İbrahim Çekin Şiirleri

456

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

İbrahim Çekin

V asiyet ediyorum sana olan aşkımı.
A rdında bıraktığın bu yalnız insana.
S enin uğruna canını yoka sayana.
İ steklerimi getir ilk ve son defa.
Y arınımdan habersizim zamanla.
E limi sıkıca tut ve asla bırakma.

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Güneşin önünü kara bulutlar kapatıyor, mavi gök yüzü griye bürünüyor ve küller yağmur gibi üzerimize düşüyor. Binlerce insanın göz yaşı yanaklarında siyah izler bırakıyor ve tüm mutluluklar ağıtlarla son buluyor. Koca bir yalnızlık çöküyor bu şehire, sokaklar, bahçeler ve parklar bomboş, ellerinde silahlarla gezen binlerce zalim, bu şehire hükmediyor. Her yeri korku ve endişe sarmış, yırtık elbiseleriyle annelerinin ve babalarının arkasına saklanan çocuklar, kendi hayatlarını bir kibritin ateşinde tutuyor. Çelimsiz düşen bedenlerin gölgeleri, bir bombanın patlamasıyla ışık buluyor, çığlıklara bile müsade etmeyen ölüm kendi sesini çıkarıyor. Yoksul ve yetim kalan çocukların koşuşturması, ellerindeki silahları canları gibi taşıması ve "ben köleniz olmayacağım" dercesine hayatı uğruna savaşması, ne kadar acı! Kimsenin kimseye güveni yok bu şehirde, ne genç ne yaşlı hepsinin canı burnunda, tutuklu kaldıkları bu lanetten kaçacak bir delikleri yok, sadece savaşmalı ve bir gün daha hayatta kalmalılar. Sırılsıklam içlerine döktükleri yaşları bir nefretin açık el yazısı, sızlamaktan parçalanan yürekleri bir mermi gibi dökülüyor ama, düşmana gafil avlanıyor bedenleri. Koca bir kıyamet kopuyor bu şehirde, herkes birbirinin azraili birbirinin katili oluyor ve iki kelime hakim bu şehirde, o da ihanet ve cinayet, geride kalan her şey bir nefretin senaryosu!

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Ne acı ki; günümüzde hayvanlara duyulan sevgiyi, git gide yitirmekteyiz ve bu üzücü durum karşısında, insanların çevrelerine ve canlılara verdiği zararı, tahmin bile edemeyeceğimiz şekilde arttığını görüyoruz, ne yazık ki! Her gün binlerce çöpe atılan ekmekler, yemek artıkları ve tükenmekte olan kalbimizin ''merhamet kırıntıları,'' çöp kovalarında geziniyor.
Milyonlarca aç ve çelimsiz gezen hayvanlara, ya ''hoşt'' diyoruz, yada elimizdeki bir taş ile yanımızdan kovuyoruz! O ürkek bedenlerin umut ettiği ilk ve son canlıdan da sakınmaya koyuluyorlar, çarelerini arayacak kimseleri kalmadığından, ölüme yumuyorlar gözlerini.
Sizce olması gerekenler bunlar mı? Kapınızın önüne su veya süt dolu bir mama kabı koysanız, hiç bir şey kaybetmezsiniz, aksi takdirde bir canlının hayatta kalmasına ve sizlere sunacağı sadakatı kazanabilirsiniz. Unutmayın ki; bu dünyada sadece biz ''insanlar'' yaşamıyoruz, gözlerinizi ve kulaklarınızı gerçekten açabilirseniz eğer; çevrenizdeki bir canlının ''yardım seslerini duyabilirsiniz.'' Aslında onların bizlere değilde, bizim onların varlığına muhtaç olduğumuzu anlayabilirsiniz.

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Masallardan masallara taşınıp duruyorum,
Taşınıp dururken kalbimi sokaklar da unutuyorum,
Gerçeğin gözlerine bakmaktan kaçınıyorum,
İçime işlenen her anı rüyalarım da yaşıyorum,

Zaman geçtikçe ellerim deki güller soldu,

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Dün gece rüyamda seni gördüm, gözlerime bakıp gülüyordun...
Elimi sık sıkı tutuyordun, hiç bırakmıyacakmış gibi...
Koynumda gezdiriyordum, seninle olabilmenin sevincini yaşıyordum...
Rüyamdan uyandığımda, tekrar kabuslarıma döndüm...
Senin sevginin olmadığı bir hayata, sana bakarak yetindiğim dünyama...
Keşke uyanmaz olsaydım, hep seninle yaşasaydım rüyalarda...

