklü suskun diliyle,
Susuz çeşmelerde mahzun haliyle,
İnsanlık sevgiye hasret gidiyor...

Nizamla kargaşa kavgaya çıkan,
Yakına uzağa şüpheyle bakan,
Özgürlük esaret, demokrasi kan,
İnsanlık sevgiye hasret gidiyor...

Nesf aklı, vicdanı yenmiş o biçim,
Gecenin bağrında cevapsız niçin,
Çok büyük bahtsızlık hepimiz için,
İnsanlık sevgiye hasret gidiyor...

Bahar gözlerinde sonbahar yaşı,
Herkes, birbirinin kurdu en başı,
Kol kola girmişler bakışlar şaşı,
İnsanlık sevgiye hasret gidiyor...

Özcan İşler
Kayıt Tarihi : 23.9.2009 10:42:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Oğuz Aktaş
    Oğuz Aktaş

    Emeğinize ve Kaleminize sağlık İnsanlık Adına Güzel bir çalışma okudum Tebrik ederim Abi.

    Özcan İşler

    Şiirime zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
    En kalbi saygılar selamlar

  • Özcan İşler
    Özcan İşler

    Şiirime zaman ayıran bütün gönül dostlarıma teşekkür ederim.

  • Önder Karaçay
    Önder Karaçay

    İnsanlık insanlığa hasret gidiyor...Teşekkürler. Çok güzeldi.

  • Özcan İşler
    Özcan İşler

    İNSANLAR NEDEN BİRBİRLERİNE ÖFKE İLE BAĞIRIRLAR?

    Mevlana öğrencileri ile gezinirken nehir kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp 'insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?' diye sormuş.
    Öğrencilerden biri 'çünkü sükûnetimizi kaybederiz' deyince Mevlana 'ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?' diye tekrar sormuş.
    Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: 'İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.'
    'Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır.
    Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur?
    Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.'
    Daha sonra Konya Mevlana Diyariğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: 'Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.
    'Zerzevatçı bağırır, sarraf bağırmaz,
    Eskici bağırır , antikacı bağırmaz,
    Söyleyecek sözü, fikri değerli olan bağırmaz,
    Bağıran düşünemez düşünmeyen kavga eder...'

    Mevlâna

  • Devlethan Yalvaç
    Devlethan Yalvaç

    His heyacan sönmüş akıllar durgun,
    Uhrevîlik yapar her yerde vurgun,
    Gökler ötesine yönelmiş yorgun,
    İnsanlık sevgiye hasret gidiyor...

    Günümüz insanının çilesini en güzel bir şekilde şiirleştirmişsiniz. saygılar

TÜM YORUMLAR (13)