İbrahim Çekin Şiirleri

456

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

İbrahim Çekin

Öyle bir giderim ki; ardında ne varsa götürürüm hiç düşünmeden! Yazdığım her kelimenin hesabını sökerim kalbinden, nutkun tutulur eteklerin tutuşur! Önce aşkı haram ederim gözlerine, sonra yalnızlığı helal ederim gönlüne, bulamazsın benliğini hiç bir yerde! Hasretlere düşersin elsiz ayaksız, ruhunu aşka köle yaparım merhametsizce! Benim kalbimde nice kıyametler koparken, seni sevmek mümkün mü bu öfkeyle? Korkundan kahrolmuş gecelere ne demeli, aşkı zehire bulayan gözlerin bu kadar mı kirli? Omuzların yokluktan habersiz, perişan olmuş yüreğin kanıyor sevgisizce, aşka hakkın olsaydı eğer söylermiydin derdinle? Sen benim gibi fırtınalara tutunamazsın sevgili, sen başkalarının rüzgarına takılan bir altın serçesin, değerin toprağın içinde! Benim kimsem yoktur belki de, yalnızımdır şu dünyanın yerinde, ama mum ve ateşle de kimse dost olamaz sevgili! Ben yokluğa yanıyorum, yalnızlığa yanıyorum, karanlığa yanıyorum ama en güzeli de aşka yanıyorum! İyi düşün sevgili, ben kadar gamsızını sevmek cehennemde tutuşmaya benzer!

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Sen çaresizliğimin bedelsiz karşılığı, serpilen ümitlerimin arta kalanı, kalbime dokunan en kutsal değnek ve en gereksiz yalanımsın! Sersem kelimelerimin altında yatan o gizli özne, bir rüyanın davetçisiymiş gibi ellerimi tutarken, hiç düşünmemiştim kabuslara bir davet çıkaracağını? Tek kişilik seyircinin ayrı bir perdesi, ayrı bir sen hikayesi vardı bu sahnenin piyesinde. Seni severken işlediğim kabahatleri kimseler bilemezken, kaidelerimi bir kez daha olsun çiğnemiş ve kalbini okumaya yeltenmek istemiştim. Oysa sen; gök yüzünde sürgün edilen aciz bir prenses, tutulan dilekleri yerlerde sürükleyen aşk taciriydin! Yakamı o kadar çok sıkıyordun ki; sıyrılamıyordum zalimliğinden. Gözlerin o kadar tehlikeliydi ki; oyunlarına kıstırıldığım her vakit, acılarınla yüzleşiyordum! Uyanmak istesem bu kabuslardan, uçurumun bir köşesinde yardım arayan ellerim, çekip gitmek istiyordu bu isyanlardan, sadece dileklerimi geri çekme hakkını bekliyordum şu an! Nefesimi israf eden sen, dokunamadığım bedenlerin hizmetkârı, nasipsiz sevgimizin itaatkârı ve her kelimemin ayrılığısın...

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Alimi halimle tanıştırırken, dilime batar diken!
Daha körpecik çocukken, elimde bir şans varken!
Vurmalıyım kendimi, zalimlerin ellerindeyken!
Durmalıyım sınırda, kurmalıyım bir oyun!
İçinde bir ben yaratmalıyım ve bir sen!
Düşlerimi seninle tanıştırmalıyım!

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Göz yaşlarımı tutamam aşkımdan.
Kim ne bilir Mecnunun aşkından.
Ben silemem yarimi bu aşktan.
Bırakırsam eğer bu beden perişan.

Seven sevdiğine neden kavuşamaz.

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Belki de bu sana yazmakta olduğum son şiirim.
Onca yazdığım şiirin içinde seni yaşatmıştım.
Gerçekten sevmiştim, kalbimin yerini hak etmiştin.
Hatırladın mı beni bu oyuna sen ortak etmiştin?

Senin ipekten tenine dokunduğumda aklımı yitirmiştim.

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Karamel rengi saçları, sonsuzluğa bir ışık tutuyormuş gibi etrafımı süslerken, onsuzluğu seçmek sonbaharın dökülmüş yapraklarını, yerden toplamaya benziyordu.Sırf onda gördüklerim, yaşanılması imkansız bir dünyanın yükünü, büyük bir nezaketle üstümden çekip almasıydı.Günlerin rengini seçerken, demetleri avuçlarında açan bir gül gibi her yeri, aşkına bürüyor olmasıydı.Hatıralarını ezberleyen gözleri, kalbine tutulmuş bir aynanın yansımasına bakarken, beni görmeye vakit bulamamasıydı.Ayaklarım tatsızlığa kaçarken, bir daha tadını alamayacak hayatın endişesine yürüyordu ve kopuk bir bacağın engeline takılmıştım.
Geri döndüğümde hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı, tutulan kalpler bir kuşu özgürlüğünden alı koyuyordu, o kuş sendin sevgilim.Kanatlarını açmayı bilmeyen bir şahindin, bakışların kadar kör bir bıçaktı gözlerin, bir avdım senin için ama sen kalbini kullanmayı bilemedin.Beni yakaladın ama bırakmak istemedin, uçsuz bucaksız vadilere fırlatıp uzaklaştın.
Aşkın yolu bundan ibaretti, ben sana kelimelerle yakınlaşırken, sen kendini başkalarına teslim ettin.Karamel rengi saçların sonsuzluğa ışık tutarken, sensizliğin karanlığına yürüyordum ben...

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Sus, titrek sesinle nefesini daha fazla tüketme.
Elveda ettin bu gece bana, yüzük parmağındaki tek bir taşla.
Göz yaşlarım sel oldu, sen oldu, ama biz olamadık asla.
Yıpranmış yapraklar toprağa kavuştu, sense rüzgar oldun bahara.

Faili meçhul sen hikayesi, biten günlerimin esirhanesi.

Devamını Oku
İbrahim Çekin

Hayatta yaptığım bazı seçimler, ipin bir diğer ucunun ilmekten kaçtığına işaret ediyor ve asla eskisi gibi aynı yere giremeyecek kadar dağınık olması, işlerin yolunda gitmediğini açık ve net anlatıyordu.Düşünmekten aklımı alamadığım birisi için savaşıyorum ve her defasında kaybediyorum, sanki sonsuzluğun içinde kıvrılmış bir hilâl gibi yarım ve kendime yetecek kadar yıldızlara sarılıyordum.Hiç korkmamıştım yalnızlıktan, bir an olsun zifiri bir yer bulup kaçıyordum insanlardan, askıya asılmış bir elbise gibi bir beden arıyordum kendime, kuşkusuz yaşamak bana göre değildi belki de! Özlemek istediklerim kalbimde yok gibi aslında, içimdeki duygu kelimesi yerini boş bırakmış, eskisi kadar yeni değiller artık.İnsanlar her zaman yeni bir sayfa açılmasını istiyor, yeni bir başlangıç yapmak ve yaşamın hep iyi yönlerinden bahsediyorlar, bu kadar olumlu bir dünyada neden bütün olumsuzlukları ben görüyordum? Ben karamsar birisi değilim aslında, sadece gerçekleri gözlerimle değilde kalbimle görebilmem olmalı, yeni bir başlangıç yerine yeni bir son yazabilmek daha önemli olabilir.Her zaman aynı yerde kalacağım belki de, kaldığım yerin bir şehir veya her hangi bir yer olması önemli değil, önemli olan bir şey varsa kalplerde kalmak, sayfalarda yaşamaktır benim için!

Devamını Oku