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Kış mevsimi henüz yüzünü gösterecek kadar alışamamıştı günlere. Sadece ben buradayım diyebilecek kadar anımsatıyordu kendisini. Papyon küpeli kız da öyleydi.. Sadece sevildiğini gösteriyordu çevresine, ama saklanıyordu yeri geldiğinde. Kısa bir mücadele ile başa çıkmanın ne demek olduğunu anımsatacak kadar içten değildi. ''Sevmek'' ne kadar basit bir cümle.. Alışa gelmemiş, alışılmaz, yutkunduğun da seni doyuramaz! Kolundaki saat ne kadar pahalı olsa da, yüzündeki tebessüm ne kadar saf dursa da, anlaşılmaz bir gölge bu..! Zamanın hızına yetişecek gücü yok, sadece izleyebileceğin kadar kısa, tutunamayacağın kadar uzak.. Kış mevsimi gibi, beyaz bir rüyanın griye dönüşünü izlemek kadar acı.. Sessiz ama içinde haykırışlara yer veren bulutlar çok.. Dokunduğun da can yakmaz ama, yanında kaldığın da seni sevgisiyle soğutacak kadar donuk! Henüz çıplak ayaklarla gezecek yürekler hazır değil bu yol da, yıpranmış sokakların ucu bucağa dönmüş ayrımlarına, bir çıkar sevgi yok...

Tamamıyla cesaret meselesi değil bu yolculuk. Papyon küpeli kız da aynı düşünce de; ''Sevmek ne demek? '' diyor sürekli, ama bilmiyor sevildiğini. Bir yazarın her gece onun için mücadele ettiğini, kör gözlerle izliyor belki de? Kış mevsiminin kalp çatlatan soğuğun da, hiç tanımadığım bir insanla kar da yürüyorum.. Adını siz koyun diyeceğim kadar saklı bir kapı bu, sadece benim bildiğim, benim bilebileceğim bir sır bu! Yeniden doğmak gibi bir düşünceye, yeniden durdurulmanın bir geçimi bu! ''İşte benim sevgilim..! '' yanlışlıkla ciğerimi sigaraya sattığım ''Adı ne bu şahısın? '' dediğin ''Kim bilir'im? '' Ben bu tutkusuzluğu sıradan gördüğüm insanlar da sır bilirim..

Hayatımın en doruk noktasına, sen bayrağı asacak kadar titiz gökyüzüne avaz avaz bağırıp, sonra da sıra sende diyebilmektir ''Sevmek..'' Papyon küpeli kız? Bir gün sende görebilecek misin benim yaşayamadıklarımı? Tarih bizim için de bir yer ayırdı mı, ayrılıklara? Duvar da asılı kalmış saati devirebilecek miyiz sonunda? Aşk için nefretten vazgeçip, bir kışı daha görebilecek miyiz baş başa? Belki de guguk kuşunun yuvasından çıkmasını bekliyoruz, beklerken yüzüne çarpan kapıların bir bir ihanetini seyrediyoruz.. Asla korkma sözünün ne kadar korku dolu olduğunu bilmek, gözlerinin kaldıramadığı gerçekleri düşünmek ve bana sırtını çevirirken söyleyemediğin o iki kelimeyi devirmek ''Bu kadar zormuş..! '' diyorum! Şu papyonunu yakana çekme vaktin gelmedi mi diye düşünmeye başladım. Düşünsene; kulağına küpe mi olsun bu papyon, yoksa yakan da gururla taşıdığın bir Aşk mı?

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Bir gülü sevin, korkmayın sımsıkı tutun dikeni batmaz elinize...
Tabi ki elindeki gülü tutmayı bilene, yoksa yakar dikeni lime lime...
Aşka sarılın ayrılmaksızın, kıskandırın herkesi ama sakın birbirinizi kıskanmayın...
Islatmayın göz yaşlarınızla hayatınızı, birbirinize sahip çıkın...
Aldanmayın bir başkasının sözüne, zamanı gelince karşınıza çıkar bir bilmece?
Hangisi doğru hangisi yanlış, düşünürsünüz ayrılınca bir ömür sersefil...

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Ebedi bir uykudayım ben.
Ecel terlerim dökülür tenimden.
Tedai duygularımı tedavi etmelisin.
Geçen her saat, ölüm fermanına yaklaşıyorum.
Ne bir doktordur çarem, ne de bir ilaç.
Azrail yanı başımda bekler oldu.

Devamını Oku